YENİ BİR ÇALIŞMA ALANI, TARAF GAZETESİ

YENİ BİR ÇALIŞMA ALANI, TARAF GAZETESİ
Yeni bir çalışmaya başlıyoruz. Konumuz Taraf Gazetesi… Nasıl bir çalışma olacak? Şöyle özetlemek mümkün… Taraf gazetesinin yayın çizgisini, köşe yazarlarının yazılarını, haber yapma üslubunu, hangi tarafta olduğunu tetkik ve deşifre edecek bir çalışma.
Taraf gazetesi hakkında çalışma yapma düşüncesi, bu gazetenin yayın çizgisindeki gariplikten, yazarlarının tuhaflıklarından, haberlerinin ilginçliklerinden kaynaklanıyor. Diğer gazetelerle mukayese edilemeyecek türde bir gazete. En bariz özelliği, ülkenin “vicdanı” gibi davranması, ülkenin vicdanı gibi davranınca da “dokunulmazlık” zırhını başka şekilde, bu güne kadar görülmemiş biçimde giymeye çalışıyor.
Taraf gazetesini okuyanlar, Türkiye’de insanlığı temsil eden tek gazete ve gurup kendileriymiş iddiasıyla karşılaşıyorlar. Bu iddia, o kadar çeşitli tavır ve üsluplarla piyasaya sunuluyor ki, insanlar şaşırıyor. Bazen insanlığın ve vicdanın tek sesi olduklarını açıkça bağırıyorlar bazen mütevazı üslupla perdeledikleri tavırlarıyla sinsi şekilde ifade ediyorlar. Hangi üslubu kullanırlarsa kullansınlar, yazılarının temelindeki düşünce, “insanlık budur, sakın başka yerde aramayın”.
Hepsi bir yana, bir de şu liberalizm denilen hikaye var. Liberalizm, özünde, hiçbir fikir ihtiva etmeyen, insan zihninin en tembel ve ucuz tarafından elde ettiği bir tavır alıştır. Hani, “bırakın yapsınlar, bırakın geçsinler” cümlesiyle meşhur olan, tembellik ve ucuzculuğundan dolayı da hürriyeti sahiplenen, hürriyet için bile hiçbir tefekkür cehdi taşımayan, bir hürriyet tarifine bile sahip olmayan, Türkiye’ye intikal etmiş haliyle tamamen yıkıcı bir akımdır. Yıkıcılığının ilk etki alanı düşüncedir. Haki beyin ifadesiyle, “zihni çalkantılar ile tefekkür faaliyeti arasındaki farkı anlamayanlar” başımıza fikir adamı kesildi. Düşüncenin ne olduğunu, nasıl gerçekleştiğini bilmeyenler, “ben böyle düşünüyorum, sana ne” diyor. Ağzından çıkan lafın düşünceyle hiçbir ilgisi yok ama adam bunu umursamıyor ki. Düşünce dediği “saf menfaat”… O kadar düşünceden uzak ki, bir ortamda menfaatinin gerektirdiği düşünce kırıntısını yüksek sesle dillendiriyor fakat başka bir ortamda menfaatinin gereği olan düşünce kırıntısı önceki düşünce kırıntısıyla çelişiyor, adam bunu da umursamıyor, çünkü adamımız liberal. İnsanları bu hale getirdiler, düşünmenin kolay bir şey olduğunu, herkesin düşünebileceğini söylediler, insanlarda hiçbir çaba sarfetmeden menfaatlerini düşünce diye pazarlamaya başladılar.
Taraf gazetesiyle ilgili çalışmamız aynı zamanda liberalizm hakkındadır. Gazete vesilesiyle liberalizm ile ilgilenme fırsatı da bulacağımız zannındayım. Tabii ki liberalizm meselesini Taraf Gazetesinden daha fazla önemsiyorum. Bu sebeple meseleyi mümkün olduğunca liberalizm çerçevesinde değerlendirmeyi düşünüyorum.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir