İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-6-İSLAM İLİM MECRASI

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-6-İSLAM İLİM MECRASI İslam, üç ilim mecrası açmıştır. Müspet ilimler, “ilmin maluma tabi olduğu alan”… Ruhi ilimler, “hakikat alanı”… Kur’ani ilimler, “malumun ilme tabi olduğu alan”… Bu bakış, aynı zamanda İslam irfanında ilimlerin tasnifi olarak kullanılabilir. * Ruh, “mana dilini” kullanır. Mana dili, kelimesiz lügattir. Bu dili sadece ruh kullanır. Kelimeler (ve başka …

FİKİR ADAMLIĞI VE KÖŞE YAZARLIĞI

FİKİR ADAMLIĞI VE KÖŞE YAZARLIĞI Fikir adamı olmak, birçok konuda kapsayıcı fikir sahibi olmaktır. Derinliğine ve genişliğine doğru hacimli fikirlere sahip olmak, gazetede küçük alanlara sıkışmaya manidir. Köşe yazarlarına ayrılan alanlar, hangi fikrin anlatılması için kafi gelir ki. Gerçekten fikir adamlarının köşe yazarlığı yapması ciddi bir handikaptır. Herhangi bir konuda sahip olunan fikrin, dibacesi bile …

MANAYI ANLAMAK SURETİ İNŞA ETMEK-2-

MANAYI ANLAMAK SURETİ İNŞA ETMEK-2- Suret mananın tecelliye gelmesi için lüzumlu fakat aynı zamanda manaya perdedir. Akıllar umumiyetle surete takılır, suretle meşgul olur, sureti aşıp manaya nüfuz edemez. Yukarıdan aşağıya doğru bakıldığında suret mananın tecelli vasıtasıdır ama aşağıdan yukarıya bakıldığında suret mananı perdesidir. “İlim maluma tabidir” ölçüsünce surete muhatap olunur önce, “malum ilme tabidir” ölçüsü …

KAHROLSUN İSRAİL DAVASININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

KAHROLSUN İSRAİL DAVASININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ Biz, İsrail’e karşı “Mavi Marmara” davasının açılmasını beklerken, Kayseri’de “kahrolsun İsrail” davası başladı. Bu ne acayip haldir? Bize küfür mü ediyorlar, yoksa bizimle dalga mı geçiyorlar anlamakta zorlanıyorum. Önce medyanın durumunu görmek gerek. Davanın duruşması 27.01.2012 tarihinde Kayseri’de yapıldı fakat aynı tarihli gazetelerde haber yok. Tam bir karartma ve sansür uygulaması… …

MANAYI ANLAMAK SURETİ İNŞA ETMEK-1-

MANAYI ANLAMAK SURETİ İNŞA ETMEK-1- Ariflerin harikulade bir sözü var, “manalar, tecelliye gelmek için surete ihtiyaç duyar”. Tam olarak böyle olmayabilir ama bende kaldığı haliyle o kelam-ı kibar böyle. Bu kelamdan hem varlık telakkisi (ontoloji) çıkar hem de bilgi telakkisi (epistemoloji)… Ariflerin hürmet edilecek ve hayran olunacak birçok hususiyetleri var ama benim dikkatimin yoğunlaştığı vasıfları, …

YENİ ÜSTADLAR(!) VE ÜSLUP MESELESİ

YENİ ÜSTADLAR(!) VE ÜSLUP MESELESİ Yusuf Kaplan’ın Yeni Şafak’taki son birkaç yazısı ve Haki Demir’in sitedeki (fikirteknesi) “İslam Medeniyet Tasavvuru” başlıklı seri yazısı… Konumuz bu yazıların üslubu ve bu iki yazar. Bu yazıyı yazmak benim için zor çünkü her iki yazar da sevdiğim, takip ettiğim ve etkilendiğim fikir adamları. Bu sebeple yazıda “ayar” oluşturmak zor. …

FİKİR ADAMLARININ ŞAHSİYET ZAFİYETİ

FİKİR ADAMLARININ ŞAHSİYET ZAFİYETİ İnsan tabii haliyle zaten ilgi çekici bir varlık… Ferdi oluş süreçlerinde daha da ilgi çekici hususiyetler kazandığı vaka. Bazen güzel hususiyetler kazandığı gibi bazen de tahammül edilmez hastalıklara yakalanıyor. Gerçekten “idrak etmek”, insan faaliyetleri arasında en anlaşılmaz, en ilgi çeken, en hayret edilmesi gerekendir. Kainattaki varlıklar arasında da zaten idrak ufku, …

ALİ BULAÇ-1-UYUYAN GÜZEL

ALİ BULAÇ-1-UYUYAN GÜZEL Ali Bulaç enteresan bir kişilik. Bir şahsiyet terkibine sahip olamayan, sadece kişilik seviyesinde kalan bir adam… Derinleşemeyen fakat derin meselelere girmekten imtina etmeyen biri… Anlayışta derinleşemeyenlerin derin konuları kendi seviyelerine (yüzeye) çektikleri vaka… Bu durum psikolojik zarurettir. Bir insan, bir konuyu anladığı vehmiyle hareket ediyorsa, anlamadığı hususunda hiçbir tereddüt taşımıyorsa, o konuyu …

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-5-DÖRDÜNCÜ ŞAHSİYET ÇEŞİDİ SANATKAR

DÖRDÜNCÜ ŞAHSİYET ÇEŞİDİ SANATKAR (ayrı yazı yapıldı) Sanatkar, İslam İrfanında müstakil şahsiyet değildir. Şahsiyet terkiplerinde yer alan hacimli unsurlardan biridir. Üç şahsiyet çeşidinin her hangi birinin terkibinde bulunan kalın bir damardır. Sanat istidadı, zapt altına alınabilen, tahdit edilebilen, engel olunabilen bir kıymet ve kuvvet değil. En geniş ve derin hürriyeti talep eden, bunun peşinden giden, …

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-4-ÜÇ ŞAHSİYET TERKİBİ

Veli, alim, mütefekkir… Bunlar ana şahsiyet terkipleridir, bu üç şahsiyetin zevk-i selime bakan yüzü, dördüncü şahsiyet çeşidini (terkibini değil) gerçekleştirir, sanatkar… (Sanatkar bir sonraki yazının konusudur). * Veli, doğrudan hakikat ile meşguldür. Zaten tasavvuf, hakikat mektebidir. Veli şahsiyet, hakikat ve hakikatin de sahibi olan Allah ile meşgul olan zattır. Hakikat, eşyada değil insanın derunundadır, bu …

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-3-ÜÇ SÜTUN

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-3-ÜÇ SÜTUN Kalb-i Selim, Zevk-i Selim, Akl-ı Selim… Kalb-i Selim, tasavvuf mecrasının, Zevk-i Selim, sanat mecrasının, Akl-ı Selim ise ilim ve tefekkür mecralarının menzilidir. Bir cihetten menzili, başka bir cihetten ise kaynağıdır. Hem bu mecraların hedefi onlardır hem de bu mecraların kaynağı (merkezi) onlardır. * Kalb-i Selim sırça sarayın (tekkenin) işidir. Ağyar ile …

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-2-ÜÇ MECRA

İslam İrfanı iki mecra açmıştır. Tasavvuf ve ilim mecraları… Üçüncü mecra olan tefekkür (hikmet) mecrası yer yer yalpalamış, zaman zaman kesilmiş, yatağını mütemadi kılamamış en zayıf mecradır ki bu gün şiddetle ihtiyacımız olan bu mecranın açılması ve sulanması gerekiyor. İslam İrfanının açmış olduğu mecra üç tane değildir tabii ki, bunlar ana mecralardır. Bunların dışında sayısız …

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-1-UMUMİ BAKIŞ

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-1- UMUMİ BAKIŞ Medeniyet tasavvuru, tefekkür faaliyetinin ve hikmet mimarisinin en çaplı olanıdır. Derinlik boyutuyla meseleye bakıldığında tefekkür faaliyetinin müntehası tevhid, genişlik boyutuyla bakıldığında ufku medeniyettir. Tefekkür faaliyeti, varlık, insan, hayat bahislerinin hangisinden ve bunların herhangi birinin hangi cüz’ünden başlarsa başlasın, medeniyet çapına varamıyor, tevhide ulaşamıyorsa, İslam’ın ana mecralarına dökülmüyor, nihai havzaya vasıl …

YENİ YAZI SERİSİ, “İSLAM MEDENİYET TASAVVURU”

YENİ YAZI SERİSİ, “İSLAM MEDENİYET TASAVVURU” Yeni bir yazı serisine başlıyoruz. Bir müddettir yazıları “seri yazı” şeklinde yazıyorum. Bu şekilde yazmanın faydasını görüyorum, umarım okuyucular da faydalanıyordur. Seri yazı yazmak, ilgilendiğimiz konular hakkında kısa ve küçük fikir kırıntılarıyla meşgul olmaktan kurtarıyor. Her yazı serisi de kitap olmaya doğru gidiyor. Yeni bir yazı serisine başlamış olmamız, …

MEDENİYET TASAVVURU VE YUSUF KAPLAN

MEDENİYET TASAVVURU VE YUSUF KAPLAN İslam medeniyetinin yeniden inşa edilmesi lüzum ve ihtiyacı nedense Müslüman fikir ve ilim adamlarının fazla dikkatini çekmiyor. Tefekkür faaliyetini medeniyet çapında gerçekleştirmenin zorluğu açık… Varlık ve vakıaların en üst perdeden “terkip” edilmesini gerektiren medeniyet fikri, tabii ki “parça fikir” sahiplerinin altından kalkabileceği bir iş değil. En hacimli terkibi gerçekleştirebilmek için …

AKIL İNŞASINDA SORUMLULUK EĞİTİMİ-3-SORUMLULUK BENLİĞİ GELİŞTİRİR

AKIL İNŞASINDA SORUMLULUK EĞİTİMİ-3- SORUMLULUK BENLİĞİ GELİŞTİRİR Sorumluluk ben merkezinin gelişmesini hızlandırır. Ben merkezinin meydana çıkması ve merkezleşmesi için dış müdahaleye ihtiyaç yoktur mutlaka ama eğitim yoluyla yapılan müdahaleler, ben merkezinin gelişmesine katkıda bulunduğu gibi zararlı şekilde bünyeleşmesini de engelleyebilir. İnsanın doğal gelişme seyri içinde meydana gelmesi kaçınılmaz olan ben merkezi, sorumluluk vermekle hem belli …

AHLAK İDRAK AKIL

AHLAK İDRAK AKIL İnsan, anlamadan öğrenebilen, öğrenmekle “yapabilen” bir varlık. Yapabilme maharet ve kudreti anlama şartına bağlı olsaydı, insanlar, yürümeyi bile beceremez, nefes bile alamazdı. İnsanın en basit faaliyetlerinden olan yürümek, o kadar girift fizik denklemler ve dengelerle alakalıdır ki, muhtemelen birkaç bin kişinin dışında kimse yürüyemezdi. Anlamadan öğrenebilmek ve yapabilmek özelliği, Allah’ın insanlara bahşettiği …

AKIL İNŞASINDA SORUMLULUK EĞİTİMİ-2-SORUMLULUK BENLİĞİ KONTROL ALTINA ALIR

AKIL İNŞASINDA SORUMLULUK EĞİTİMİ-2- SORUMLULUK BENLİĞİ KONTROL ALTINA ALIR Sürekli emir alan çocuğun benliğinin ortaya çıkması yavaş olur. Gerçi benlik ortaya çıkmak için eğitime ihtiyaç duymaz. O zamanı geldiğinde, yani biyolojik yaş ilerledikçe, zihni evren bilgiyle doldukça kıpırdamaya başlar. Belli yaş aralıklarıyla da kendini göstererek ortaya çıkar. Benlik kendi kendine de ortaya çıkar çıkmasına da, …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-15-AÇIK TEŞKİLAT MODELİ

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-15- AÇIK TEŞKİLAT MODELİ Açık teşkilat modeli, legal-illegal tasnifi ile alakalı değildir. Tüm faaliyetlerini halka açık olarak yapacak, yönetim kurulu toplantılarını bile halkın izlemesine müsaade edecek bir teşkilat modelidir. Teşkilatların en büyük problemi, çift dilliliktir, yani çifte standartlılıktır. Hakikaten ülkemizdeki tüm teşkilatlar, devlet teşkilatları da dahil olmak üzere, bir kamuoyuna karşı kullandıkları dil …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-14-TEŞKİLATIN YENİDEN DOĞUŞ REZERVİ

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-14- TEŞKİLATIN YENİDEN DOĞUŞ REZERVİ Her teşkilat, öngördüğü veya öngörmediği saldırılara ve ağır kayıplara muhatap olabilir. Düşman saldırısı kadar tabii felaketler için de bu ihtimal varittir. Her nerden ve nasıl gelirse gelsin, belini kıracak, sıfıra yakın seviyeye kadar indirecek olan darbelere karşı bünyesinde, “yeniden doğuşun” tohumlarını taşımak zorundadır. Yeniden doğuş rezervi, bir teşkilatın …