ABD BÜYÜKELÇİSİ ÖLÜMSÜZ DEĞİLMİŞ!!!

ABD BÜYÜKELÇİSİ ÖLÜMSÜZ DEĞİLMİŞ!!!
ABD de bir Yahudi provokatörün çektiği melun filme karşı Libya ve Mısır’da Müslümanlar ayaklanmış. İki ülkede de halk ABD misyonlarına saldırmış, Libya’nın Bingazi şehrinde bulunan ABD konsolosluğu yakılmış, büyükelçi de oradaymış ve ölmüş.
Vaka kısaca bu… Bu vakadan ne anlamak gerekir?
1-Birkaç asırdan beri batılılar, Müslümanları kendi kültürlerine adapte etmek için, cahil, geri kalmış, barbar gibi ithamlar altında tutuyor ve psikolojilerini çökerterek teslim olmaya zorluyorlardı. Bu yolla çok sayıda insanı devşirdiklerini de unutmamak gerekir. Müslümanları kendi kültürlerine göre ehlileştirmek için de, İslam’ın tüm mukaddes kıymetlerine alenen hakaret ediyorlardı. Hakarete karşı yerinden kımıldayacak Müslümanları da, fikir hürriyetine karşı, basın hürriyetine karşı ve daha birçok kabalıkla, barbarlıkla itham ediyorlardı. Müslümanlar da, zayıflıklarından, eğitimsizliklerinden, fakirliklerinden, devletsizliklerinden ve başka birçok sebepten batının bu tür tedip hareketlerine karşı direnemiyorlardı. Artık o dönem bitti, o dönemin bittiğini dünyada anlamayanlar ise sadece batılı ahmaklar. Bundan sonra Müslümanlara baskı yaparak, katlederek, hakaret ederek onlar üzerinde hakimiyet kurmak mümkün değil, İslam’ın her mukaddes kıymetine yapılacak en küçük hakaret, dünyanın her tarafından milyonlarca Müslümanı sokağa dökecek, batının resmi veya sivil tüm misyonlarını tepeleyecektir. Her hakarette ayaklanan Müslüman sayısı artacaktır. Batı bundan sonra Müslümanlarla münasebetlerini, eşitler arası ilişki temelinde gerçekleştirmek zorundadır ve gayet nazik, zarif, edepli davranmak mecburiyetindedir. Bunun dışındaki tüm ihtimallerde dünya, asla sükunete, rahata, refaha, feraha kavuşamaz.
2-Arap baharını gerçekleştiren halklar, bir defalık kaydıyla isyan etmediler. Tüm Arap dünyası asıl ve asil mecrasına yani İslam’ın oluşturduğu “emin havzaya” dökülene kadar sürekli isyan halinde olacaktır. Kesintisiz isyan… Hatırlayanlar var mı bilmem, hani “kesintisiz devrim” vardı ya, işte öyle bir şey… Çok kimsenin anlamadığı bir şey vardı Arap baharında… Arap halk isyanı, içerideki diktatörlüklere karşı değildi, özünde batıya karşıydı, diktatörlükler batının ülkelerindeki ileri karakolları olduğu için önce onlardan başlamışlardı. Bundan sonra, yavaş yavaş da olsa, Arap halk isyanının “doğrudan batıya karşı” olduğu anlaşılmaya başlanacak. Sandıklardan da İslamcılar çıkacak, sokakları da İslamcılar işgal edecek, her şeye onlar el koyacak. Günaydın dünya…
3-Batılıların, batılı ülkelerin, batılı misyonların İslam coğrafyasında elde ettikleri tüm imtiyazlar son bulacak. Hiçbir batılı, İslam coğrafyasında, misafir olduğunu unutmadan dolaşamayacak. Bu toprakların efendisi tavırlarını takınamayacak. Yabancı olmasına rağmen kendine iki pul, yerliye bir pul taksimini talep etmek bir tarafa hayal bile edemeyecek. Böyle bir rüya gördüğünde kabus diye yatağından sıçrayacak.
Vesaire, vesaire…
*
Şimdi batılıların ve özellikle de ABD nin anlaması gereken bazı konular var.
1-Ölümsüz değiller,
2-Ulaşılmaz değiller,
3-Dokunulmaz değiller,
4-Diğer insanlardan üstün değiller,
5-İmtiyazlı değiller,
6-Artık eskisi gibi güçlü de değiller.
Bunları unutmazlarsa, dünyada yavaş yavaş saygı görmeye başlarlar. Başka türlü dünyayı kendileri için “emniyetli bir gezegen” haline getiremezler. Ordularıyla filan bu işi yapamazlar artık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir