TEŞKİLAT VE KURUCU ŞAHSİYET

TEŞKİLAT VE KURUCU ŞAHSİYET

Süregelen ve süregiden yapılar içinde bulunmak, onları yönetmek, işletmek, idare etmek kolay. Teamüller, kurallar, adetler içinde hayatı yaşamak, ciddi bir fikri çabayı ve başarıyı gerektirmez. Normal zekaya sahip, normal bilgiye malik birisi, idareci de olabilir, uzman personel de…
Mevcut yapıdan, halden, statüden, rejimden, devletten kısacası en küçüğünden en büyüğüne kadar herhangi bir yerleşik sistemden çıkmak veya onu yıkmak, yerine yenisini inşa etmek söz konusu olduğunda, ciddi hususiyetleri ve istidatları olan insanlar lazım. En mühim hususiyet, “İnşa Fikri”ne sahip olmaktır. İnşa fikrine sahip olmak ön şarttır ama onu “kurucu şahsiyet” haline getirmeden olmaz.

İhtilaller tarihi, başarılı ihtilalleri yazdığı için, başarısız olanlar görünmez. Dünya siyaset tarihi, başarılı ihtilallerden çok fazla sayıda başarısız ihtilal teşebbüslerinin ve siyasi hareketlerin arşividir. İhtilalin başarılı olduğu misallerin kahir ekseriyeti de, inşa döneminde “maksattan” sapmıştır. Lazım olan ihtilalci (yıkıcı) fikir ile beraber, inşa fikrinin de olmasıdır. İnşa fikri, kurucu fikir… İnşa fikri yoksa ihtilalci olmak, serseri olmanın diğer adıdır.
*
Büyük siyasi hareketler bir tarafa, hayatımızdaki günlük ihtiyaçlar için bile, kurucu fikir, kurucu şahsiyet gerekiyor. Küçücük bir problemi, herhangi birinin çözmesi ile kurucu şahsiyetin çözmesi arasındaki fark, gevezelik yapmakla sistem kurmak arasındaki fark kadardır. Ne var ki günlük ihtiyaçlar içinde bu farkı görmek, keskin bir idrak işidir. Çünkü küçük hadiselerdeki kurucu irade farkı, derinlerdedir. Satıhta gezinen akıllar (idrakler) bu farkı görmez.
Teşkilatçılığın temel özelliği, hayata bakışındaki “sistem düşünce”sindedir. Sistem çapında düşünmeyenlerin kuracağı, sevk ve idare edeceği, devamını sağlayacağı teşkilatlar ancak “hobi” türünden alakaları cezbeder. Sistem düşüncesine sahip olmadan kurucu düşünceye sahip olmak kabil değildir. Küçük teşkilatlar ve günlük ihtiyaçlar için sistem düşüncesine lüzum olmadığına inananlar, asla sistem düşüncesine ulaşamazlar. Dev çınar ağacının tohumda gizli olduğuna dair klasik misalin bile bertaraf edeceği sığ düşüncelerle vakit kaybetmemek gerek.
Birçok teşkilat nüvesi, sistem düşüncesine lüzum olmadığına inanan ve sistem düşüncesinin yakınına bile yaklaşamayan adamlar tarafından oluşturulmaya çalışıldığı için ilerlemiyor, gelişmiyor, büyümüyor, kuvvetlenmiyor. Tohum kısır olduğu için bir türlü yeşermiyor. Ondan sonra başlıyorlar, “dış güçler”, “rejimin güçleri” filan gibi bir sürü mazeret aramaya…
*
Kurucu düşünce, mevcut durumun ne olduğunu, şartlar ve imkanlar haritasını doğru teşhis etmekle başlar. Yıkılacak olan en küçük yapının bile yerine ondan daha iyisini inşa edebilmenin fikriyatını gerektirir. Hayatta hangi yapının üzerine yürünecekse, o yapının yerine inşa ve ikame edilecek en az birkaç tane alternatif fikir ve proje üretilmiş olmasıdır kurucu düşünce. “Hele yıkalım da nasıl olsa bir şeyler yaparız” türünden düşünce serserilikleri, niyetinin ne olduğu hiç önemli olmaksızın, yıkıcı düşüncelerdir.
Devlet kurmaktan bahsedenlerin, “kervan yolda dizilir” lafına iltica etmesi kadar ahmakça bir zihni organizasyon olamaz. Dernek kurmaktan aciz insanların devlet kurmaktan bahsetmesi, en hafif tabiriyle komiktir. Kurucu şahsiyet, kurucu düşüncenin fikri gücüyle, mevcut hayatı değerlendiren, koridorlarını keşfeden, açıklarını fark eden, nasıl nüfuz edileceğini derinliğine anlayan, halkın ihtiyaçları ile fikrin gerekleri arasında paralellik kuran, müesseseyi halkın en fazla ihtiyaç duyduğu alandan başlamak üzere kurmaya başlayan insandır. Halkın ihtiyaçlarını bile bilmeyen, sonrada halkı, duyarsız, idraksiz, alakasız gibi vasıflarla itham ederek nefsine mazeret üretenler, kurucu şahsiyet olamazlar. Mevcut durumda halkın ihtiyaçlarını karşılayamayan, problemlerini çözemeyen, meseleleri ile ilgilenemeyenler, iktidar olduklarında sadece diktatör oluyorlar.
Çözümü sadece iktidarda görenler, çözüm yolunu namluda gören fikir nasipsizleridir. İktidar olmadan çözülebilecek problemler olmalı. İktidar olmadan çözüm fikrine ve çözüm maharetine sahip olunduğu gösterilmeli. Zaten hiçbir halk, iktidar olmadan bazı problemleri çözebildiğini ispatlayamayan kadrolara itibar etmemiştir. Milyonlarca insanın, hiçbir ihtiyacını karşılamadan, hiçbir problemini çözmeden bir araya getirilebileceğini düşünen kafalar, orijinal bir ahmaklık çeşidini sergiliyorlar.
Kurucu düşünce, kurucu şahsiyet… İşin sırrı burada… Kurucu düşünce inşa edilmeden, kurucu şahsiyetler yetiştirilmeden yapılabilecek bir şey yok. Bunlar olmadan sadece mazeret üretiliyor.
FATİH MEHMET KAYA

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir