TALİM VE TERBİYE SÜREÇLERİ-39-RUHİ-AKLİ SÜREÇLER-38-NEFS SAFHASI-17-

***Nefs terbiyesi
Nefs terbiyesinin usul ve esası, tasavvuf mecrasında mahfuzdur. Bu meselede (tabii ki başka meseleler de var) tasavvuf, münhasır salahiyet sahibidir. Çünkü “ruhi ilimler” tasavvuf mecrasının eseridir, orada keşfedilmiştir, tedrisatı ancak orada kabildir. On dört asırdır “ruhi ilimler” ile ilgili başka bir mecra, havza, disiplin, fikir cereyanı meydana gelmemiştir.
Nefsin insan iç dünyasında sirayet etmediği hiçbir alan yoktur, insan iç dünyasında mayalanan hiçbir fikir ondan mutlak manada müstakil hale gelememiştir, insan fiilinin hiç biri ona yasaklanmamıştır, namaza bile sirayet edebilen nefs, her şeye burnunu sokabilecek bir tabiata sahiptir. Öyleyse nefs terbiyesinin doğrudan ehli tarafından yürütülmesi şarttır, ehli ise mutasavvıflardır.
Her şeye rağmen tasavvufa mesafeli duranlar, tasavvufa muhabbet beslese de intisap etmeyenler için birkaç faydalı usul teklif etmek mümkün. Başka teklifler de geliştirilebilir muhakkak, bizim faydalı olduğunu düşündüğümüz iki usulü kısaca izah edelim.
*
Nefs ve akıl safhasına yeni giren gençler için, seviyelerinin bir derece üstünde olan metinler okutmak, anlamaları için çaba sarfetmelerini sağlamak, süreci kontrol altında tutmak… Bu çalışma sadece nefs terbiyesi için değil aynı zamanda talimin en tesirli ve en verimli yoludur. Talim cihetiyle elde edilen fayda, zihni evrenin, orada meskun zeka ve aklın atalete düşmesini önler, zihni evrenin ve aklın gelişmesini, hacminin büyümesini, ufkun genişlemesini, idrakin derinleşmesini temin eder. Aynı zamanda da nefs terbiyesi için fevkalade bir usuldür, nefs, anlamakta zorlandığı bir metin karşısında eğildiği kadar çok az şey karşısında eğilir.
Mesele aslında ağır metin okumaktan ibaret değil, nefsin başarısız olması, kaldıramayacağı kadar ağır yüklerin, çözemeyeceği kadar girift problemlerin olduğunu görmesidir. Bu neticeyi verecek başka tatbikat misalleri geliştirilebilir. Bu usulün kontrollü tatbik edilmesi gerekir, talebenin nefsi terbiye edilmeye çalışılırken “nefs emniyetini” tamamen kaybetmesine sebep olmak gibi tam aksi istikamette neticeler meydana gelebilir.
Talebeler, sadece başarıya ayarlı çalıştırılmamalıdır. Sadece başarabilecekleri görevler, yapabilecekleri işler, çözecekleri problemlerle meşgul etmek, hem hezimeti tanımalarına fırsat vermemek hem de sürekli nefslerini beslemek manasına gelir, bu durum tehlikelidir. Bunun gibi aksi ihtimalin de çıplak olarak tatbik edilmesi, yani ölçüsüz şekilde başarısız olacakları işlere sevkedilmesi nefs emniyetini yok etmek gibi yine yanlış neticeye çıkar. Çözemeyecekleri problemle meşgul ederken, bir taraftan çok çalışması gerektiğini göstermek diğer taraftan hiçbir insanın her meseleyi halledemeyeceğini göstermek gerekir.
Girift ve derin metinler okumak, ileri yaşlarda fikir ve ilim adamları için netice veren nefs terbiyesi yoludur. Fikir ve ilim adamlarının nefsleri zaten şişmiş, azmanlaşmış olduğu için, ağır metinler okumalarında fayda var.
*
Nefs ve akıl safhasındaki nefs terbiyesi yollarından birisi de “itikaftır”. İtikaf sünneti, hem nefs terbiyesi için hem de insanın kalbi ve zihni evrenini geliştirmek için fevkalade bir usuldür. Zaten tasavvufun faydalandığı tatbikatlardan birisi ve mühimi itikaftır. Tasavvuftaki itikaf tatbikatı, her insan için uygun reçetenin yazılması şeklinde mahirane uygulanmaktadır. Tasavvufa mesafeli olanlar, itikaf müessesesini hayatlarına eksik etmemelidirler.
İtikaf, tatbikatı zor olan bir yoldur. Bu usulün çocukluk-gençlik çağlarında tatbik edilmesi çok dikkatli olmayı, çok hassas hesaplamalar yapmayı, murakabede (kontrolde) itina göstermeyi gerektirir. İtikaf, o yaşlarda (orta okul ve lise çağlarında) ağır şekilde tatbik edilemez, çocuklar itikafın sünnet şartlarına riayet edemezler. Onlar için kısa süreli, sünnetteki şartlar hafifletilerek tatbik edilmelidir. Belli başlı ölçüler geliştirmek, o ölçülere uyan talebeler için tatbikat numuneleri geliştirmek uygun olur.
İtikafın en geç orta okul seviyelerinde tatbikatına başlanmalıdır. Yaş aralıkları, mizaç hususiyetleri, zeka seviyeleri gibi birçok unsuru hesaba katarak birçok itikaf numunesi geliştirmek gerekiyor. Bu mesele üzerinde ciddi çalışmalar yapılmalı, tecrübeler kazanılmalı, talim ve terbiye usulü haline getirilmelidir.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir