Aylık arşivler: Nisan 2015

KONFERANS TAKVİMİ

Yazarımız Haki Demir’in Mayıs ayında iki adet konferansı ve iki adet panel iştiraki var.

1-BÜYÜK DOĞU’DA MEDENİYET TASAVVURU

Şehir: Malatya
Mekan: Malatya Kongre ve Kültür merkezi, MALATYA
Tarih: 08.05.2015
Saat : 20.00
Ev sahibi: Büyük Doğu Ocakları

2-İSLAM MEDENİYET TASAVVURU

Şehir : Malatya
Tarih : 09.05.2015
Ev sahibi: Bilsam

3-KÜLTÜREL DEĞİŞİM-PANEL-

Konuşmacılar:
1-Haki Demir
2-Ümit Aktaş
3-Ahmet Mercan
4-Mustafa Yıldız

Şehir: Malatya
Tarih: 10.05.2015
Mekan: Kongre ve kültür merkezi, Kemal Sunal salonu
Saat: 20.00

4-YAŞAYAN NECİP FAZIL, ŞAHLANAN BÜYÜK DOĞU

Konuşmacılar:
1-Mustafa Yazgan
2-Haki Demir

Şehir: Elazığ
Mekan: Mustafa Temizel konferans salonu
Tarih: 14.05.2015
Saat: 17.30
Ev sahibi: MTTB Elazığ şubesi ve Üniversitedeki “Necip Fikir ve sanat öğrenci topluluğu” işbirliği

HAŞHAŞİLERİN YENİ HAMLESİ VE YANLIŞ DEĞERLENDİRMELER

HAŞHAŞİLERİN YENİ HAMLESİ VE YANLIŞ DEĞERLENDİRMELER

Haşhaşilerin “tahliye operasyonu” birkaç gündür gündemi işgal etti. Neydi yaptıkları, nasıl yapmışlardı, neleri hedeflemişlerdi, neler gerçekleşti? Bu soruların cevaplarını arayalım.
Son yapılan kanuni değişikliklerle Sulh Ceza Hakimlikleri ihdas edilmiş, soruşturma sürecinde (dava açılana kadar ki süreç) tutuklama ve tahliye işlemleri bu hakimliklerin yetkisine verilmişti. Sulh Ceza Hakimlikleri, mahkeme değildi ve bu sebeple “üst mahkemeleri” yoktu, görevleri de münhasıran soruşturma sürecindeki tutukluluk ve tahliye gibi benzeri hukuki işlemlerden ibaretti. Paralel ihanet örgütü, Sulh Ceza Hakimliklerinde haşhaşi hakim ve savcı bulamayınca, İstanbul’daki on civarındaki hakimlikler hakkında, Asliye Ceza Mahkemesine “Redd-i Hakim” talebinde bulundular. Redd-i hakim talebinde bulunabilecekleri mercii, hangi Sulh Ceza Hakimliğiyle ilgiliyse, başka bir Sulh Ceza Hakimliğidir. Asliye Ceza Mahkemesi, Sulh Ceza Hakimliğinin “üst mercii” değildir.
Paralel ihanet örgütü, Sulh Ceza Hakimliklerinin yeni olması, yeni olduğu için muhakeme hukuku içindeki yerinin tam anlaşılmamış olması sebebiyle, “üst mercii” iddiasıyla Asliye Ceza Mahkemesine müracaat etti. Örgüt üyelerinden hakimlerin nöbetlerine denk getirerek redd-i hakim talebinin kabulüne ve başka bir mahkeme tarafından da tahliyesine karar verdirdi.
HAŞHAŞİLERİN YENİ HAMLESİ VE YANLIŞ DEĞERLENDİRMELER yazısına devam et

Altı Ok Muhibbi Bir Zındık: Domuzsever Abdullah Cevdet

Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet

Evveli İttihatçı, azılı bir Sultan Abdühamid düşmanı Jöntürk, ardından Kürt Teali ve İngiliz Muhibler Cemiyeti kurucusu, sonra biyolojik materyalizmden darvinizme, Avrupalılaşmaktan ateizme kadar her şenî ve zararlı düşüncelerin neşir odağı olan İctihad Mecmuası’nın sahibi, nihayetinde Chp’li Kemalist Cumhuriyetin yandaşlığında karar kılan bir İslâm düşmanı…

KÜRTÇÜ, İNGİLİZCİ, MATERYALİST, M. KEMALCİ VE CHP’Lİ

Deistlikten materyalistliğe, lâ-dinîlikten zındıklığa kadar menfi vasıfları olan bu kişi Millî Mücadele’ye katılmadığı gibi, İstanbul’da Kürtçülük ve İngiliz ajanlığı yapar. Cumhuriyetin ilânından sonra ise şedid bir M. Kemal muhibbi olup çıkar. Düşünmek gerekir ki bunun sebebi Millî Mücadele’de hilafetçi siyaset güden M. Kemal’in Cumhuriyetin ilânı sonrasında Batılı-pozitivist inkılâpları başlatması olmasıydı.

“BUGÜNÜN PEYGAMBERİ M. KEMAL’DİR…”
Altı Ok Muhibbi Bir Zındık: Domuzsever Abdullah Cevdet yazısına devam et

TERKİP VE İNŞA DERGİSİ İKİNCİ SAYI FİHRİSTİ

Takdim Editör
Medeniyet-i Sahiha Ali Yurtgezen
İslam Medeniyet Tasavvuru Haki Demir
Medeniyetimize kasteden medeniyetsiz cumhuriyet Ahmet Doğan İlbey
Medeniyet tasavvuru veya büyük terkip İbrahim Sancak
Medeniyet tasavvurunda üç sütun Nurettin Saraylı
Medeniyet tasavvurunda üç mecra Ebubekir Sıddık Karataş
Medeniyet tasavvurunda üç şahsiyet Alihan Haydar
Medeniyet tasavvurunun mana mimarisi Hamza Kahraman
Medeniyet tasavvuru için ıstılah haritası Abdullah Tatlı
Tarih ütopya ve yedi kurucu kavram Atilla Fikri Ergun
Tek dişi kalmış medeniyete karşı
takma dişli medeniyet hamleleri Ayhan Eralp
Medeniyet tasavvurunun lisan havzası mayınlı Metin Acıpayam
Medeniyet tasavvurunda müktesebatın tedvini Osman Gazneli
Medeniyet tasavvurunda ilimlerin tasnifi Ahmet Kamil Tuncer
İlimlerin tasnifi ve terkip ilimleri Ramazan Kartal
Medeniyet tasavvuru için medeniyet akademisi Faruk Adil
Söze başlarken… Mehmet Can
Medeniyet tasavvurumuz ve üç esas A. Bülent Civan
İslam medeniyeti-batı uygarlığı Kaan Yiyen
Medeniyet sempozyumu çağrısı Mustafa Karaşahin
Medeniyet sempozyumu mevzu haritası

“DİNİ” MANASINA GELEN “MİLLİ” KAVRAMI NELERİ HAİZDİR

“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir

“Millî” kelimesi, İslâm’a, şeriata, dine, yani millete âit, milletle alâkalı, millete mensup demektir. “Ehl-i sünnet mezhebinden olanlara millîler” denir. Millet, İslâm mânasına geldiği için millî kavramı da İslâm’a, şeriata ait olan demektir. Kavmî ve “ulusal” mânada kullanılması yanlıştır. Her şey İslâm’a nisbetle, İslâm’ı mündemiç olmakla, İslâmî eksende bulunmakla ancak “millî” olmak vasfını taşıyabilir. Yalnızca İslâm’a yaslanmış olanlar millîdir.

Millî olmanın şartı, kavramın İslâmî ve şeriata ait olan hususiyetini taşımaktır. Bu mânayı taşımayan hiçbir kuruluş, düşünce, edebiyat, sanat ve kültürel unsurlar millî olma vasfına sahip değildir.

DEVLETÇE MİLLÎ ADINI ALAN HİÇBİR ŞEY “MİLLİ” DEĞİLDİR
“DİNİ” MANASINA GELEN “MİLLİ” KAVRAMI NELERİ HAİZDİR yazısına devam et

TERKİP VE İNŞA DERGİSİ İKİNCİ SAYISI POSTAYA VERİLDİ

Terkip ve inşa dergisi ikinci sayısı basıldı, postaya verildi. Postahanenin çalışması yavaş olduğu için erken basıp postaya verdik. Mayıs ayının birinci haftasında inşallah okuyucularımızın eline geçer.

Bize adresini bildirmiş ve dergi istemiş olanlar, Mayıs ayının ilk haftasında ulaşmaması halinde haberdar ederlerse ilgileniriz.

Üçüncü sayıdan itibaren abone olan okuyucularımıza gönderilecektir, dergiyi takip etmek isteyen okuyucularımızın abone olması gerekmektedir.

Abone bedeli;
Yıllık : 80.00 TL
Altı aylık: 40 TL

Abone olmak için;

Genel yayın müdürü Metin Acıpayam’ın hesap numarasına ücreti yatırması ve mail adresine bilgi vermesi gerekmektedir
Hesap numarası
PTT K.Maraş şubesi -11093404-

DOSTANE FİSKELER

Dostâne Fiskeler
Refikimiz bir gazetenin bildik bir yazarının geçen hafta yazdığı bir yazısında kendisi nâmına üzüldüğümüz bir hayli problemli görüş ve tesbitler vardı.
Meselâ, “Üç Tarz-ı Si¬ya¬set bir tür¬lü ev¬ren¬sel-ci¬han¬şü¬mul bir dü¬şün¬me tar¬zı-na bir fel¬se¬fe¬ye ulaş¬tı¬rıl¬ma¬mış” ifadesi son derece problemli.

12 Eylül öncesinin Nizam-ı Alem dergisini çıkaran kadronun içinde olan bir yazarın Türkiye’de bu saatten sonra Yusuf Akçura’nın “Üç Tarzı Siyaset” ni yazıp anlatması hayra alâmet değildir.
DOSTANE FİSKELER yazısına devam et

KONFERANSLARIMIZ

KONFERANSLARIMIZ

Mayıs ayı içinde Malatya’da iki tane konferansımız var, konferansta konuşmacımız, TERKİP VE İNŞA dergisi sahibi Haki DEMİR…

1-Büyük Doğu Fikir Ocakları tarafından tertip edilen konferans;

MEVZUU: Büyük Doğu’da medeniyet tasavvuru
TARİH: 08.05.2015, Saat: 20.00
MEKAN: Malatya kongre ve kültür merkezi

2-BİLSAM tarafından tertip edilen konferans;

MEVZUU: İslam medeniyet tasavvuru
TARİH: 09.05.2015

EFENDİMİZ ALEYHİSSELATÜVESSELAM’IN ŞEHRİ MEDİNE

Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine

Medine’yi özlüyorum, içinde Efendimiz’in ruhaniyeti olan. Medine’nin yollarında çiçeklenmeye gidiyorum. Ali Hocam’ın ifadesiyle “Hâlim vaktim yerinde mi öğrenmeye gidiyorum.”

Efendimiz’in mübarek ayaklarının bastığı Aîr (Ayr) Dağı’ndan geçip giriyorum Medine’ye. Dilimde âyetel kürsî, vecdle okuyorum yüreğimden ter boşanarak.
Medeniyetimizin menbaı, ilk darülislâm’ı Medine’nin semâlarına bir akça bulut gibi konuyorum.

Sonra Medine’nin kırkikindi yağmurları altında Efendimiz’in hicretine katılan kutlu bir köle olarak ıslanıyorum. Efendimiz’in şereflendirdiği kutlu Hicret gününde dahil oluyorum Medine’nin huzuru yaşatan hayatına. Kalbim Medine’de Efendimiz Âleyhissalâtü vesselâm ile şimdi.
EFENDİMİZ ALEYHİSSELATÜVESSELAM’IN ŞEHRİ MEDİNE yazısına devam et

EFENDİMİZ ALEYHİSSELATÜ VESSELAM DOĞDUĞUNDA

Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
(İçimde cevelan eden âciz kelimelerle kutlu doğumu kaleme almak cüretimi, Efendimiz s.a. v.’ın iltifatına nail olan “Kasîde-i Bürde” nin şairi Ka’b bin Züheyr, “Su Kasidesi”nin şairi Fuzûlî, “Mevlid”in şairi Süleyman Çelebi, “Müseddes-i Mütekerrir”in şairi Şeyh Gâlib üstadlar bağışlasınlar)
—————–
Bir kutlu sancı dolaşır Âmine Hatun’un evinde. Âmine Hatun alıp sancılarını saçar bir göğe, bir toprağa. Rüyasına yatar da bekler muştucusunu. Bir doğumun müjdesiyle uyanır nurlu bir şafakta. Dilinde dualar mukaddes bir ateş olarak yürür damarlarına.
EFENDİMİZ ALEYHİSSELATÜ VESSELAM DOĞDUĞUNDA yazısına devam et

DÜŞÜNCE TARİHİMİZDE YENİLİK ARAYIŞI – 4

Ey bir emre hazırlanan simsiyah gecede
Karanlığı emip emip de gebe kalan
Ey her depremden sonra biraz daha doğrulan
Herkesin
Veba girmiş bir şehrin hem halkı
Hem seyircisi olduğu bir günde
Ey düştüğü yerden kalkmaya hazırlanan ülke.

Her damlası bir zafer müjdecisi
Bir posta eri gibi
Yağmur yüzümüze değince
Çıkacağız yola.
DÜŞÜNCE TARİHİMİZDE YENİLİK ARAYIŞI – 4 yazısına devam et

İSLAM MEDENİYET ANLAYIŞI ÜSTÜNE FİKİR TALİMİ YAPMAK

İslâm medeniyet anlayışı üstüne fikir tâlimi yapmak

Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadar bu ülkede medeniyet kavramında üç anlayış çatışma hâlindedir. İlki İslâm’da medeniyet vardır; ikincisi İslâm’da medeniyet yoktur, üçüncüsü Batı medeniyeti ile sentez şart diyenler.

“Medeniyet, eşya- teknoloji üretimi değil, toplumun kurumsal dindarlığıdır. İslâm’ın toplumsallaşmasıdır” şeklinde târif edenler var. Bu târifin karşısında “Müslümanlar, Batı yapmadan önce Batı’nın ürettiği tekniği icat etmeli” diyenler var.

Sözün başında belirtelim ki Kur’ânî mânada tek medeniyet İslâm medeniyetidir. İslâm dışı sosyal organizasyonlara, Batı’dan mülhem seküler ve teknik gelişmelere medeniyet denemez. Kur’an ve sünnete tâbi olmakla meydana gelmiş toplum yahut milletin dünyayı İslâmca şekillendirmesidir medeniyet. İslâm medeniyetinin varlığı ancak Müslüman toplumun varlığı ile kaimdir. Dolayısıyla bir beldede Müslüman bir toplum ahkâmı yaşamak için ortaya çıkmazsa medeniyet oluşmaz. Ahkâmı yürümeyen Müslümanların varlığı medeniyet oluşumu için yeterli değildir. Bundandır ki Mekke’de Müslümanların varlığı medeniyet meydana getirmemiştir. Medeniyet, İslâm ahkâmını yaşamak için Medine’ye hicret eden Müslümanlarca oluşturulmuştur. Medeniyetin, laik Türkçülerin anladığı gibi “sentez” olmadığını da belirtelim.
İSLAM MEDENİYET ANLAYIŞI ÜSTÜNE FİKİR TALİMİ YAPMAK yazısına devam et

Nihal Atsız’ın Ruh Adam’ı Türk’ün inancını ifsad ediyor

Nihal Atsız’ın Ruh Adam’ı Türk’ün inancını ifsad ediyor

(Evvel emirde belirteyim ki gayem, hadiümü’l harameyn olan ve İslâmlaşınca millet olmak vasfını kazanan Türklerin idrakini bir asırdır ve hâlen karıştıran laik Türkçülüğün ârızalarını göstermek. Bu mevzudaki yazılarımızda dinimizce telin edilen kavmiyetçilik asla olmadığı gibi, Türklük hüviyetine karşı bir anlayışımız da söz konusu olamaz. Aksine, mensubu olmaktan şeref duyduğumuz hilafet sahipliği yapan Türklerin bâtıl, yâni İslâm dışı tesbit ve târiflerden, ideoloji ve fikirlerden arındırılması çabası taşımaktadır)

Kaynağı doğrudan doğruya İslâm zeminine istinat etmeyen, sentez ve laik karakterli oluşu sebebiyle problemli bir kavram olan “Türk milliyetçiliği” ve “Türkçülük” etrafında toplanan en az iki kuşağın okuduğu kitaplar arasında Nihal Atsız’ın “Ruh Adam” romanı da vardır.
Nihal Atsız’ın Ruh Adam’ı Türk’ün inancını ifsad ediyor yazısına devam et

TERKİP VE İNŞA DERGİSİ 1. SAYI BİTTİ

TERKİP VE İNŞA DERGİSİ 1. SAYI BİTTİ
Kıymetli dostlar, dergimizin birinci sayısı bitti. Lütfen birinci sayıyı talep etmeyiniz.
Ücretsiz olarak dağıtılacak ikinci sayı için isim ve adres göndermeye devam edebilirsiniz. İsim ve adreslerinizi aşağıdaki e-posta hesabına gönderebilirsiniz.
Birinci sayı için yaptığımız tahminlerin üzerinde talep geldi. Bir taraftan www.fikirteknesi.com sitesinden yaptığımız duyuru ciddi makes buldu ve talep yoğunluğu tahminlerimizi aştı. Diğer taraftan kıymetli dostlarımızın tanıtım ve teşvikleri tahminlerimizi aştı ve talep yoğunluğu öngörümüzün üzerinde oluştu. Netice olarak, birinci sayının baskısı (arşiv için tahsis ettiğimiz miktar dışında) bitti.
TERKİP VE İNŞA DERGİSİ 1. SAYI BİTTİ yazısına devam et

“En İyi Türk Ölü Türk’tür; En İyi Kürt Ölü Kürt’tür”

“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”

Nekrofil Türk ve Kürt ulusalcılarına göre “en iyi Türk, ölü Türk’tür; en iyi Kürt, ölü Kürt’tür.” Daima “bugün yeni bir cenaze yok mu, ölü yok mu?” bekleyişi içindedirler. Ölenler azaldıkça “hegemonik” varlıkları krize girer. Çünkü dostluğa, barışa, huzura ve medenî olana düşmandırlar.

Türkiye’nin bu hâle gelmesinin tek müsebbibi Türk ve Kürt nekrofillerdir. Askerî ve siyasî darbeciler, “her ne pahasına olursa olsun kan dökülsün, insanlar ölsün, fakat iktidar mutlaka bizde olsun” uğruna sokakları bir anda ölüsevicilerin ve ölenlerin çatıştığı bir arenaya çevirmekten çekinmezler.
“En İyi Türk Ölü Türk’tür; En İyi Kürt Ölü Kürt’tür” yazısına devam et

TERKİP VE İNŞA DERGİSİ ÇIKTI

Terkip ve inşa dergisi birinci sayısı çıktı ve postaya verildi.

Birinci sayının kapak konusu; “MEDENİYET HAMLESİ”…

YAZI VE YAZAR LİSTESİ

Takdim Editör
Yayın çizgimiz ve ufkumuz Ebubekir Sıddık Karataş
Neden yeni bir dergi Faruk Adil
Nasıl bir dergi Ahmet Kamil Tuncer
Bir medeniyet yürüyüşü-hicret- Ali Yurtgezen
Yeni bir hamle yeni bir heyecan Alihan Haydar
İslam medeniyet hamlesi için öneriler Atilla Fikri Ergun
İslam medeniyet anlayışı üzerine fikir talimi yapmak Ahmet Doğan İlbey
Medeniyetin ihyası için insanın inşası İsmail Göktürk
TERKİP VE İNŞA DERGİSİ ÇIKTI yazısına devam et