AKL-I SELİMİN TEŞEKKÜLÜ-1-TAKDİM

TAKDİM İslam’ın mana yekununu içine dökeceğimiz “insan hacmi” yani şahsiyet yani İslam’ın talep ettiği insan numunesi, “kalb-i selim”, “zevk-i selim” ve “akl-ı selim” ile inşa edilmiştir, edilmelidir. İslam, tabii ki insanın bünyesine nüfuz ederken, bunların gerçekleşmiş olmasını ön şart olarak kabul etmez, İslam, insanı bulduğu gibi muhatap alır. Bulduğu gibi muhatap alır ama asla bulduğu …

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-10-SAHABE-İ KİRAM-2-

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-10-SAHABE-İ KİRAM-2- Sahabe-i Kiram, İslam’ın kendi üzerinde tatbik edildiği içtimai kadrodur. Hakikatin (saf tatbikatın) faili ve mefulü halinde tatbikatın mevzuu olan birinci nesildir. Hem kendisine tatbik edilen hem de kendisinin tatbik ettiği hakikat, Sahabe-i Kiram ile içtimai havzasını oluşturmuş, Risalet’in merkezde bulunduğu müddetçe saf tatbikatı bünyesinde gerçekleştirmiş kutlu insan cemiyetidir. Sahabe-i Kiram olmasaydı …

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-9-SAHABE-İ KİRAM-1-

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-9-SAHABE-İ KİRAM-1- Din, tatbikatıyla birlikte dindir, İslam, tatbikatıyla tamamlamıştır. Risalet tatbikatı (Sünnet-i Seniyye) dinin kendisidir, dine ait mevzulardandır. İslam, tatbikatıyla kendini gösterdiği gibi, tatbikatını da kendinden saymıştır. Risalet tatbikatı, dinin inşai kaynağıdır. Bu sebepledir ki Sahabe-i Kiram, Risalet’in içtimai tecelligahıdır. Sahabe-i Kiram, Risalet’in cüzü değildir muhakkak ama Risalet tatbikatının içtimai imkan alanıdır. Ferdi …

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-8-ASR-I SAADET-5-

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-8-ASR-I SAADET-5- İslam sadece nazari beyanlardan ibaret değil, vahiy, kitap (toplam) olarak bir şahsa veya yere indirilmiş ve insanlara oradan alıp tatbik etmeleri istenmiş bir metin değil. Din, defaten de beyan buyurulmuş değil, tedrici şekilde inşa edilmiştir. Asr-ı Saadet 63 yıldır, ilk kırk yılı Risalet inşası, ikinci 23 yılı da din inşası devridir. …

TADİLAT-I SİMA YAPTIRAN AYDINLAR

Tadilât-ı Sîma Yaptıran Aydınlar Türkiye’de “İnkılâpçı” Cumhuriyet’ten bu yana hacâletin ve yozlaşmanın temsilcileri hep sanatçılar ve aydınlar olmuştur. “Bana aydınını göster sana ülkenizin nasıl olduğunu söyleyeyim”, “bana aydınını târif et sana toplumunuzun geleceğini anlatayım” gibi aforizmaları bu mânada anlamak gerek. Nine yaşına gelmiş âhir ömründe sîmasında utanmadan bir dizi tadilât yaptıran, yani yüzünü gerdiren, yüzündeki …

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-7-ASR-I SAADET-4-

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-7-ASR-I SAADET-4- Asr-ı Saadet “saf mana” devridir, saf mananın tatbikatı da saftır. Asr-ı Saadet, hakikatin bizzat tatbikatıdır. Hakikati saf haliyle temsil kudreti, sadece Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimize ihsan edilmiştir, Sahabe-i Kirama ise hakikatin bizzat tatbikatının üzerlerinde gerçekleştirilmesi şeklinde intikal etmiştir. Sahabe-i Kiram, hakikatin saf haliyle ve Risalet eliyle, üzerlerinde tatbik edildiği cemiyet …

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-6-ASR-I SAADET-3-

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-6-ASR-I SAADET-3- Saf mananın anlaşılması saf idraktir. Saf idrak, ruhi idraktir. Saf mananın saf haliyle anlaşılması, anlaşılması için başka hiçbir şeye ihtiyaç duyulmaması, ancak ve ancak Risalet tedrisatı ile kabildir. Müderrisi Risalet olmayan hiçbir tedrisatta, talebinin istidaları ne kadar keskin, zekası ne kadar yüksek olursa olsun, saf mana saf haliyle idrak edilemez. Bunun …

GİDELİM, MÜSAADE GEREKMEZ

GİDELİM, MÜSAADE GEREKMEZ Yürek rutubet aldı, feleğin mühleti doldu Geçti şarap mevsimi, parklar tenha değil. Ben dağlara yanmıştım, Musa ırmaklara vuruldu Bu şarkılara içilir mi Musa, bu çalan bizim hava değil. Şimdi kentler, kamusal alanlarında üşüyor Musa, dünyanın çözülen büyüsüne dipnot düşüyor. Biz çarpıp çıkalım kentin kapılarını Gemileri limanlarında bu şehrin, kim yakarsa yaksın. Sen …

BATININ ZİHİNLERİ İŞGALİ VE SURİYE MİSALİ

BATININ ZİHİNLERİ İŞGALİ VE SURİYE MİSALİ Batı geriliyor ve çöküyor ama tabii ki hala çok güçlü. Doğu kalkınıyor, yükseliyor, gelişiyor ama hala batı kadar güçlü değil. Bu durum, yirmi yaşında, beden gücünün zirvesinde ama akıl gücünün daha başındaki delikanlı ile altmış yaşında, zinde ihtiyarlığın sonuna yaklaşmış birinin mücadelesine benziyor. Delikanlı gelişiyor, serpiliyor, güçleniyor, ihtiyar ise …

DİL KAPISI’NDAN GURBETE GİDEN ŞAİRİMLE HASBIHAL

Dil Kapısı’ndan Gurbete Giden Şairimle Hasbıhal Hasbıhâlime şöyle başlarım: Derûnumun şairinden bir kelimecik dahi dil yâresi görmedim bugüne kadar. Batı gurbetine çıkarken azığına azık katmadım şairimin, yüreğindeki azığı kâfidir diye. Gurbete çıkacağı söylendiğinde, dilimin bilicisi şairimi mezara götürüyorlarmış gibi yüreğim daraldı. Zayıflık alâmeti göstermek, ehl-i dilden değildir sözü aklıma geldi ve şu talihsiz ifadeyi kullandım: …

ÇOCUK EY ÇOCUK

Çocuk Ey Çocuk Ay yansıyacak bir alem arıyor Gümüş alnını aya sunsana çocuk. Ay gümüş sofralarda çocukları ağırlıyor Bizim yüzümüz eskidi, ay ihtiyarlıyor. Ay öpüyor seni yanaklarından Aya bir kez dokunsana çocuk. Sen bir paratonersin, bilmezsin Kötülüğü nasıl izâle ettiğini. Sen bir fenersin ıssız koylarda Uzak ilhamlardan yüreğime Bir görünür bir sönersin. Sen bir gümüş …

TÜRKİYE’NİN SURİYE’DE YENİ SİYASET ARAYIŞI

TÜRKİYE’NİN SURİYE’DE YENİ SİYASETİ ARAYIŞI Mısır seçimleri yapılıp neticeler netleşene kadar batının Arap isyanına karşı stratejisinin temel esasları şunlardı; diktatörlükler tabii ömrünü doldurmuştu, halk patlamış ve isyan başlamıştı, istedikleri her şeyi yaptırdıkları Mısır devlet başkanı ile Tunus devlet başkanının feda edilebileceğini ve yeniden organize olacak batılı güçlerle (batının yerli misyonlarıyla-işbirlikçileriyle) bölgeyi yeniden idare etme imkanını …

KELİMELERLE YÜRÜMEK

KELİMELERLE YÜRÜMEK Sana kelimeler sunmak isterdim Sözden sükûttan öte, lâl. Sana götürmeseydi kelimelere küserdim Kelimeler ki soramaz hâl üzre suâl. Turna kanatları, karanfil yaprağı üzre Serin selviler. Mezar toprağı üzre Güvercin bakışları, yürek sunağı üzre Melâlime bigâne, kelimeler ki kıyl-ü kaal

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-5-ASR-I SAADET-2-

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-5-ASR-I SAADET-2- Tüm sırlar Asr-ı Saadette mahfuz. Saf mana devri doğru ve derinliğine anlaşılmalıdır. Saf mananın insana nakli ile hayat ve eşyaya tatbiki meselesi, hususiyet arzeden bir mevzudur. Saf mananın sadece okunarak insana intikal edeceği zannı, pozitivist bir anlayıştır. Kur’an-ı Kerim, bir felsefe veya edebiyat veya herhangi bir metin olmadığına göre, onları anlamak …

AÇIKTA

AÇIKTA Yerli yerinde her şey, yersiz olan benim. Maskelerim anlamlarını bir bir yitirdi Son maskemi çıkarmada mütereddidim Huzurunuzda yüzsüz kalabilirim belki Bütün görüntülerini kaydet zira Bu simülatik yaşam az sonra resetlenecek Bir büyülü gizemi yoksa kim çeker pazara Aşka dair ve aşkın ne varsa denetlenecek

BÜYÜK DOĞU PLATFORMU-2-NAKİBÜ’L EŞRAF TEŞKİLATI-1-

BÜYÜK DOĞU PLATFORMU-2-NAKİBÜ’L EŞRAF TEŞKİLATI-1- Büyük Doğu Platformunda (www.buyukdoguplatformu.com sitesinde), İslam Devlet Teşkilatı kurulurken, en dikkat çekici müessese olarak Nakibü’l Eşraf görünüyor. Ehl-i Beyt muhabbeti, tabii olarak dikkati celbediyor, kendinde topluyor ve başka şey görmeye mani oluyor. Nakibü’l Eşraf teşkilatı, bilindiği üzere “Ehl-i Beyt” teşkilatıdır, Hamza beyin de ifade ettiği gibi tarihi süreç içinde zirveye …

NEFES

NEFES -Ali Yurtgezen Hocama hürmetle- “Merhamet et her şeye agâhım Ali Var mı senden başka söyle, ilticâgâhım Ali” Neyzen Tevfik Ehli hâl değilim, esrârı kapalı semânın Esmâya muhatap âdem olamadım Ali. Pür kusurum hem pişman, şâkisiyim daru’l emânın Dünyaya yüzüstü düşmüşüm, doğrulamadım Ali. Bunca yıl kapındayım, yine ağyârım Ali Nâçârım, eşiğinden geçmedi âhu zârım Ali …

BİR MÜNZEVİNİN HATIRALARI

Bir Münzevinin Hâtıraları Ey azizan! Fakir, bir şehir münzevisi olarak sade bir hayat süren gariban bir tekaüttür. Dostlarından başka kimsesi olmayan bir mahzundur. Dolayısıyla kültür faaliyetleri dışında “kamusal çevre”, çarşı ve mekânlarla bir münasebeti yoktur. Onun içindir ki haftalık anlatacak hâtırası pek olmaz. Dostları haftalık hâtıralarını aşk ve şevk ile anlatırken mahcup mahcup bakar. Fakir …

MEDET YA SAHİBEL EMAN

Medet Ya Sâhibel Emân / İsmail Göktürk (Aczî) Resûlü sakaleynsin, sultânı enbiyâsın Ümmetin nûr-u ayn-ı, kâinâta ziyâsın Raûfur rahîm dedi vasfında seni Mevlâ Âlemlere rahmetsin, dü-cihanda ulyâsın Sensin risâlet-penah, vesile-i hidâyet Ağûş-u şefkatinde, rûz-i mahşer selâmet Salât-ı selâmınla mâkes bulur her duâ Emînsin, emânına son nefesler emânet Sidre-i müntehâda mihmân, cemâle mazhar Hakkın rahmetini sen …

ANADOLU ARAŞTIRMALARI-BÜYÜK DOĞU PLATFORMU-1-

ANADOLU ARAŞTIRMALARI-BÜYÜK DOĞU PLATFORMU-1- Konumuz yeni bir internet sitesi, ismi, www.buyukdoguplatformu.com… Haberdar olmamız, bizim sitedeki (www.fikirteknesi.com) Necip Fazıl ve Büyük Doğu yazılarını yayınlama izni istemeleri sebebiyle oldu. Haki beyin muvafakatiyle ilgili yazılarımızı yayınladılar. Konu Büyük Doğu olunca dikkat ve ciddiyetle takip ederiz. Ülkemizde bir alışkanlık var, piyasa edinmeye başlayan, dikkat ve ilgi çeken her şey …