TEŞKİLATIN SURİYE PROJEKSİYONU

TEŞKİLATIN SURİYE PROJEKSİYONU
Arap baharının uğradığı ülkeler içinde iki tanesi teşkilat için ayrı bir öneme sahip, Mısır ve Suriye… Suriye’nin önemi, Türkiye’nin ilk defa “misakı milli” sınırlarını genişletecek bir projeksiyonun konusu olmasından kaynaklanıyor. İlhak, iltihak veya birleşme gibi bir yoldan bahsetmiyorlar, resmi olarak ayrı iki ülke olmaya devam edecek fakat “ayrılık” sadece resmi alanda kalacak. Esed rejimi yıkıldıktan sonra kurulacak yeni hükümet ile şunlar yapılacak.
Resmi olarak yapılacaklar, isyan başlamadan önceki uygulama olan “ortak bakanlar kurulu” toplantısı yeniden canlandırılacak. Fakat bu defa ortak bakanlar kurulu toplantısı, eskiden olduğundan çok daha ileri aşamaya ulaşacak ve müştereken alınmayan kararlar uygulanmayacak. Sınır resmi olarak varlığını devam ettirecek fakat harita üzerinde kalacak. Kimlikle geçiş mümkün hale getirilecek, mal ve hizmet tamamen serbest dolaşıma sahip olacak, bir tür gümrük birliği (ki AB’nin gümrük birliğinden çok daha ileride) gerçekleştirilecek. Türkiye vatandaşı Suriye’de, Suriye vatandaşı Türkiye’de, kendi ülkesindeymiş gibi yatırım yapabilecek, hastaneye gidebilecek, okullara kayıt yaptırabilecek ila ahir.
Türkiye Suriye’de askeri üs sahibi olacak, askeri üssün birisi İsrail sınırından inşa edilecek, biri de Lazkiye civarında Akdeniz’de deniz üssü olacak. Suriye ile Türkiye arasında, Esed’in İran ile yaptığı gibi anlaşma yapılacak ve iki ülkeden birine saldıran diğer ülkeye de saldırmış kabul edilecek. Türkiye, Suriye üzerinde bir çeşit “garantör” olacak ve İsrail ve Hizbullah’a karşı savunma hattı oluşturulacak. İsrail’e yakın askeri üs ile Suriye, Türkiye’nin himayesine girecek, Akdeniz’deki deniz üssü ile bir taraftan Kıbrıs Rum Yönetimi kuşatılacak diğer taraftan İsrail’in doğu Akdeniz’deki etkisi geriletilecek. Mısır ile yapılan paralel anlaşmalarla İsrail, Doğu Akdeniz’de, deniz kuşatmasına alınacak. Türkiye Akdeniz hakimiyeti projeksiyonunu, Doğu Akdeniz üzerinden başlatacak, bu projeksiyonun ilk hamlesi İsrail’i etkisizleştirmektir.
Savunma sanayinde ortak yatırımlar yapılacak. Savunma sanayi yatırımları sadece Suriye ile değil başka birçok ülkeyle de gerçekleştirilecek. Fakat savunma sanayi ortak yatırımları, Mısır ve Suriye ile çok ileri seviyede olacak. Suriye’nin savunması için derin işbirliği gerektiği için, savunma sanayi ortak yatırımları bu ülkeyle diğerlerinden çok farklı şekilde (çok ileri sevide) gelişecek.
Resmi alanın dışında yapılacaklar, resmi alanda yapılacaklara nispetle çok daha farklı, çok daha derin, çok daha yoğun olacak. Resmi olarak yapılacak olan ortak bakanlar kurulu toplantısının resmi olmayan ayağı, iki ülke için bir başkan tayin edilmesidir. Ortak bakanlar kurulu toplantısının resmi olmayan kısmında, “ortak bakanlar kurulu” değil, tek bakanlar kurulu ve tek başkan olacak.
Stratejik askeri anlaşmaların gizli maddesinde, en küçük İsrail tehdidinde Şam’a Türk bayrağı çekilmesi var. Herhangi bir savaş ihtimali zuhur ettiğinde, Şam hükümeti başkente Türk bayrağını kendisi çekecek ve derhal iltihak kararı almak için Meclisi olağanüstü toplantıya çağıracak.
Suriye ordusu ile Türk ordusu müşterek kıtalar oluşturacak. Bunlar sembolik miktarlarda olmayacak, ciddi sayıda askeri birlik meydana getirilecek. İki ordu arasındaki entegrasyonu müşterek kıtalar sağlayacak, bu kıtalar marifetiyle orta vadede müşterek ordunun altyapısı hazırlanacak.
Bu projeksiyon gerçekleştirilebilir mi? Bu güne kadar muhalif hareketlerin yarısından fazlası ile buna benzer görüşmeler yapıldı ve kararlar alındı. Prensip anlaşması yapılan muhalif hareketler, sahada savaşan, inisiyatifi elinde tutan, devrim tamamlandığında hükümeti kuracak kadar güçlü içtimai tabanları ve altyapıları olan guruplar. Bu günden ileriye doğru görülen problemler, dünyanın bu duruma tepkisi ve nispeten küçük bir problem olan Suriye’nin kuzeyindeki Kürt bölgesi hadisesi.
Teşkilat, daha önce bu projeksiyonun daha yumuşak bir versiyonunu hazırlamıştı. O versiyonda, Suriye’ye batının yumuşak müdahalesi de vardı. Batı müdahale etmekte nazlanınca, teşkilat bu versiyonu hazırladı ve Batı müdahalesini gündeminden çıkardı. Dikkat edilirse son zamanlarda Türkiye hariciyesi dış müdahaleden hiç bahsetmez oldu. Doğu bloku ile zaten Suriye’de sahada savaşıyor, batının müdahalesini de gündeminden çıkardı, böylece en ileri projeksiyonunu hazırladı ve uygulamaya koydu. Doğu bloku, Çin, Rusya ve İran, sahada yenilecekleri için onların tepkisini dert etmiyor, batı da müdahale etmediği için tepkisi göğüslenebilir şiddette bekleniyor. Fakat yine de batının tepkisi ciddi bir noktaya varabilir, göğüslenemez şiddete ulaşabilir diye, projeksiyonun görünmeyen tarafı, görünen tarafından çok ileride.
Suriye’nin kuzeyinde oluşturulacak Kürt bölgesine gelince, böyle bir ihtimal ve tehlike meydana gelirse, Türkiye, devrimden sonra kurulacak geçici hükümet ile anlaşarak müdahale edecek. Geçici hükümet bizzat Türk ordusunu davet edecek ve Türk ordusu Kürt bölgesine müdahale gerekçesiyle girip, Suriye’ye yerleşecek. Bu cihetten bakıldığında, Suriye’nin kuzeyindeki muhtemel Kürt bölgesi, problemden çok ciddi bir imkan ve bazı işler için gerekçe oluşturacak.
*
Suriye’de yapılmak istenen iş, bir çeşit gayrıresmi federasyon. Teşkilat, yeni Osmanlıcılık meselesine mesafeli, çünkü Osmanlı projeksiyonu miadını doldurdu. Yeni arayışlar içinde, yeni birliktelikler kurmak peşinde, yeni formlar oluşturmak düşüncesinde. Suriye bunun pilot uygulaması olacak, bu sebeple çok ciddi bir güç hasredildi. Mutlaka gerçekleştirmek istiyorlar, gerçekleştirebildikleri takdirde, meydana çıkacak model ile birçok ülkeye yönelecekler. Suriye prototipi oluşturmak için müsait. Nüfus yapısı, coğrafi yapısı, dini ve mezhebi yapı, kavmi harita vesaire her şey müsait… Kamuoyunda, Suriye’nin bölüneceğine dair sürekli canlı tutulan düşünceler, Türkiye dışından pompalanan “karapropaganda”. Mesele kuzeyde Kürt bölgesi kurulması ihtimali… Suriye’nin kuzeyinde Kürt bölgesi kurulması için kafi Kürt nüfus ve nüfus yoğunluğu yok. Suriye’nin kuzeyindeki Türk nüfus yoğunluğu Kürt nüfus yoğunluğundan fazla… Kürt bölgesi kurulması ihtimalinin tehlike arzetmesinin sebebi, İsrail projesi olmasından. İsrail projesi olduğu için aynı zamanda ABD ve AB projesi… Yani onlardan da destek görüyor. Fakat demografik altyapı olmadığı için bu düşünce teşebbüs aşamasını asla aşamayacak. Türkiye güney savunma hattını Golan tepelerine kuracak, İsrail de buna karşılık kuzey savunma hattını, Suriye’nin kuzeyinde Kürt bölgesi oluşturarak kurmak istiyor. Ama İsrail ne kadar güçlü olursa olsun, demografik coğrafya ile birlikte Türkiye buna müsaade etmeyecek.
Suriye projeksiyonunun diğer bir ayağı, Ürdün. Suriye’de Esat kaçar kaçmaz, Ürdün meselesi gündeme gelecek. Ürdün ile birlikte İsrail kuşatması tamamlanacak. Ürdün konusunu başka bir yazıya bırakalım.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir