Zalimler-2-İslam’a (Hakikate) Zulmetmek

ZALİMLER-2-İSLAM’A (HAKİKATE) ZULMETMEK

(takipmaras.com sitesinden iktibas edilmiştir)

Hakikat İslam’dır. Hakikate zulüm, İslam’a zulümdür, İslam’a zulüm, hakikate zulümdür. Doğrudan İslam’a zulmeden zalim ve kafirlere karşı Müslümanlar, Türkiye dahil dünyanın her ülkesinde ve beldesinde şiddetli şekilde mücadele ve mücahede yürütüyor. Çünkü İslam’a doğrudan zulmedenleri Müslümanların en cahili dahi tanıyor, anlıyor ve harekete geçiyor. Fakat gizli zalimlere karşı, hem de içimizde olduğu halde kafi derecede dikkat ve idrak sahibi değiliz, bu sebeple gereken mücadele yürütülemiyor.
Zulmün zirvesi, hakikate (İslam’a) yapılan zulümdür. Çünkü İslam (hakikat) adaletin kaynağıdır, kaynağı olmadığında adaletin gerçekleşmesi ve gerçekleştirilmesi muhaldir. Zaten İslam’a zulmedilen bir yerde adalet, içi boş bir kelimeden ibaret hale gelir. Ve, İslam’a zulmeden bir zalim idareciden, herhangi bir sahada adalet beklemek, tedavisiz bir ahmaklıktır. İslam’a zulmeden gizli zalimlerin ilacı, derhal oturduğu makamın elinden alınması ve hayattan tecrit edilmesidir, zararlarından başka şekilde halkı korumanın yolu yoktur.

İslam, son iki asırdır gizli zalim ve gizli zulümden gördüğü zararı, hiçbir düşmandan ve saldırıdan çekmedi. Şehirlerde bazı makamlara gelen-getirilen ehliyetsiz, liyakatsiz, davasız yetkililer, hem İslam’ı anlamayan ucuz kişiler hem de İslam’ı umursamayan gizli zalimler haline geldi. Özellikle belediyeler, doğrudan hizmet teşkilatları oldukları için, başlarına bu tür ucuz insanlar getirildiğinde, İslam’a zulüm yapmanın zirvelerini zorlamaya başladı.
***
İslam’a zulmetmek için kişinin, hayvanlaşması kafi değildir, hayvandan aşağı inmesi, belhüm adal derekesine kadar düşmesi gerekir. İslam’a açıktan zulmeden kafirler zaten saflarını seçmişlerdir, mesele Müslüman kisvesiyle İslam’a zulmeden gizli zalimlerde düğümlenmektedir.
Gizli zalimlerin en iğrenci ise, aslında Müslüman olup da, üç kuruşluk şahsi menfaati için İslam’ı (hakikati) sağa sola çekiştirenlerdir. Bir de şahsi menfaatleri için İslam’ı istismar etmekten çekinmeyen mahluklar vardır ki, bunların Müslüman oldukları iddiası Allah’a havale edilecek cinstendir. Şahsi menfaati için İslam’ı eğip bükenlerin bir kısmı, idrak istidat ve mahareti olmadığı için yanlış anlamakta, bir kısmı da nefsine uymakta ve geçici olduğu düşüncesiyle zulmetmektedir. Zaten geçici olan kalıcı hale geldiğinde istismara döner, İslam’ın istismarı ise insandan iman bırakmaz.
***
Maraş halkının dini hassasiyeti ve mensubiyeti yüksek olduğu için her iş İslam üzerinden yürütülür. Yani izahlar İslam’dan hareketle yapılır, gerekçeler İslam’dan alınır, insanlar İslam üzerinden ikna edilir. İslam’ın müessiriyetinin derinliği cihetinden şehrimiz el üstünde tutulması gereken bir kıymete sahiptir. Ama bu özelliği aynı zamanda İslam’ın istismar edilmesine ve İslam’a zulmedilmesine sebep olmaktadır.
Maraş gibi bir şehirde, şahsiyet, ehliyet ve liyakat sahibi olmayan birisini belediye başkanı yaptığınız andan itibaren İslam’a dönük gizli zulüm başlamış demektir. Maraş’taki parti ve belediye yetkililerinin ciddi bir kısmı, İslam’a dönük gizli zulüm yaptığının farkına bile varamayacak kadar cahil ve ahmaktır.

MAHMUT ASLANTÜRK

takipmaras.com sitesi yazarı, yazı o siteden iktibas edilmiştir.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir