Dil Kapısı’nda insanı dil ile tartarlar

Dil Kapısı’nda insanı dil ile tartarlar Dil Kapısı hakikatin kavranış biçimidir bilene. İnsan bu kapıda inşâ eder gönlü, sevgiyi, iyiliği, her şeyi… Dil Kapısı söz kapısı değildir. Herkes konuşur fakat herkesin dili olmaz. Pîrlerin dediği gibi, dili olan ayrı, konuşan ayrı… Bu kapıda insanı dil terazisinde tartıp ölçerler. Bezm-i elest’teki kelimelerle tanış olup olmadığına ve …

İLİMLERİN TASNİFİ

İLİMLERİN TASNİFİ (Terkip ve İnşa dergisi 5. sayı) Son birkaç asırdır bilgi üzerindeki hakimiyetimizi yitirdik, batının hakimiyetine giren bilgi başka bir tasnif ve başka bir telakki ile üretilmeye, istimal ve suiistimal edilmeye başlandı. Bizim (Müslümanların) bilgi alanından geri çekilmesi, batının da çok yoğun bir bilgi üretim sürecine girmesi, bilgi ile irtibatımızı sığlaştırdı. Bilgiyi üretecek müessesemiz …

İSLAM İLİM TELAKKİSİNDE YİRMİNCİ ASIR TUZAĞI

İSLAM İLİM TELAKKİSİNDE YİRMİNCİ ASIR TUZAĞI (Terkip ve İnşa dergisi 4. sayı) Osmanlı medeniyeti, İslam’ın kadim müktesebatını kendinde cem etmiş, yeni ve daha ince bir kıvama kavuşturmuş, hayatın her sahasında naif şekilde tatbik etmişti. Gerçekten Osmanlıdaki medeniyet müesseseleri İslam medeniyet tarihinin zirvesi ve şahikasıdır. Osmanlının çökmesi ve Kemalist devrimler tarafından tasfiye edilmesiyle birlikte tarih durdu. …

Bir tarik olarak dil kapısı

Bir tarik olarak dil kapısı Tarik, “tutulan, gidilen yol, seçilen tarz ve fikir.” Bu mânada Dil Kapısı da bir tariktir, bilene. Pîrler, erenler, ehl-i dil vasfını haiz olan edip ve şairler dilin sûretini aradan çıkarıp dilin mânası üstüne tâlim yaparak giderler hakikat yoluna. Onlar için bir tarikattır Dil Kapısı. Dilin ve kelimelerin zâhirinden bâtınına gidip …

EPİSTEMOLOJİK İŞGALE KARŞI HALK İRFANI

EPİSTEMOLOJİK İŞGALE KARŞI HALK İRFANI (Terkip ve İnşa dergisi 4. sayı) İslam bilgi telakkisi, muhtelif tasniflerle inşa edilen bir bilgi mimarisidir. Bunlardan birisi, “iman mevzu”, “itimat mevzu” tasnifidir. İman mevzuu, bilgi telakkisindeki diğer bir tasnif olan “mutlak ilim”, “nispi ilim” bahsindeki mutlak ilme tekabül eder. Mutlak ilim iman mevzuu, nispi ilim ise itimat mevzuudur. Mutlak …

Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize

Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize Soğuk mart ayının sonlarıydı. Gökte ecel dolaşıyordu. Ölüm gelip konmuş karlı dağların yamaçlarına. Bir sızı bir sızı alperenlerin yüreğinde. Bir hüzün bir hüzün alperenlerin dilinde: Şol karlı dağlarda Muhsin Beğ’imiz kaldı / Kırmızı Gül kaldı, yüreklerimiz kaldı / Karlı dağ başında ölüm gelmiş beğ’imize / El vurup yâramızı inciten dağlardan …

BİLGİNİN İSLAMİLEŞTİRİLMESİ

BİLGİNİN İSLAMİLEŞTİRİLMESİ (Terkip ve İnşa dergisi 4. sayı) Çağımızın bilgi ve bilim meselesi ile ilgilenen Müslüman fikir ve ilim adamlarının bir kısmı, batının ürettiği bilgi miktarının sayı ve çeşit olarak büyüklüğü karşısında şaşkına dönmüş, onun temelindeki bilgi ve ilim telakkisini tartışmaya açmamış, İslami hassasiyetler taşıması sebebiyle de kaçınılmaz olarak “bilgilinin İslamileştirilmesi” bahsini gündeme getirmiştir. Oysa …

İDRAK VE BEYİN

İDRAK VE BEYİN (Terkip ve İnşa dergisi 4. sayı) Beyinle ilgili çalışmaların ulaştığı son nokta, bedenin hareketleriyle ilgilidir. Sinir sistemiyle beyin arasındaki münasebete dair ileri derecedeki tespitler, bedenin hareketlerini beynin emir-komuta sistemiyle yönettiğini gösteriyor. Bedenin hareketleri kas ve sinir sistemine, kas ve sinir sistemi de beyne bağlı olarak çalışıyor. Buraya kadar biyolojik temelli bir sistemden …

İDRAK MERKEZİ OLARAK AKIL

İDRAK MERKEZİ OLARAK AKIL (Terkip ve İnşa dergisi 4. sayısı) Akıl ruha bağlı bir istidattır ve insanda öz olarak bulunur. Faaliyete geçmesi için inşa edilmesi gerekir. İnsanın kazandığı bilgiler, aldığı talim ve terbiye çerçevesinde tertip edilir ve akıl bünyesi oluşur. Herhangi bir talim ve terbiyeden geçmeyen insanlar, içine doğdukları cemiyetin kültür kodlarına göre bilgilenirler, bu …

Dil Kapısı’nda tâlim etmek

Dil Kapısı’nda tâlim etmek Kelimelerden inşa edilmiş Dil Kapısı. Lisanî hayatı yaşamak isteyenlerin dergâhıdır bu kapı. Meydandan uzak… Dilini, kelimelerini imanına teslim edenlerin tekkesidir. Dil Kapısı’nda kelimeler var, ulvî aşk var, dost var. Kelimeler mâveranın birer miracıdır. Etinden kemiğinden ayrılır, terbiye edilir, pişer, hamlığından kurtulur ve hakikat âlemine götüren birer yol olur. Dünyadan öteki âleme …

İDRAK KAYNAĞI OLARAK KALB

İDRAK KAYNAĞI OLARAK KALB (Terkip ve İnşa dergisi 4. sayı) “İnsan, madde ve ruhtan mürekkeptir” gibi ifadeler, ruhun varlığına işaret etmek içindir, yoksa özü itibariyle eksik bir bakıştır. İnsan, madde (beden) ve madde ötesi (üstü) varlıkların terkibidir. Ruh, insandaki madde üstü tek varlık değildir. Kalb, madde ötesi anasırın ve vakıanın havzası ve özet ifadesidir. Kalb, …

DİL ŞEHRİNDE YAŞAMAK

Dil şehrinde yaşamak İslâm tasavvufunda insanın gönlü şehre benzetilir. Dil kelimesiyle de ifade edilen gönül, şehir demektir. Biz gönül şehrine dil şehri demeyi tercih ettik. Gönül veya dil, tasavvufî hayatın merkezini oluşturan mefhumlardır. Bütün ulvî faaliyetler gönülde, yâni dil evinde meydana gelir. Ârifler ve mutasavvıflar insanın derûnunu ve nefsin mertebelerini şehir sembolüyle anlatırlar. Gönül eğitiminin …

İNSANDAKİ İDRAK MERKEZLERİ

İNSANDAKİ İDRAK MERKEZLERİ (Terkip ve İnşa dergisi 4. sayı) Bilgi ve ilim telakkisinin en mühim mevzularından birisi ve insandaki karşılıkları, idrak merkezleridir. İnsandaki idrak merkezlerinin mahiyeti, imkanları, ufku, sınırları, zafiyetleri; bilgi ve ilim telakkisinin çerçevesini, temellerini, usulünü tayin eder. Bilen (insan) ile bilinen (varlık) arasındaki münasebetten doğan bilgi, “bilme” unsurunu tetkik etmeyi ve denkleme eklemeyi …

İNSAN TELAKKİSİNE DAİR TEREDDÜTLER

İNSAN TELAKKİSİNE DAİR TEREDDÜTLER (Terkip ve İnşa dergisi 4. sayı) Fikirteknesi külliyatı, kalb ve zihin havzasını ayrı iki enfüsi mahal olarak kabul etmiş ve insan telakkisini bu temel tasnife göre inşa etmiştir. Doğrusu kalb ve zihnin iki ayrı enfüsi mahal olduğundan emin değilim. İnsan telakkisini temellendirmek açısından bu tasnif doğruysa çok mühim, yanlışsa çok ağır …

EHL-İ GECE OLMAK

Ehl-i gece olmak (Fikir ve Gönül Dükkânı’ndaki tâlim ve sohbeti gündüze alalım, leylî değil, neharî olalım artık” diyen muhterem dostlara savunmamdır) Tasavvufta ehl-i geceye evliya, gündüz ehline ehl-i dünya denir. Geceyle hemdem olanlar uykunun gafletine düşmeyenlerdir. Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm Mirac’a gece çıktığı içindir ki veliler, ulvî yoldaki âşıklar ve hüzünkârlar ehl-i gecedirler. “Tasavvufî Bakış” kitabının müellifi …

MEDENİYET TASAVVURU VE BİLGİ TELAKKİSİ

MEDENİYET TASAVVURU VE BİLGİ TELAKKİSİ (Terkip ve İnşa dergisi 4. sayı) İslami dünya görüşümüz ve medeniyet tasavvurumuzu, zaman ve mekanın birbiriyle temasından ortaya çıkan varlığı, varlığın birbiriyle münasebet örgüsünde zuhur eden hayatı, kurucu kaynak olan Kelam-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye ile idrak, inşa ve terkip etmeye talibiz. Dünya görüşümüzün omurgasını oluşturan varlık, bilgi ve kıymet …

İstiklâl Marşı’nın başına gelenler

İstiklâl Marşı’nın başına gelenler Ezanı Türkçe okutan, Kur’an-ı Kerîm’den laikliğe aykırı sûreler çıkarılıp, yerine uydurma sûreler ilâve edilmesini Millet Meclisi’ne sunan, Türkçe ibadet için “dinde reform” hazırlayan Atatürkçü Cumhuriyet’in, “laikliğe aykırı olduğu” gerekçesiyle yeni bir İstiklâl Marşı yazılması için tâlimat verdiği resmî tarih kitapları dışında her yerde yazılıdır. Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Bekir …

MÜDERRİS RİSALET, TALEBE SAHABE

MÜDERRİS RİSALET, TALEBE SAHABE (Terkip ve İnşa dergisi 4. sayı) Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye “mutlak ilim”dir. Mutlak İlim; idrak, talim, tatbik ve tebliğ için yirmi üç senede vazedilmiştir. Mutlak İlim, anlık olarak vazedilseydi, idrak ve talimi fevkalade zor, tatbik ve tebliği ise zor olurdu. Allah Azze ve Celle’nin kudreti sınırsızdır, O, muradında mutlak hür, …

Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu

Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu Avrupalılar tam bin yıldır Türklerden korkarlar. Bu korkunun altında yatan sebep kendilerinin uydurduğu “barbarlık…” filan değil. Türkün, İslâmların başı ve hâmisi olmasıdır. Bundandır ki bütün Müslümanları Türk olarak telaffuz eden Avrupa için Türk korkusu gayet normal. Osmanlı asırlarında başlayan korkunun sebebi Türklerin İslâm’ın merhamet ve sevgi diliyle Avrupa girmesi… Çünkü tahrif …

MERKEZKAÇ DÜŞÜNCELERİN BEDEVİLİĞİ

MERKEZKAÇ DÜŞÜNCELERİN BEDEVİLİĞİ (Terkip ve İnşa dergisi 4. sayı) İslam’ın ana mecrası Ehl-i Sünnettir. İslam bu mecradan sıhhatli ve saf şekliyle akmış günümüze gelmiş, kıyamete kadar da devam edecektir. Vehhabi, modern selefi, mealci gibi Ehl-i Sünnet dışı merkezkaç düşünceler İslam’ı idrak iktidarında olmayan savruluşlardır. Şia, merkezkaç düşünceler içinde en disiplinlisidir ama o da, yanlış istikamette …