28 ŞUBATÇILARIN MALVARLIĞINA EL KONULMALIDIR

28 ŞUBATÇILARIN MALVARLIĞINA EL KONULMALIDIR
28 Şubat darbesi devlete, ülkeye ve halka, iktisadi alanda çok pahalıya patladı. Bu husustaki tek tereddüt, maliyetin miktarıdır, yüksek bir maliyet olduğu ise aşikar. Soruşturma başladığına göre, meselenin mali boyutu teşrih masasına yatırılacaktır.
28 Şubat darbesi soruşturma konusu haline geldiğine göre, soruşturmayı yürüten savcılar, o süreçteki fiillerin suç olduğunu düşünüyorlar. Mezkur süreç tabii ki suçtur ve sayısız suçu ihtiva eden dev bir suçtur. 28 Şubat cuntası da, sayısını tespit edemeyeceğimiz kadar çok suç işleyen bir “suç makinesidir”.
Soruşturma basına yansıdığı kadarıyla, meşhur adıyla “darbe” suçundan yürütülüyor. Soruşturmanın bu suçtan yürütülmesi de doğrudur, hukuka uygundur. Ancak soruşturmanın mali boyutunun da masaya yatırılması gerekir.
Darbe suçu, aynı zamanda “haksız fiil” çeşidine girer. Haksız fiil bir zarara sebep olduğu takdirde, faillerinin o zararın karşılanması için mağdurların “tazminat davası” açma hakları vardır. Tazminat davalarına esas olmak üzere ve mal kaçırmalarını önlemek maksadıyla, soruşturmaya muhatap olanların tüm malvarlıklarının tedbiren dondurulması gerekmektedir.
28 Şubat darbesinden mağdur olanlar, devlet, sivil toplum kuruluşları, ferdler ve umumi olarak da ülke ve ülke iktisadiyatıdır. Buradan hareketle, tazminat davası açabilecek olanları şöyle sıralamak kabil olur; devlet, hükmi şahsiyetler (tüzel kişilikler) ve ferdler.
28 Şubat darbe sürecinde, darbecilerin gerçekleştirdiği yolsuzluk ve usulsüzlük gibi suçlar var ise ayrıca bunlarında tazmini cihetine gidilmesi kabildir. Devletin bu tür suçları ayrıca takip etmesi gerekir ve bu sebeple de darbecilerin malvarlığının dondurulması gerekir.
*
Soruşturmayı yürüten savcıların gündeminde var mıdır bilmiyoruz. Soruşturmadan kamuoyuna yansıyan bilgiler içinde, mali boyutunun ele alındığına dair bir emare yok. Binlerce insanın mağdur olduğu ve zarara uğradığı bir darbe sürecinde, darbecilerin malvarlığına tedbir konulmaması bir eksikliktir.
Mağdur olan ve tazminat açma hakkı olan ferd ve kuruluşların, tazminat davalarını açmak için ceza davasının neticelenmesini bekleyecekleri malum. Tazminat davası açabilmeleri için, darbecilerin suçlu bulunması ve cezalandırılması gerekmektedir. Eğer ceza davasında darbeciler beraat ederlerse, “haksız fiil” yok demektir ki, tazminat davası açmak sözkonusu olmaz. Hem devletin zararlarını tazmin hem de vatandaşların zararlarını tazmin etmek için ceza davasının sonucunu beklemeleri, yıllar sürecek olan ceza yargılaması sürecinde darbecilerin malvarlıklarını kaçırma imkan ve ihtimali vardır. Bu ihtimalin gerçekleşmesi durumunda, yargı görevini yerine getirmemiş olacak, darbeciler ceza alsalar bile mağduriyetler devam edecektir.
Savcılığın resen malvarlıklarına tedbir konulmasını talep etmemesi halinde, müştekilerin bu talepte bulunmaları gerekiyor. Yoğun ve karmaşık bir soruşturma yürüten savcılardan her şeyi beklemek doğru olmaz. Müştekiler, malvarlıklarına tedbir konulmasını talep ettikleri takdirde, en azından savcılığa hatırlatmış olurlar. Müştekiler aynı zamanda mağdur olan ve tazminat davası açma hakkı olan şahıs veya kuruluşlardır, bu sebeple malvarlığına tedbir konulmasını talep etme hakları mevcuttur.
*
Darbecilerin devlet ve vatandaşa verdikleri zarar takip edilmezse ciddi bir yargılama zafiyeti sözkonusudur. Darbelerin mühim sebeplerinden birinin de iktisadi menfaatler olduğu bilindiğine göre, bu alanın yargılama ve tazmin konusu haline getirilmemesi eksikliktir. Darbelerin sebepler listesinden iktisadi sebepleri çıkardığımızda bazı darbelerin yapılmasına lüzum bile kalmayacağı görülecektir. 28 Şubat darbesi de bunlardan biridir. Darbeyi yapan cuntanın bir ismi de “batı çalışma gurubu” olduğuna göre, başka ülkelerin (batılı ülkeler ve İsrail’in) menfaatlerini gözettikleri aşikardır. İsrail ile yapılan anlaşmalar ve ihalelere bakıldığında bu sebebin ne kadar mühim, ne kadar tayin edici olduğu görülür.
Darbenin asker kanadı, darbeyi yaparken ve yaptıktan sonra, hiçbir usulsüzlük ve yolsuzluk yapmamış olsalar bile, devletin (ve tabii ki milletin) verdiği maaş karşılığı bu millete darbe yapmışlardır. Millet darbeci subaylara darbe yapmaları için değil, güvenliğini sağlamaları için maaş ödemektedir. Öyleyse darbeci subaylar, darbe sürecinde aldıkları maaşın karşılığı olan görevlerini yapmamışlardır. Devlet memurları görevlerine gitmediklerinde maaşı hak edemezler. Darbeci subaylara, darbe süreci boyunca ödenen maaşlar, faiziyle birlikte tahsil edilmelidir.
Bu durum, darbenin sadece subay kanadı için geçerli değil, tüm tarafları ile ilgilidir. Soruşturma medyaya, iş dünyasına, yargıya vesaire alanlara yöneldiğinde de aynı durum sözkonusudur. İş dünyasının ve medya patronlarının darbeden elde ettiği menfaatler ve darbeye katkıları, yargı ve gazetecilerin (özellikle köşe yazarlarının) darbenin hedeflerini kendi alanlarında gerçekleştirmeleri, darbeden meydana gelen mağduriyet toplamında mesuliyetleri olduğunu gösterir.
*
28 Şubat mağdurları için tavsiyemiz, soruşturma aşamasında veya dava aşamasında darbecilerin malvarlıklarına tedbir konulmazsa, tazminat davalarını, ceza davası bitmeden açmaları ve malvarlıklarına tedbir konulmasını talep etmeleridir. Bu mümkün müdür? Mümkündür. Sıhhatli olan yol, ceza davasının neticelenmesinin beklenmesi ve o davada ceza almaları halinde tazminat davasını açmaktır. Fakat soruşturma ve yargılama safhalarında darbecilerin malvarlıklarına tedbir konulmadığı takdirde, malvarlıklarını kaçırmalarına fırsat vermeden tazminat davasını açmaları doğru olur. Açılacak tazminat davası, ceza yargılamasını bekler, ceza davasında ceza almaları (yani suçlu bulunmaları) halinde tazminat davası devam eder. Tazminat davasını açtıklarında malvarlıklarına tedbir talep ederler ve mahkemeler tedbir talebini kabul ederse (kanaatim edecekleri yönünde), rahat rahat ceza davasının bitmesini bekleyebilirler. Mağdurların soruşturmaya ve açılacak olan ceza davasına “müşteki” ve “müdahil” olarak katılmaları tavsiye olunur. Fakat ceza davasına müdahil olmasalar bile tazminat davası açma hakları mevcuttur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir