TELEGRAM-4-YÖNETİLEBİLİR ZİHNİ EVREN İNŞASI

TELEGRAM-4-YÖNETİLEBİLİR ZİHNİ EVREN İNŞASI
Özel eğitim yoluyla yönetilebilir zihin inşası mümkün. Sıfır yaşından itibaren başlayacak olan özel eğitim, zihinde, tanımlanabilir, etkilenebilir ve yönetilebilir ana mecralar açabilir. Bu mecraları tahkim edebilir, hayatı bu mecralara dökebilir, bu mecraların dışında kalabilecek faaliyet türlerini köreltebilir. Fakat ne kadar başarılı olursa olsun, yönetilebilir zihni evren inşası, robot insan noktasına kadar götürülemez. İnsan zihni, sıfır yaşından itibaren özel eğitimle ciddi seviyede şekillendirilebilir ama asla yüzde yüz öngörülebilir hale getirilemez. Büyük oranda yönetilebilir hale getirilmesi mümkün ama mutlak manada yönetilebilir zihin (robot insan) inşası imkansızdır.
Eğitim sistemlerinin özüne yerleştirilen özellikler, yönetilebilir zihin inşasını hedefliyor. Telegram’dan çok daha önemli, derin ve yaygın olan konu, yönetilebilir zihin inşasıdır. Batılı eğitim sistemlerinin “hür düşünceyi” mümkün kılan zihni evrenler inşa ettiği zannedilir. Aksine batılı eğitim sistemleri, “yönetilebilir zihni evren” inşasına yöneliktir. Batının kendi dışındaki ülkelerde (sömürge ülkelerinde ve batılılaşma çabası içinde olan ülkelerde) uygulanmasını istediği, tavsiye ettiği, zorladığı eğitim sistemleri, yönetilebilir zihni evren inşasına yöneliktir. (Batılı eğitim sistemlerinin “yönetilebilir zihni evren” inşasında kullandığı unsurlara başka yazıda temas edeceğiz).
“Yönetilebilir zihni evren” sahibi insanlar, telegram yoluyla yönetilebilmektedir. Bu tür zihinlerin telegramla yönetilmesine gerek yok. Telegram, özel kişilerin yirmi dört saat yönetilebilmesi için uygulanıyor. Sürekli tarassut altında tutulması gerekenler, telegram uygulamasının kobayları haline getiriliyor. Bu durum, telegramın başarısı veya mahareti değil, telegramdan önceki altyapının inşa edilebilmesindendir.
Telegramın gündemde olması ve dikkatin bu konuya yoğunlaştırılması, esas anlaşılması gereken konuyu perdeliyor. Yönetilebilir zihni evren inşası konusunu perdelemek için telegram ile ilgili müthiş derecede dezenformasyon yapılıyor. Yönetilebilir zihni evren inşa etmeden, telegram veya başka bir metotla zihnin yönetilmesi mümkün değil. Fakat tüm dikkat yığınağı bu noktaya yapılıyor ve yaptırılıyor ki, daha derinlerde ve daha yaygın olan esas konu fark edilmesin.
Telegram ile ilgili dezenformasyon müthiş. O kadar çok şeyden bahsediliyor ve o kadar çok imkansız olay normalmiş gibi gösteriliyor ki, okuyanlar dehşete düşüyor. “Anlatılanların yüzde onu doğru olsa” diye başlayan düşünce faaliyetleri, olayın karşısında diz çökmekten başka çare bulamıyor. Konunun fazla bilinmemesinden ve uzman geçinenlerin azlığından dolayı, ortadaki bilgilerin dezenformasyon olmadığı zannı güçleniyor. Konu ile ilgili toplam bilginin azlığı ise dezenformasyonu görünmez kılan en kalın perde. Oysa bilgi ne kadar az olursa olsun, mevcut bilginin yüzde doksanı yanlış ve propaganda maksatlıdır. Türkiye ise bu konuda tamamen bakir olduğu için dezenformasyon tamamen görünmez hale geliyor.
Yönetilebilir zihni evren nasıl inşa edilir?
Yönetilebilir zihni evren inşası tekniğini, stratejik bilgi olduğu için anlatmıyoruz. Orta yere saçılacak cinsten bir bilgi olmadığı malum. Fakat yönetilebilir zihni evrenin niteliklerini anlatmak gerekiyor. Ki insanlar kendilerini koruyabilsinler.
Yönetilebilir zihni evrenin özellikleri neler?
Bu sorunun cevabı uzun bir liste tutar. Listedeki maddelerin açıklanmaksızın yazılması, anlaşılabilir olmadığı için, burada bir özelliğini açıklayalım. Listenin diğer maddelerini ise daha sonraki yazılarımızda inceleyelim.
Düşüncenin beynin ürünü olduğu bilgisi…
Bu bilgi hem telegram hakkında dezenformasyondur hem de yönetilebilir zihni evrenin özelliklerinden biridir. Beyine uygulanan etkilerle elde edilen motor hareketlere dayanarak zihnin yönetilebileceği zannını enjekte etmektedirler. Beyin düşüncenin merkezi değil, düşüncenin (zihnin) emrindeki bir mekanizmadır. Zihin ile beden arasındaki teması sağlayan bir merkez…
Beyin, beden ile zihin arasında bulunduğu ve aralarında başka bir şey olmadığı için, beyine uygulanan etkinin zihne yansıması da var. Bu yansımadan “yanılsamalar” üretiyorlar. İnanlar için yanılsama gerçek haline geliyor. Bu sebeple beyni düşüncenin faaliyet merkezi (veya organı) gibi anlatıyorlar.
Beyini bu şekilde anlatmalarının bir sebebi, beyni etkiliyor olabilmeleridir. Zira beyin biyolojik bir gerçekliktir ve biyolojiyi (bedeni) etkilemek zihni etkilemekten daha kolaydır. Düşüncenin zihinde gerçekleştiği kabul edildiğinde, yönetme gücü ve metodu kalmıyor. Ama beyinde gerçekleştiği veya beynin gerçekleştirdiği kabul edildiğinde, otomatik etkilerle yönetilebilmesi mümkün hale geliyor.
Süreç şöyle çalışıyor. Zihin beyne bir etki gönderdiğinde, beyin onu alıp bedene gönderilebilir hale getirmek için işliyor ve yeni halini hem bedene gönderiyor hem de zihne (rapor verir gibi) gönderiyor. Beynin zihinden aldıklarını zihne iade formasyonu, beyine bir etki uygulandığında da çalışıyor. Dolayısıyla beyine uygulanan etkiler, beynin otomatik raporlaması gibi zihni evrene gönderiliyor. Sürecin bu noktasında elde ettikleri bazı verilerden hareketle, düşünceyi beyne raptediyorlar ve beyni düşünce merkezi veya organı olarak kabul ediyorlar.
Hür ve zaptedilemez olan ruhtur. Düşünceyi beynin ürettiğini kabul etmeye başlamak, ruhu sürecin dışına çıkarmaktır. Beyine gönderilen etkilerle “motor hareketleri” üretebildikleri gibi, ruh süreç dışı bırakıldığında “robot insan” tasarımı daha kolay hale geliyor. (Düşünce ile beyin ilişkisi müstakil bir yazıda incelendi).
Ruh insanın çok derinlerindedir. Ruha ulaşmak ve onun güç ve imkanlarından faydalanmak çok zor. Ruhun tabii tezahürleri dışında, ruhtan faydalanabilmek için çok özel metotlar kullanılması gerekir. Düşünceyi, beyine bağlamak, teorik olarak ruhun varlığını kabul etmeyi anlamsızlaştırıyor. Çünkü düşünce beyinde aranıyor ve zaten çok sayıda perde arkasına çekilmiş olan ruha ulaşmak daha fazla zorlaşıyor. Dolayısıyla ruhun varlığına inanan materyalist anlayışlar ortaya çıkıyor.
Müslümanlar, “beynin düşünce merkezi” olduğuna dair dezenformasyona gelmemeliler. Aksi takdirde telegram ile ilgili dezenformasyonu gönüllü olarak yaymış ve etkisini artırmış olurlar.
SELEHATTİN ADANLI

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir