Manzum Ve Mahzun- Nen Olayım Senin?

“Daha nen olayım isterdin? Onursuzunum senin…” Cemal Süreya Ben senin yüzünde gülücük olmak istiyorum sevgilim, o gülücüğün yüzüne kondurduğu gamze… Ben senin sevincine neden olmak istiyorum, efkârına çare… Ben senin gecene dolunay, gününe güneş, ömrüne ilk bahar olmak istiyorum sevgilim, sen kederlenme. Ben senin gönlüne pusula olmak istiyorum, cümlene özne… Ben seni sevdim güzelim, ben …

“MİLLET”TEN YANA MISINIZ, “ULUS”TAN YANA MI?

“Millet”ten Yana mısınız, “Ulus”tan Yana mı? Millet hüviyetinizi, pozitivizm ve şamanizm yüklü Türkçülüğü savunan, Türklüğü ırka indiren, “Müslümanlık semavî bir din değil, Arapların sosyolojik bir durumudur. Kur’ân, Muhammed’in talimatıdır…” diyen, İslâm tasavvufuna ve evliyaullaha ağır hakaret eden Nihal Atsız’ın fikirleriyle kavrıyorsanız, “millet” ten yana değil, “ulusal evrimci ırkçılık” tan yanasınız. Türklüğü ve milleti, Durkheim’in pozitivist …

SİYASETİN PATLAMASI

AK PARTİ, Türkiye ve dünyada “özelliği” olan bir zaman dilimi içinde kurulan ve iktidara gelen bir siyasi teşekküldür. Kuruluşu, zaman diliminin Türkiye’deki özelliğinden kaynaklanmasına rağmen dünyadaki özelliği konjonktürel bir rastgelişten ibarettir. Ancak dünyadaki konjonktürden, iktidara gelmesi ve iktidarda kalması için faydalandığı vakidir. Özelliği olan zaman diliminin Türkiye’deki yansıması, asırlar süren bir süreç sonunda; Üniversitelerinde bilim, …

AKIL İNŞASI-TATBİKAT

Bu eser akıl eğitiminin pratiğini göstermek için hazırlanmıştır. Uygulanabilir programlar yerine programlar oluşturabilmenin altyapısını izah etmeye dönüktür. Doğrudan uygulanabilir programlar hazırlamak gerektiği vakadır. Fakat doğrudan uygulanabilir programlardan önce program üretebilmenin altyapısını oluşturmak gerekmektedir. Bunun sebebi, akıl eğitiminin birkaç boyutunun olmasıdır. Evde yapılacak akıl eğitimi ile okulda yapılacak akıl eğitimi farklılıklar gösterebilmekte ve ebeveyn ile öğretmenin …

AKIL İNŞASI-NAZARİYAT-

Akıllı insanların yetişmesi konusunu önemsediğimiz açık. Fakat akıllı insanın nasıl bir insan olduğu sorusunun cevabını bilmediğimiz gibi nasıl yetişeceği konusunda da bir fikrimiz genellikle yoktur. Hayatın kahir ekseriyetini akılla yaşadığımızı bilmesek dahi hissederiz. Günlük hayatımızda “akıllı olmak” tabirinin farklı çeşitlerini sayısız defa kullanırız. Muhataplarımızı veya kendimizi akılsızlıkla defalarca suçlarız. Fakat aklın ne olduğunu ve nasıl …

DEĞİŞİM SÜREÇLERİNİN TABİATI-6-SİYASİ VE İÇTİMAİ DEĞİŞİM SÜREÇLERİ-2-

Siyasetin kanun yapma ve güç kullanma imkanı (iktidarı), cemiyeti şekillendirmenin zihni kaynaklarını harekete geçiriyor, iktidar sahipleri, ellerinde olan imkan ve vasıtalarla cemiyetin şekillendirilebileceğini zannediyor. İktidarın içtimai altyapısı da (iktidarı destekleyen halk da) siyasi alandan bunları yapmasını talep ediyor. Siyasi iktidarlar hem kendi kendine bakarken cemiyeti zorla da olsa şekillendirebileceklerini vehmediyor hem de kendinden taleplerin bu …

DEĞİŞİM SÜREÇLERİNİN TABİATI-5-SİYASİ VE İÇTİMAİ DEĞİŞİM SÜREÇLERİ-1-

DEĞİŞİM SÜREÇLERİNİN TABİATI-5-SİYASİ VE İÇTİMAİ DEĞİŞİM SÜREÇLERİ-1- Siyasi ve içtimai değişim, birbirini besler ve tamamlar ama birbirinden farklı tabiatlara sahiptir. Birbirini destekleme katsayıları yüksektir, birbirinden tamamen bağımsızlaşma imkanı yoktur, bunlara rağmen aynı süreçleri izlemez, aynı güzergahı takip etmez, aynı kaidelere tabii olmaz. Birbirine nüfuz etmiş halde bulunurlar, birbirini tetikler veya zapt ederler, süreçlerini birbirinden tefrik …

“KEMALİZM’İN GİRDİĞİ YERE” NELER GİRERMİŞ?

“Kemalizm’in Girdiği Yere” Neler Girermiş? “Dokuz subay hâdisesi” olarak darbeler tarihine geçen askerî örgütün başı olan Yarbay Faruk Güventürk, Altmış Darbesi’yle korgeneralliğe terfi ederek Genel Kurmay Harp Tarihi Başkanı olur. Kemalizm’i güçlendirmek ve “mürteci” dediği Müslüman milleti, “laik-ulus” kimliğinde Protestan bir İslâm anlayışıyla “değiştirmek” için 1968’de “Layiklik ve İslâm” (Nurettin Uycan Matbaası, 1968, Ankara) adlı …

ANADOLU KAYNIYOR

ANADOLU KAYNIYOR Anadolu’nun her şehrinde ümit verici gelişmeler oluyor, en önemlisi Anadolu artık İstanbul’a ümit bağlamaktan kurtuluyor, kendi meselesini kendisi çözmeye çalışıyor. Yıllarca İstanbul’a bakan, İstanbul’un ürettiği fikri tüketen, İstanbul tarafından da tüketici gözüyle görülen Anadolu’da öyle mayalanmalar oluyor ki, İstanbul’u fersahlarca geçmiş durumda. Kendine güvenmeye başlayan Anadolu, İstanbul’a onaylatmak yerine İstanbul’u hesaba çeken, yer …

ANADOLU ARAŞTIRMALARI

ANADOLU ARAŞTIRMALARI Anadolu kaynıyor… Her şehirde bir gayret, bir çalışma… Merkezler kuruluyor, dergiler, kitaplar yayınlanıyor, istişare meclisleri oluşturuluyor. Fikir kaynıyor, mayalanıyor, zuhur etmek için şartlarını ve imkanlarını oluşturmaya çalışıyor. Anadolu üzerinde çalışmalar yapmak şart. Tüm gözlerin İstanbul’a çevrildiği için Anadolu dikkatlerden uzak kalıyor. Oysa Anadolu’da mayalanan fikir ve hazırlıkları süren hamle, İstanbul’u geçti, muhtemelen de …

HACİMLİ AKIL

İnsan hem fikri ve hem de bedeni bir organizma olduğu için yaşadığı veya yaşayacağı her hadise organizmada bir takım etkiler ve değişimler meydana getirebilir. İnsandaki etkileniş, makine gibi lokal nitelikler taşımaz. İnsanın dış dünyadan aldığı bir etki zekâsından aklına, şuurundan vicdanına, hafızasından duygusuna, idrakinden ahlakına, hayat tarzından hayat alanına, dünyayı kavrayışından insan anlayışına kadar tüm …

GÜÇLÜ AKIL

Güçlü bir akıl ile zayıf bir akıl arasında ne fark vardır? Ya da güçlü akıl ne demektir? Aklın güçlüsü veya zayıfı var mıdır? Veya akıl güçlendirilebilir mi? Akıl teşekkül ettiği için (sonradan meydana geldiği için) güçlü veya zayıf akıl vardır ve aklın bünyesinin güçlendirilmesi mümkündür. Zekâ potansiyel olarak mevcuttur ve ne azalır (zayıflar) ne de …

DEĞİŞİM SÜREÇLERİNİN TABİATI-4-MÜSLÜMAN ŞAHSİYETİN ZİHİN HARİTASI

DEĞİŞİM SÜREÇLERİNİN TABİATI-4-MÜSLÜMAN ŞAHSİYETİN ZİHİN HARİTASI Her şeyin kesintisiz şekilde değiştiği hayat ve dünyada, Müslümanların zihin haritası ve akıl bünyesi nasıl olmalıdır? Müslümanların “sabitleri” var, çünkü imanları var, Allah Azze ve Celle’nin hitabı var, Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin beyan ve tatbikatı var. Bir taraftan hakikat bu dünyaya tenezzül etmiş diğer taraftan aşağıların aşağısı olan …

DEĞİŞİM SÜREÇLERİNİN TABİATI-3-DEĞİŞİM KARŞISINDA İNSAN ZİHNİ-2-

Akıl herhangi bir konuda fikir üretir veya ürettiğini zanneder veya bir düşünce havzasından (cemaat, gurup ila ahir) ödünç alırsa, orada sabit zihni alanlar üretmeye başlar. Zihni evrenin giriftliği meseleyi sadece akli sınırlar içinde tutmaz, nefsi, duyguları da karıştırırsa, sağlam zihni sabitler (fikr-i sabitler) oluşmaya başlar. Akıl, çok zaman istikrar ile inadı, istikamet ile yobazlığı, iman …

TALİM ve TERBİYE SÜREÇLERİ (RUHİ-AKLİ SÜREÇLER)

İnsan telakkisi her meselede karşımıza çıkan, her meseleyi temellendirmek için ihtiyaç duyduğumuz ana mevzudur. İslam maarif anlayışı ise doğrudan insan telakkisi ile alakalı bir alan olup, sıhhatli ve muhkem bir insan tahlilini şart kılar. Bu meyanda mevzumuz hala “insan”dır. İslam maarif nizamının talim ve terbiye süreçlerinde, insan bahsi doğrudan tedrisatın mevzuu olarak insandır. Tedrisatın hedeflerine …

Manzum ve Mahzun- Şimdi Sen Olsan…

Şimdi sen olsan! Kor aleve, kır çiçeğine dönerdi içimdeki buz-ayaz. Yoksun kelimesizim. Sazımın teli kırık, gönlümün dili buruk. Her saat başında içimde öten o ses: Ayrılık, ah ayrılık, ayrılık… Şimdi sen olsan! Gök açılsa, yıldızlar hârelense, ben sonsuz bir şubata boyun bükmesem. Oyunsuz kalmış bir çocuk gibi içlenmesem, şarkılar seni söylemese… Sen şarkılar söylesen. Sen …

DEĞİŞİM SÜREÇLERİNİN TABİATI-2-DEĞİŞİM KARŞISINDA İNSAN ZİHNİ-1-

DEĞİŞİM SÜREÇLERİNİN TABİATI-2-DEĞİŞİM KARŞISINDA İNSAN ZİHNİ Gerçek, varlık ve vakıaların, yüksek hızdaki deveran süreçlerinin “tek anlık” tezahürleridir. Gerçek, varlık ve vakıaların bizzat kendisi değil, onların tertip, teşkil ve terkip halleridir. Tertip, teşkil ve terkip halleri ise sabit değildir zira deveran hızla devam etmekte, akış durdurulamamakta, “sübut” sağlanamamaktadır. İnsan ufku, varlık ve vakıaları “hayat” isimli havzada …

HAYATA KARŞI İSLAMİ MUKAVEMET

Geçmişte yaşadığımız hadiseler peşimizi bırakmaz. Sürekli veya kesintili olarak zihnimize hücum ederler ve düşüncelerimizi etkilerler. Halen yaşamakta olduğumuz hadiseler zihni organizasyonumuzu ve düşünce faaliyetlerimizi belirler ve etkilerinden kurtulmak kabil olmaz. Tüm bunlarla beraber geleceğe dair hayallerimiz, ümitlerimiz ve hedeflerimizde zihnimiz baskı yapmaktadır. Ruhi dünyamız ve zihni yapımız geçmişte yaşayıp bitirdiğimiz hadiselerden kurtulamamakta, gelecekte yaşamayı ümit …

MUKAVEMETİN RUHİ KAYNAKLARI

İnsanın hayata karşı mukavemet edebilmesi için mukavemet merkezlerini bilmesi, tanıması ve kullanma maharetini kazanması gerekiyor. Mukavemet merkezlerinin mahiyetini, hacmini, kaynaklarını ve sınırlarını bilmeden onlardan faydalanmak mümkün olmayacaktır.   İnsan küçük bir hadise karşısında dahi bir anda tüm enerjisini kaybetmiş gibi çöküp kalabilmektedir. Oysa devasa problemlerle mücadele edebilmekte ve destansı mukavemet misallerini gerçekleştirebilmektedir. Kendini solladı diye …

DEĞİŞİM SÜREÇLERİNİN TABİATI-1-GİRİŞ

DEĞİŞİM SÜREÇLERİNİN TABİATI-1- GİRİŞ Değişim süreçleri aklın zorlandığı, patinaj yaptığı bir konudur, meselenin tabiatı girift olduğu için net ve sabit denklemler, şablonlar, formüller üretilemiyor. İlla bazı denklemler kullanılacaksa, çok sayıda ve çeşitte denklem kullanma ihtiyacı var. Zaten hayatın tabiatı kafi derecede girift, değişim süreçleri ise hayatın akışındaki fevkalade hallerdendir, daha da girift olması beklenmelidir. Değişim …