TEMEL TELAKKİLER VE TATBİKAT MESELESİ

TEMEL TELAKKİLER VE TATBİKAT MESELESİ

(Terkip ve İnşa dergisi 21. sayı)

Mevzu haritasının dışında yazmaya devam ediyoruz. Artık dergide, mevzu haritası dışında bir mecra açmak ve az sayıda da olsa yazı yayınlamak niyetindeyiz. Gerçi her ne kadar mevzu haritası dışında yazıyor olsak da, neticede aynı tefekkür havzasında bulunmaya devam ediyoruz.
*
Terkip ve İnşa dergisinin mevzu haritaları, temel meselelerle ilgilidir, tabii olarak temel telakkileri tetkik etmektedir. Bu tür mevzular, zaruri olarak mücerred tefekkür faaliyetini gerektirir. Dergimizi takip eden dostlar, mücerred tefekkür faaliyetinin ve bu yolla imal edilen fikrin tatbikatıyla ilgili tereddüt etmek, endişeye kapılmak veya soru sormak ihtiyacı duyabilir. Ülkemizde, bölgemizde ve dünyada kıyametin koptuğu bir dönemde, temel meseleler ve mücerred tefekkürün zamanı mıdır? Veya tatbikata dönük acil ihtiyaçlarımız varken bu kadar ağır meselelerle ilgilenmek doğru mudur? Bu ve benzeri soruların cevaplanması, aynı zamanda mücerred tefekkür ile tatbikat meselesini izah etmekle kabildir.
*

Temel telakkiler, dünyanın görüşünün esaslarıdır. Temel telakkilerin gündeme gelmediği, ilim ve tefekkür mevzuu haline getirilmediği bir ülkede, tefekkür istidadı heba olur, tefekkür mahareti ise kazanılamaz. Çünkü temel telakkiler, aynı zamanda tefekkür faaliyetinin nispet ölçülerini bünyesinde barındıran fikir hamuleleridir.
Temel telakkiler tabii olarak mücerred tefekkür mevzularıdır. Temel telakkilerle ilgilenmemek, mücerred tefekkürden kaçmaktır. Mücerred tefekkür istidadı olmayanlar ise tabii olarak temel telakkilere yönelemez. Mücerred tefekkür istidadı olmayanların, kendileri beceremediği için nefslerine yenilip de mücerred tefekkürün lüzumsuzluğunu iddia etmesi, hem kendileri hem de içinde yaşadıkları cemiyet için çok vahim bir durumdur. Tefekkürün şahikası, tefekkürün asaleti, tefekkürün zirvesi, mücerred tefekkürdür
*
Temel telakkiler, dünya görüşünün esas mevzularıdır, bu sebeple tatbikat ancak esas meseleler izah edildiğinde tefekkür mevzuu haline gelebilir. Temel meseleler ortaya konmadan, mümkün olduğunca derinliğine izah edilmeden tatbikatın hüviyeti teşekkül etmez. Temel telakkiler aynı zamanda bilgi evrenini oluşturur. Bilgi evrenimizi (bilgi vatanımızı) inşa etmeden tatbikata geçmek, başkasının malzemesiyle başkasının arazisine bina dikmektir. O bina üzerinde mülkiyet iddia etmek, sadece emek cihetiyledir ki, pek dikkate alınmaz.
Temel telakkileri, mesela hayat telakkisini, insan telakkisini, bunun şubeleri olan şahsiyet, cemiyet ve devlet telakkilerini batıdan alıp, kendi medeniyetimizi inşa edemeyiz. Malzeme başkasının, arsa başkasının… Muhalfarz ortaya bir medeniyet çıkarsa, o bizim medeniyetimiz olmaz, batı uygarlığının kendi ülkemizdeki kötü kopyalarından biri olur. Bu ihtimalde batıya kiralık annelik yapmış ve onun döllenmesini sağlamış oluruz. Yapmak istediğimiz bu mudur?
*
Temel telakkiler, dünya görüşünün çerçevesini teşkil ettiği için aynı zamanda nihai maksattır. Nihai maksadın (menzilin) ne olduğu ve nereye düştüğü anlaşılamadığında, tatbikatın istikameti tayin edilemez ve güzergah haritası çizilemez.
İçinde yaşadığımız hayat ve şartlar, temel telakkiler ile aramızdaki mesafeyi, tarihte hiç olmadığı kadar açtı. Çünkü tarihte ilk defa her şeyimizi kaybettiğimiz bir dönemde yaşıyoruz. Hem biz kaybettik hem de batı tarafından insanımız (zihnimiz) ve hayatımız (cemiyetimiz) işgal edildi. Özellikle de batının bilgi (epistemolojik) işgali kendi kaynaklarımızla ve kendi tefekkür tarzımızla alakamızı kesti. Neticede her şey tam bir kaosa teslim oldu.
Kendi medeniyetimizle yaşadığımız hayat arasındaki mesafenin açılması, mevcut şartlardan başlayıp kendi medeniyetimize doğru yol almak için bir güzergah haritasını ihtiyaç haline getirdi. İslam medeniyeti, İslam devleti, İslam cemiyeti, İslam şahsiyeti akşamdan sabaha terkip ve inşa edilemeyeceğine göre, “mevcut hal” ile “mefkurevi hal” arasında kat etmemiz gereken bir yolumuz var. Bu yolu yürümek, aynı zamanda inşa sürecinin tedrici olacağını gösterir. Hangi güzergahtan gideceğimizi tespit etme mahareti, muhakkak ki hedefimizi bilmemize ve görmemize bağlıdır. Hedef İslam medeniyeti ise, onu görünür kılan “İslam Medeniyet Tasavvuru”dur. İslam medeniyet tasavvuru ise temel telakkileri ihtiva eden büyük terkiptir.
Güzergah haritasının oluşturulamaması, aynı zamanda inşa sürecini başlatamamak veya inşa silsilesini doğru tespit edememektir. Bugünkü şartlarda inşa edeceğimiz (inşa etme imkanımız olan) müesseseler, muhakkak ki nihai müesseseler değildir. Tedrici bir inşa süreci kaçınılmazdır.
*
Medeniyet Akademisi (Fikirteknesi) kadrolarının, tatbikata dönük çok sayıda müessese teklifi ve projesi var. Müessese numuneleri üzerinde çalışabiliyor olmamız, çok sayıda müessese teklifinde bulunabilmemiz, keza projeler geliştirebilmemiz, aslında mücerred tefekkür faaliyetiyle meşgul olmamızdandır. Medeniyet tasavvurumuz, onun içinde ferd, cemiyet ve devlet telakkilerimiz, bunların inşa sürecini başlatacak inşa fikrimiz varsa, hedefimizi bildiğimizden, o hedefe hangi güzergahtan gideceğimizi görebilmemizdendir. Temel telakkilerin tamamını ihtiva eden büyük terkip, medeniyettir. Medeniyet tasavvuru olmadan yola çıkmak, nereye gideceğimizi kestirememektir.
Nihai menzilin izahı, hedefin aydınlatılmasıdır. Karanlık hedef veya hedefin karanlıkta kalması, istikamet tayinini ve güzergah haritasının çizilmesini imkansızlaştırır. Temel telakkiler ve bunların terkibi çerçevesi olan medeniyet tasavvuru izah edilince, tüm yol aydınlanmakta, yanlış istikametlere sapılmamakta, yanlış güzergahta vakit kaybedilmemektedir.
Sadece temel telakkilerle meşgul olmak ve sadece mücerred tefekkür faaliyetinde bulunmak, fikir ile tatbikat arasındaki uçurumu açar. Bu sebeple tatbikat sürecini sevk ve idare edecek inşa fikri ve inşa sürecini yürütecek müessese numuneleri keşif ve telif edilmezse, mücerred tefekküre dönük tenkitler haklılık kazanır. Mesele, hem tefekkürü hem de tatbikatı ihmal etmemektir ama temel telakkiler ve mücerred tefekkür kaçınılmaz olarak tatbikata mukaddemdir. Önce temel telakkiler üzerinde çalışılır sonra tatbikata geçilir.
İBRAHİM SANCAK ibrahimsancak2011@gmail.com

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir