UKRAYNA GÜNLÜKLERİ-(04.03.2014)-KIRIM’A YAPILAN YATIRIMLAR

UKRAYNA GÜNLÜKLERİ-(04.03.2014)-KIRIM’A YAPILAN YATIRIMLAR

Akparti’nin bir özelliği var, bir işe başladıklarında kimsenin haberi olmuyor, yıllarca bir şeyler yapıyorlar ama kamuoyuna yansımıyor. Ortaya çıkması için çok önemli bir gelişme olması gerekiyor. Bu durumdan şikayetçiyim, Allah Rızası için yapmanızı anlıyorum ama biz de bilmek istiyoruz.

Bu misallerden biri de Kırım Tatarları ile ilgili yıllardır yapılan işler. Ukrayna karışmasa, Rusya asker göndermese konudan haberimiz olmayacak. Star Gazetesinden, Ardan Zentürk’ün Ahmet Davutoğlu ile yaptığı ve gazetede 03.03.2014 tarihinde yayınlanan röportajdan iktibas edelim;

“Moskova ile krizde yokuz…
Kırım’daki Tatar nüfus, toplam nüfusun yüzde 15’i, bu insanlar anavatanlarında daha henüz yeni tutunuyorlar. Bir güç, Kırım sorununu bir Tatar-Rus, devamında da meseleyi bir Türk-Rus krizine dönüştürmeye çalışabilir. Oysa, Kırım önce Ukrayna’nın devamında da dünyanın sorunudur. Sorunun bir Tatar-Rus sorununa dönüşmesi, son 20 yılda orada yeşermekte olan filizin koparılıp atılmasına, Türk-Rus krizine dönüşmesi ise sorunun tıpkı Suriye olayında olduğu gibi gerçek mecrasından çıkmasına neden olur. Buna izin vermeyiz. Tatar kardeşlerime, Kırımoğlu’na da aynı şeyi söyledim. Bu tuzağa düşmeyecekler. Aksine, bizim Rus yönetimi ile çok sağlıklı ilişkilerimiz var, biz gerekirse, Moskova’ya gider, yalnız Kırım konusunda değil, Ukrayna-Rusya ilişkileri konusunda da yardımcı olmaya çalışırız. Biz, Kırım’daki Tatar kardeşimizin barış içinde yaşamasını, bir toplum olarak kendini geliştirmesini, büyümesi ve gelişmesini destekleriz. Bu kardeşlerimizin geleceğini karartacak küresel bir komploya alet olabilecek adımlar asla atmayız.

Davutoğlu’ndan özel Kırım anısı: Cengiz Dağcı toprağına nasıl kavuştu?

“Kırım denilince, yüreğimi titreten ve benim dışişleri bakanlığı görevimin en önemli anılarından birini oluşturan olay, merhum Tatar yazar Cengiz Dağcı’nın ölümünden sonra yaşandı. Biliyorsunuz, kendisi, çok çileli bir yaşam sürdürdü, Stalin’in Tatarları sürgüne göndermesinin tanığıydı. Öldüğünde, bazı dostlar aradı, İngiliz eşinin Dağcı’yı Londra’da toprağa vermeye hazırlandığını, büyük ihtimal bir Hıristiyan mezarlığına gömüleceğini, bu nedenle, devreye girmemi istediler. Girdik, sağolsun, hanımefendi, eşinin, 1942’de koptuğu ve bir daha hiç göremediği anavatan toprağına gömülmesine izin verdi. Ukrayna yönetimine başvurduk, Dağcı’nın Kırım’a gömülmesi sürecinde bazı tatsızlıklar doğmasından endişe ettiklerini bildirdiler. O sırada bir uluslararası toplantıdayız, Ukrayna Dışişleri Bakanı’na telefon ettim, gel bir çay içip sohbet edelim dedim, geldi. Kendisine, yakın bir zamanda Ukrayna’yı ziyaret etmek istediğimi, bu arada Kırım’a da uğramayı düşündüğümü söyledim, çok olumlu karşıladı, hatta, Kırım’a birlikte gideriz dedi. Bunun üzerine, bak, misafirin yanında getirdiğine ev sahibi karışamaz, uçağımda bir şey getireceğim sanırım ona karışmazsın dedim, anladı, yahu bu iş bizim için sıkıntılı ama, madem geliyorsun, uçağındaki özel şeylere nasıl karışabilirim diye cevap verdi. Biz de merhumun cenazesini bir uçağa koyduk, kalabalık bir heyetle Kırım’a indik, doğduğu köyü, dedesinin evini bulup, bahçesine gömdük, şimdi o evi satın alıyor bir müzeye çevirmeye çalışıyoruz. Bu benim için çok özel ve hatırladıkça çok duygulandığım anıdır, cenazede bütün Tatarlar ağlıyorlardı…”

*

Ukrayna krizinde bizim yumuşak karnımız Kırım Türkleri. Orada azınlıkta bulunan, yıllardır vatanlarına dönmeleri ve kendilerine uygun bir hayat kurmaları için yardım yapılan Tatarlar, küresel çaptaki bir krizin tek kaybedeni olmaz inşallah. Dışişleri bakanının, kriz çıktıktan sonra Ukrayna’ya ilk giden dışişleri bakanı olması, Türkiye’nin meseleyle ne kadar ciddi ilgilendiğinin alameti…

ABD, AB, RUSYA gibi güç merkezlerinin arasındaki gerilim hattı olmaya aday Ukrayna, dikkatle takip edilmesi gereken bir mesele. Takip edeceğiz inşallah…

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir