Aylık arşivler: Aralık 2010

İsrail’e Karşı Mavi Marmara Davası Neden Açılamıyor?

Mavi Marmara gemisi ile Gazze’ye giderken İsrail canavarları tarafından 9 u katledilen ve geri kalanı esir alınan Türk vatandaşları, İstanbul’a döndüklerinde, Cumhuriyet Başsavcılığına suçu işleyenleri şikayet etmişlerdi. Şikayetin üzerinden yaklaşık yedi ay geçmesine rağmen, hala dava açıldığına dair bir haber çıkmadı. Anlaşılan o ki, dava açılmamış…
Neden?
Dava neden açılmıyor? İstanbul Başsavcılığı, davayı neden açmıyor? Davayı açmaması için hukuki bir sebep mi var? Varsa bu sebep nedir?
Davayı takip ettiğini bildiğimiz Mazlumder İstanbul şubesi ve avukatları, davanın açılması için ne yapıyor? Savcılıktan, davanın neden açılmadığına dair bilgi alıyorlar mı? Alıyorlarsa bunu kamuoyu ile neden paylaşmıyorlar? Sürecin nerede ve neden tıkandığına (tıkandıysa eğer) dair kamuoyuna bilgi vermeleri gerekmiyor mu? İsrail’e Karşı Mavi Marmara Davası Neden Açılamıyor? yazısına devam et

Garip Kuvvet Tarifleri

Türk Silahlı Kuvvetleri hangi orduları yenebilir? Mesela Suriye, mesela Yunanistan, mesela Ermenistan… Veya İran ya da İsrail… Ülkede hiçbir vatandaş, bu ülkelerin ordularını yenemeyeceğine inanmaz. Hatta komşu ülkelerin birkaçını birden yenebileceği hususunda iddiaya girerler. Peki, gerçekten yenebilir mi? Bilmem… Belki yenebilir. Bölgede Türkiye’nin muadili olan İran ordusunu yenebilirse, kuvvetli ordu demektir. İşte kuvvet tariflerinden birisi bu, muadil kuvveti (misalimizde orduyu) yenmesi, “normal kuvvet” tarifine girer. Buraya kadar her şey makul çerçevede görünüyor. Fakat konumuz, “garip kuvvet tarifleri”… Garip Kuvvet Tarifleri yazısına devam et

ESFELE SAFİLİYN

Avrupa ülkelerinden birinde (ismi lazım değil) ensest ilişkinin serbest bırakılması için parlamentoya kanun tasarısı sunulmuş…
Haberi okuduğumda, “bu konuda bir yazı yazmalıyım” dedim kendi kendime… Bilgisayarın başına oturduğumda, hiçbir şey yazamadım, uzun süre. Yazamadım çünkü konu o kadar iğrenç ki, tefekkür istidadım sıfıra iniyor. Aklım çalışmıyor, şuurum donuyor, hassasiyetim patlıyor. Konuyu düşünmeye çalıştığım her saniye, ruhi ve zihni dünyamda nükleer infilaklar meydana geliyor. ESFELE SAFİLİYN yazısına devam et

HEM CAHİLLER HEM DE AKILSIZ

Medyada birkaç gündür, “Mevlana kehanetleri” başlığı ile haberler yayınlanıyor. Hz. Mevlana’nın yaşadığı dönemde, atom bombasından (aslında nükleer fizikten), güneş sisteminden bahsettiğini, o döneme göre bilinmesi mümkün olmayan bu bilgilere sahip olduğunu ifade eden haberler veriliyor. Haberi, Fransız bir araştırmacıya (ve felsefeciye) dayandırıyorlar. Tüm bunlar tamam da, haberin verilişindeki dil, bu coğrafyanın kültür ve medeniyet iklimine aykırı…
Haberin dili, “kehanet” kelimesi etrafında şekilleniyor. “Mevlana’nın kehanetleri”… Haberi böyle vermekle ne yapmış oluyorlar? Çok şey… HEM CAHİLLER HEM DE AKILSIZ yazısına devam et

Şahıslar Hadiseler Fikirler Üçgeni

Hayat, üç şey üzerine kuruludur. Şahıslar, hadiseler ve fikirler… İnsanların akıl yaşları, bunların hangileriyle ilgilendiklerine göre değişir. Akıl yaşı çok yüksek olan insanlar, fikirlerle ilgilenirler ki bunlara “büyük insan” denir. Akıl yaşı ortalama olan kişiler, hadiselerle ilgilenirler ki, bunlara “normal insan” denir. Akıl yaşı düşük olanlar, şahıslarla ilgilenirler ki, bunlara “küçük insan” denir. Şahıslar Hadiseler Fikirler Üçgeni yazısına devam et

Zaman-İnsan-Hayat Denklemleri

Zaman-insan-hayat unsurlarını ihtiva eden kaç denklem kurulabilir? Bu soruyu her cevaplayan farklı sayılara ulaşabilir muhtemelen… Biz üç temel unsuru ihtiva eden dört ana denklem üzerinde duralım. Aslında zaman denklemlerinin sayısı sınırsızdır, bizim burada inceleyeceğimiz denklemler ana denklemlerdir.
Zaman denklemleri sadece bu üç temel unsuru ihtiva etmez. Başka unsurların da dahil edilmesiyle sayısız denklem kurulabilir. Bu yazıda ana denklemleri özet olarak ifade edip konuya giriş yapmayı ve daha sonra her denklemi müstakil bir yazı konusu yapmayı düşünüyoruz.
*Birinci denklem… (Belirsizlik denklemi)
Zaman (+) hayat = insan… Zaman-İnsan-Hayat Denklemleri yazısına devam et