VENEDİK BAĞIMSIZLIK İSTİYORMUŞ!!!

VENEDİK BAĞIMSIZLIK İSTİYORMUŞ!!!
Gazeteler son zamanlarda Avrupa ülkelerinde ayrılıkçı düşüncelerin eyleme geçtiğine dair haberler yapıyor. İtalya’da Venedik, İngiltere’de İskoçya, İspanya’da Katalanya, Almanya’da Bavyera bölgesi gibi… Avrupa’da neler oluyor? Asırlardan beri beraber yaşayan bu bölgeler, içinde bulundukları ülkelerden ayrılmayı neden istiyor? Neden bu gün istiyor? Bu sayılan bölge ve şehirler tarihten beri ayrı bir yapı arzediyor aslında ama neden bu gün açıkça bağımsızlıktan bahsediyor? İskoçya’nın 2014 de bağımsızlık referandumuna gidilmesi gündemde, konu bu kadar ilerlemiş durumda.
Venedik örneği çok ilginç… Ayrı bir dil kullanmıyor, İtalya’nın diğer bölgelerinden çok fazla bir farklılığı yok. İskoçya Venedik’e nispetle ayrı bir memleket ama Venedik’e ne oluyor? Venedik’in tek farkı (yanlış hatırlamıyorsam) tarihte bağımsız bir devlet olmasıdır, bundan başka bir farklılık yok. Dildeki farklılık, lehçeden ibaret…
Neden şimdi? Bu soru önemli… Sanırım cevabı herkes biliyor, iktisadi kriz… Haberlerde bu cevap açıkça görülüyor. Bağımsızlık düşüncesini dillendiren ve bu akımın öncülüğünü yapan Pizzati, bunu açıkça söylemiş.
“Eski bir Dünya Bankası ekonomisti olan Pizzati de şu sözleriyle bunu doğruluyor: “Buradaki ekonomik durum giderek bozuluyor. Özellikle küçük ve orta işletmeler büyük darbe yedi. Buna rağmen her yıl Roma’ya 70 milyar euro vergi ödüyoruz. Bütçeden aldığmız pay ise 50 milyar euro. Her yıl 20 milyar euro kaybediyoruz.”
Bunu nasıl açıklamalıyız? Mesele sadece iktisadi kriz ve para meselesi değil. Adam sebebi öyle açıklasa da öyle değil. Daha derinlerde başka problemler var. İlk iktisadi krizde tüm Avrupa ülkelerinin bölüneceğini düşünmek, meseleye çok sığ bakmak olur.
Konunun özü, batının felsefi altyapısında gizli… Son birkaç asırdır Batı, hayatın altyapısını iktisat olarak gördü, gösterdi ve buna göre organize oldu. Her şey iktisattan ibaretti ve her şeyi iktisadi altyapı inşa ediyordu. “Homo ekonomikus” anlayışı, insan telakkisi haline geldi. İnsan, iktisadi varlık olarak tarif edilince, felsefe de iktisadi alana sıkıştı. İnsan öyleyse, düşünce de öyledir. Yani insan iktisadi varlık ise, düşünce de kaçınılmaz olarak iktisadi faaliyetlerin tabii neticesidir.
Hayatın altyapısını iktisadi alana taşırsanız, insanı da iktisadi varlık olarak tarif ederseniz, birlikte yaşamanızın tek izah kalır, kar-zarar ilişkisi… Venedik misalinde konuya bakarsanız, zengin bölgeler, diğer bölgeleri beslememek (bizim dilimizle yardım etmemek) için bağımsızlık talep etmeye başlıyor. Hayatın tüm izahı iktisadi çerçevede yapılırsa, Venedik’in her yıl 20 milyar Euro diğer bölgelere yardım yapmasını açıklayamazsınız.
Batı, şimdi “milli birlik ve beraberlik” türküsünü yeniden bestelemek zorunda… Fakat bu besteyi yapabilmek için bir güfte lazım. Güfte ise sadece iktisadi alanda mevcut… İktisadi alandaki güfte ise zenginlik ve refahtan ibaret bir iktisadiyattır. Batının birlik altyapısı, iktisattır, refahtır, zenginliktir. Zenginliği kaybetmeye başlayınca “birlik” altyapısı çözülmeye başladı. Milli birlik ve beraberlik türküsünü neyle besteleyecekler?
Her medeniyet çöküş dinamiklerini kendi bünyesinde barındırır. Kıyamete kadar refah içinde kalacakları vehmiyle, hayatın altyapısını iktisat olarak gören bir kültür geliştirmişlerdi. Şimdi işin içinden çıksınlar bakalım.
Ukala tavırlarla “Avrupa Birliği” ve Avrupa birleşik devletleri hikayesi okuyorlardı. Bırakın Avrupa Birliğini, devletler kendi milli birliklerini korusunlar da görelim.
Türkiye’de hala AB teranesi okuyanların ezberleri çok güçlü anlaşılan… Yıllar önce yazmıştık, fikirteknesi arşivinde mevcut, Avrupa Birliği çoktan dağılmaya başladı. Fakat aklı gözünde olanların bunu anlaması zaman alıyor. Şimdi Avrupa devletleri kendi milli birliklerini koruma derdine düştü, nerde kaldı AB?
Evet konu ekonomik… Fakat ekonomik olan kısmı yüzeyde, derinlerde konu felsefidir.
Meselenin ciddiyetini göstermesi bakımından haberin devamını da verelim. Venediklilerin yüzde 80 i bağımsızlık taraftarıymış.
“Halkın yüzde 80’i bağımsızlıktan yana

Venedik aslında bağımsızlığa uzak bir bölge değil. 1797 yılında Napolyon Bonapart’ın işgaline kadar 1100 yıl bağımsız bir kent devletiydi. Napolyon’un işgalin ardından Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na devrettiği bölge 1866 yılında da İtalya’nın bir parçası haline geldi. Lehçesi ve kültürü Roma’dan çok farklı olan Venedik’te halkın bağımsızlığa olan desteği de oldukça fazla. Corriere della Sera gazetesinin eylülde yaptırdığı ankete görre Venediklilerin yüzde 80’i bağımsızlık istiyor. Diğer anketlerde ise halkın bağımsızlığa desteği en düşük yüzde 70 çıkıyor.”

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir