TALİM ve TERBİYE SÜREÇLERİ (RUHİ-AKLİ SÜREÇLER)

Backup_of_Backup_of_İNSAN ZİHNİİnsan telakkisi her meselede karşımıza çıkan, her meseleyi temellendirmek için ihtiyaç duyduğumuz ana mevzudur. İslam maarif anlayışı ise doğrudan insan telakkisi ile alakalı bir alan olup, sıhhatli ve muhkem bir insan tahlilini şart kılar. Bu meyanda mevzumuz hala “insan”dır.

İslam maarif nizamının talim ve terbiye süreçlerinde, insan bahsi doğrudan tedrisatın mevzuu olarak insandır. Tedrisatın hedeflerine atıf yapılsa da bu çalışmada esas olan, tedrisatın gerçekleştirilme süreçleridir. Bir taraftan hedefler işaretlenirken diğer taraftan insanı o hedeflere sevkedecek tedrisat tatbikatını, o hedeflere akacak mecraların tespitini, o hedefleri gözden kaçırmayacak güzergahın tayinini göstermektir.

İnsanın kalbi-ruhi havzası ile zihni-akli havzasında bazı merhaleler mevcut. İnsan, potansiyel olarak (mahfuz bilgiyle) her şeyiyle birlikte doğduğu halde, ruhunda merbut mahfuz bilginin lif lif açılması, hayatta gerçekleştirilmesi, bunlarla bir kalbi-ruhi ve zihni-akli havzaları, özet olarak şahsiyet inşa etmesi gerekiyor. Ne var ki, bebeklik, çocukluk, gençlik gibi birbirini takip eden merhaleler, ruhta mevcut olan mahfuz bilginin (mizaç hususiyetlerinin) yavaş yavaş açılmasına müsaade ediyor. Şartları oluşmayan, zamanı gelmeyen bilgilerin zuhuru imkansızdır. Öyleyse neden uğraşıyoruz? İnsanın tabii hayat seyrindeki bebeklik, çocukluk, gençlik, olgunluk gibi merhalelerde, zamanı gelen mahfuz bilginin zuhur şartlarını, imkanlarını, iklimini oluşturmak gerekiyor. Tedrisat işte tam olarak budur, bunu gerçekleştirmek için vardır. Çünkü mahfuz bilginin zuhur zamanının gelmesi, tezahürü için kafi değil, şartları, imkanları, iklimleri oluşturulmadığında mahfuz bilgi zuhur etmiyor.

Bir taraftan mahfuz bilginin zuhur imkanlarını oluşturmak diğer taraftan mahfuz bilgiyi “istikamet” üzere terkip tesis etmek gerekiyor. Mesele sadece mizaç hususiyetlerinin tezahürünü mümkün kılmak değil, onları, İslam’ın insan telakkisine malzeme yapmak şart. İşte İslam maarif anlayışının esası budur, talim ve terbiye süreçleri de bu hedefleri gerçekleştirmenin manivelasıdır.

*

Şahsiyet, mizaç hususiyetleri ile ahlakın muayyen bir anlayışa nispetle terkip edilmesidir. Müslüman şahsiyeti, kişinin mizaç hususiyetleri ile İslam ahlakının, İslam’ın nihai hedefine matuf şekilde harmanlanması, tesis edilmesi, terkip edilmesidir.

Mizaç “tabii ahlak”tır ve değişmez. İnsan mizaç hususiyetleriyle baş başa bırakıldığında insanileşme sürecini tamamlayamaz. Lisan bahsinde görüleceği üzere, konuşmayı bile öğrenemez. Cenab-ı Allah Azze ve Celle’nin Hz. Adem Aleyhisselama eşyanın isimlerini öğretmesiyle başlayan ve oluşan “lisan”, insanın öğrenmesini, insana öğretilmesini şart kılar. Öyleyse tedrisatsız insanileşme süreci muhaldir. İnsanileşme süreci, “tabii ahlak” olan mizaca, “kesbi ahlakı” eklemektir. Dikkat, öğretmek, ahlak ile neticelenmiyorsa tedrisattan bahsetmiyoruz demektir. Ahlak iktisabı, öğrenmenin çok ilerisinde, çok derinindedir.

*

Ruhun ana rahminde bedene taalluku ile başlayan insan hayatı, büyüme ve gelişme istikametinde kendi tabii seyrine sahiptir. Bu seyri dikkatle takip etmek, her merhalede yapılması gerekeni doğru şekilde yapmak şart… İnsanın tabii inkişaf seyrinin önünde gitmek imkansızdır fakat gerisinde kalmak da tedrisatın anlaşılmadığını gösterir. Bu gün dünyadaki tüm eğitim anlayışları, insanın tabii inkişaf seyrinden geri kalmakta, geç başlamakta, büyük zararlar vermektedir.

İnsanın tabii inkişaf seyrini zamanında ve doğru şekilde takip edebilmek için, merhaleleri, merhalelerin özelliklerini, özelliklerin imkanlarını bilmek gerekiyor. Derinliğine bir insan telakkisi olmadan bunları bilmek, kullanabilmek imkansız. Dünyaya hakim olan batı düşüncesi ve o düşüncenin insan telakkisi, insanı, hayvan olarak, bir hayvan çeşidi olarak kabul ettiği için aslında en gelişmiş eğitim-öğretim sistemi olarak dünyaya pompaladığı anlayış, bir çeşit hayvan eğitimidir. Müslümanlar bu tuzağa düşmemelidir.

Bu tuzağa düşmemenin yolu, eğitim araştırmaları değil, İslam’ın insan telakkisini keşfetmek, anlamak, terkip etmek ile başlar. İnsanı tanışmadan, anlamadan, ona bir eğitim modeli teklif etme çabaları, batının ürettiği bilgiler, malzemeler ve fikirlerle Müslüman şahsiyeti yetiştirmeye çabalamaktır. Çok hüzün verici bir durum…

*

Bu çalışmada talim ve terbiye süreçleri, tabii olarak, İslam’ın insan telakkisi üzerine bina edilmiştir. İnsanın tabii inkişaf seyri ve merhaleleri tespit ve tasnif edilmiş, izahı yapılmış, her merhale için tedrisatın tatbikat anlayışı üretilmeye çalışılmıştır.

İnsanın tabii inkişaf merhalelerini tek tasnif altında toplamak fevkalade zordur. Bu zorlukla uğraşmak yerine üç tasnif kullanılmıştır. Tek tasnifte birleştirme çabaları bazı nakısaları ve zafiyetleri davet ediyor, bu zafiyetlere düşmemek, izah ve teklifleri nizami bir çerçevede arzedebilmek için üçlü tasnifi uygun bulduk. Üçlü tasnif, bir taraftan izah ve idrak kolaylığı sağlarken diğer taraftan tatbikat kolaylığı sağlar.

Tasniflerimiz, “ruhi-akli süreçler”, “ruhi-bedeni süreçler” ve “zihni faaliyet süreçleri” şeklinde yapılmıştır. Her başlık, ayrı bir inkişaf seyrini göstermektedir.

*

Bu kitap, üç ana tasnifin tamamını ihtiva edecek şekilde düşünülmüştü. Ne var ki yaptığımız çalışma neticesinde “ruhi-akli süreçler” bir kitap çapına ulaştı. Bu sebeple çalışmamızı iki kitap haline getirdik.

KİTABI İNDİR TALİM ve TERBİYE SÜREÇLERİ

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir