YÜCELER KURULTAYI-“YÜCE” SEÇİMİ VE NAMZET RİYASETİ-

YÜCELER KURULTAYI-“YÜCE” SEÇİMİ VE NAMZET RİYASETİ-

Yüceler Kurultayı, azalarını kendisi naspeder. Yüce seçimini, “Yüceler Kurultayına Namzet” unvanı verdiği kadro arasından yapar. Bahis İdeolocya Örgüsünde şöyle ifade edilmiştir;

“Yüceler Kurultayı, vatan ileri gelenlerinden en layıklarına Yüceler Kurultayına Namzet” unvanı altında sayıyla kayıtlı olmayarak, manevi bir derece verir. … Yüceler Kurultayı, yeni azasını bu namzetler arasından seçer.”. (sayfa 259)

Yüceler kurultayı azalarının halk tarafından seçilmemesi, totaliter ve otoriter bir siyasi nizam intibaı veriyor. Tefekkürün can çekiştiği, Üstadın nefret ettiği ifadeyle söylemek gerekirse, “ucuzculuğun” hakim ve şayi hale geldiği günümüzde, insanlar Büyük Doğu Mefkuresindeki manaları anlamakta zorlanıyorlar. Hangi mevzuun “iman” bahsi, hangisinin “seçim” meselesi olduğu unutuldu, demokratik siyasi sistemlerin yaygınlaşmasıyla başlayan seçim fetişizmi, her şeyin seçime sunulabileceği gibi bir “sabit fikir” inşa etti.

Yüceler Kurultayı azaları, aslında halkın seçimine sunuluyor fakat seçim usulü farklı şekilde ihdas edilmiştir. “Yüceler Kurultayı, vatan ileri gelenlerinden en layıklarına “Yüceler Kurultayına Namzet” unvanı altında sayıyla kayıtlı olmayarak, manevi bir derece verir. En büyük kıymet ve mükafat olan bu derecenin sahibi, hiçbir temsil hakkı olmaksızın, derecesine her an liyakat belirtmekte devam eder. Bu dereceye en küçük bir liyakatsizlik, sahibini, Yüceler Kurultayına namzetlik hakkından düşürür. Yüceler Kurultayı, yeni azasını bu namzetler arasından seçer.” Yüceler Kurultayı azalarının seçimi, “namzetlik unvanının”, Yüce seçilinceye veya ölünceye kadar muhafaza etmeyi gerektiren, bu sebeple bir defa değil her gün bin defa seçime tabi tutulan bir usul ile kaimdir.

Yüceler Kurultayının çıkaracağı, “Yüceler Kurultayı Namzetlik usul ve esasları ile namzetlik müessesesi riyasetinin teşkilat esasları hakkında kanun” ile bu müessese ihdas ve teferruatıyla tanzim edilir. Namzetlik ölçüleri ve mikyasları tespit ve ilan edilir. Bu kanunun muhtevasındaki hassasiyet ölçülerinin ufku, mekruhlardan bile içtinap etmek, en küçük edep kaidesine bile aşk ve vecd ile ittiba etmektir. Namzetlik; kanunun sarahaten kayda geçtiği fakat ruhuyla da işaret ettiği mana yekununu, en mühim farzlardan başlayıp, en küçük takva kaidesine kadar tüm ölçülerini, vazife gereği tatbik etme hamlığından ziyade, en derin manada şahsiyet haline getirmiş olmayı ilzam eder. Üstad, bu çapta bir şahsiyet terkibini inşa etmeyi, bu şahsiyetin de cemiyet meydanında, derviş tevazuu, alim vakarı, mücahid şecaati, mütefekkir idraki, sanatkar edası ile yaşamasını istiyor. Buraya kadarı tefekkür ve tahayyül ile alakalıdır ama bundan sonrası “kesintisiz seçimi” işaretler. Üstad, namzet şahsiyetini tarif ettikten sonra, onun, ömür boyu o liyakate sahip olarak hem de cemiyetin içinde ve tüm cemiyetin tarassutu altında yaşamasını istiyor. İşte seçim…

Namzet, bu unvanı aldıktan sonra cemiyetin tüm kameraları (gözü) üzerinde olmak üzere, milyonlarca murakıp ve müfettiş tarafından takip altındadır. En küçük liyakatsizlik halinin zuhuru, tereddütsüz unvanın geri alınmasıyla neticelenir. Üstelik bu süreç, insanlara “namzet” unvanı verildikten sonra başlamaz, zaten “namzet” unvanı verilebilmesi için, önceki hayatında bu hassasiyet ve dikkatle yaşaması gerekir. Mezkur ölçülere mugayir halleri ve hareketleri görülen insanlara zaten “namzet” unvanı verilmeyeceği malum olduğu için, seçim, mümeyyiz ve baliğ olduktan sonra başlar ve ömür boyu sürer. Demokratik siyasi sistemlerde mevcut partilerin aday listelerine, bin bir türlü ayak oyunlarıyla girenlerin halk oyuyla seçilmesine “halkın seçimi” denecek ama takriben on beş yaşından itibaren halkın kesintisiz takibinde olan insanların seçimine “halkın seçimi” denmeyecek. Mesele, fikirde ucuzluk ve kolaycılıktan ibaret… Tefekkür çilesi çekildiğinde meselenin aslı ve hakikati anlaşılır hale gelir.

***
Yüceler Kurultayı bünyesinde bir Namzetlik Riyaseti ihdas edilir. Namzetlik Riyasetine, Yüceler Kurultayı azalarından birisi naspedilir, bu salahiyet Yüceler Kurultayındadır. Bu müessese, “namzet adaylarını” tespit ve takip eder, namzetlik unvanı verilecek bir şahsiyet terkip ve kıvamını bulduğuna kanaat getirdiğinde Yüceler Kurultayına rapor ve teklif eder.

Namzetlik Riyaseti, bir şahsı, namzet olarak nasp ve ilan etmeden önce, “namzet adayı” olarak tespit eder. Namzet adaylığı, namzetlik unvanı gibi aleni değildir, Namzetlik Riyasetinin muayyen bir süre takip etmesi için şahıs tespitidir.

Namzet adaylığı seçimini Namzetlik Riyaseti yapar, Namzetlik Riyasetinin ihdas ve faaliyet maksadı budur fakat Yüceler Kurultayı bir şahsın takip edilmesi ve namzetlik unvanı için rapor hazırlanmasını Namzetlik Riyasetine emredebilir. Namzetlik Riyaseti, verilen emri Kurultayın emrini derhal yerine getirir.

***
Namzetlik Riyaseti, kendi faaliyet sahasıyla mahdut olmak üzere tüm hükümet (devlet değil) cihazında tam salahiyetlidir. Namzet adayları hakkında yapacağı tahkikatlarda hükümet cihazının ve salahiyet sahiplerinin amiri mevkiindedir. Arzu ettikleri bilgiye tehiri kabil olmaksızın ulaşabilirler, arzu ettikleri memur ve amiri muvakkaten kendi emirleri altına alabilirler veya memur ve amirleri vazifeli oldukları makamda istihdam edebilirler.

***
Namzetlik Riyaseti, namzet adayını tespit ettikten sonra iki cihetten tahkikat yürütür. Biri, geriye doğru diğeri ise elan ne halde olduğuna dair… Namzet adayı olarak tespit edilen şahsiyetin, önceki hayatının müktesebatı, hassasiyet kıvamı, idrak derinliği, aşk ve vecd hali tahkik konusudur. Tahkikat, hususi hayata kadar nüfuz eden bir derinliğe sahiptir. Tahkikat memurlarına, herhangi bir bilginin gizli olduğu mazeretiyle mukavemet etmek suçtur.

Tahkikat gizlidir. Tahkikat neticesinde elde edilen bilgiler, Namzet Riyaseti bünyesinde bile açık değildir, bir namzet adayı için mesela üç memur vazifelendirilmişse, diğer memurların bile elde edilen bilgi ve neticeleri bilme imkanı yoktur. Tahkikat bilgileri sadece emir (amir) hiyerarşisinde yukarıya doğru çıkar ve Riyaset makamında muhafaza altına alınır. Riyaset makamı, bilgiler ve değerlendirme raporunu, Yüceler Kurultayı Riyasetine ve Başyüce’ye arzeder.

***
Namzet adayları hakkındaki tahkikatın derinliği, halkın mahrem hayatına müdahale haline gelmemelidir. Namzet adaylığı ve haklarındaki tahkikat gizli olduğu için, herkesin bu tahkikata muhatap olma ihtimali vardır ve bu sebeple de mahrem hayatın masuniyeti tehlikeye girebilir veya halk böyle hissedebilir. Bu tehlikeye ve hissiyata mani olmak için, halkın, “Namzet Adaylığından Feragat” hakkı vardır. Namzet adaylığından feragat etmek isteyenler, Namzetlik Riyasetine bizzat ve dilekçe ile müracaat eder, dilekçenin reddedilmesi mümkün değildir. Dilekçe mazeret ve izah ihtiva etmek zorunda değidir. Namzetlik Riyaseti, namzet adaylığından feragat sicili tutar, müracaatları buraya kaydeder ve burada muhafaza eder.

***
Büyük Doğu Devlet Tasavvuru, Yüceler Kurultayı ile Başyücelik Akademyasını aynı seviye ve kıymette görür. Üstad, Başyücelik Akademyasının vasıf ve kıymetini şöyle ifade eder; Bütün bu mücerret ibda sahalarından, müşahhas cemiyet ve ameli davalarına aktarılmış fikir mizaçlarının yeriyse “Yüceler Kurultayı”dır. Yani Akademya, kendilerini faaliyetlerinin mücerret tarafına bağlamış olanların ocağı…”. (sayfa 273) Bir sonraki paragrafta da; “Böylece “Başyücelik Akademyası” mücerret ilim ve sanat çalışmalarından, müşahhas cemiyet ve ameli hayat davalarına doğru kayan terkipçi ve aksiyoncu zekalarıyla, “Yüceler Kurultayı”nın tabii bri namzetler zümresi sayılabilir”.

Anlaşılmaktadır ki, Başyücelik Akademyası, fikir, ilim, sanat adamlarının, eserlerini, bu sahaların usul ve dairesine göre vermekle mükellef kadrodur. Yüceler Kurultayı ise aynı şahsiyetlerin, fikir, ilim, sanat istidat ve eserlerini, kanun şeklinde terkip etmek, tatbikatını takip etmek, neticelerini görmek maharetine sahip olanlarıdır. Başyücelik Akademyası mensupları, keşfettikleri ve terkip ettikleri manayı; fikir, ilim, sanat suretleriyle zarflamak mesuliyetine muhatap, Yüceler Kurultayı mensupları ise, aynı mana yekunu ile tezatsız bir dünya görüşü dokumak, dünya görüşünün devlet halinde tatbik edilmesine nezaret etmek, lüzumunda bizzat tatbik etmek mükellefiyetine sahip…

Başyücelik Akademyası ile Yüceler Kurultayı bahsinin mana ve vasıf kıymetinin aynı seviye ve itibarda olması, Başyücelik Akademyası azaları ile alakalı tahkikat işinin de aynı seviyede bir müessese tarafından yapılmasını ilzam eder. Bu sebeple, Namzet Riyaseti, Yüceler Kurultayı namzet adayları dışında, “Başyücelik Akademyası” mensupları hakkındaki tahkikatı da yürütür. Zaten Başyücelik Akademyası mensupları, Yüceler Kurultayının “tabii namzetleri”dir.

Namzet Riyaseti, Başyücelik Akademyası mensuplarını, sadece Yüceler Kurultayı namzet unvanlarından dolayı tahkik etmez, aynı zamanda azası oldukları müessesenin ana düsturlarına malik olup olmadıklarını, bu vasıflarını devam ettirip ettirmediklerini de takip ve tahkik eder.

Namzet Riyaseti, Başyücelik Akademyası mensuplarının, bu mensubiyetlerinden dolayı tahkik faaliyetlerinde Başyüce’ye bağlıdır. Çünkü Başyücelik Akademyası mensuplarını doğrudan Başyüce nasp ve tayin eder.

***
Bunlarla birlikte bakınca, Yüceler Kurultayının azalarının seçimi mevzuu, hiçbir siyasi nizamda bu kadar geniş bir zamana yayılmamış, bu kadar titiz bir tahkikata konu edilmemiş, bu kadar derin bir hassasiyet meselesi haline getirilmemiştir.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir