ABD, KAĞITTAN KAPLAN

Wikileaks internet sitesi tarafından yayınlanan (site çökertildiği için gazetelere yaptığı servisle kamuoyunun önüne gelen) belgeler bir anda tüm dünya gündemini işgal etti. Hadise enteresan… Neresinden bakılırsa bakılsın, dünyadaki değişimin ipuçlarını veriyor.
Amerikan ordusundaki bir askerin, ordu ve dışişleri bakanlığının kullandığı müşterek ağdan bilgi ve belgeleri kopyalayıp Wikileaks internet sitesi yönetimine ulaştırması, bilgi ve muhabere emniyetinin sağlanması konusundaki zafiyeti gösteriyor. En kıymetli malzemenin “bilgi” olduğu çağımızda, en gelişmiş emniyet tedbirlerinin de bu alanda olmasını gerektiriyor. Ama Amerika, haberleşme emniyetini sağlayamıyor.
Wikileaks internet sitesinin yöneticisinin dünyanın her yerinde CIA tarafından aranıyor olmasına rağmen bulunamaması, birbirinin mütemmimi olan CIA ve MOSSAD’ın “büyük ve etkili istihbarat servisi” iddialarını çöpe atmıyor mu? Dünyanın en etkili ve büyük gizli servislerine bakın… Karizma yerlerde…
Wikileaks sitesinin yöneticisinin tüm dünyada aranırken, gazetecileri Ürdün’de toplayarak video konferansla basın toplantısı düzenlemesi, şaka gibi bir şey… Hem de Ürdün gibi, ABD’NİN müttefiki bir ülkede… Adam bunu da biliyor ve “CIA tarafından aranırken hem de Ürdün’de bizzat katılacağı basın toplantısı düzenlemenin komik olacağı” istikametinde, ABD ile alay eder bir üslupla açıklama yapıyor. Şaşar mısınız, güler misiniz?
Elektronik haberleşme teknolojisinin ve buna bağlı internet haberleşme ağının ABD tarafından keşfedildiği ve ona büyük imkanlar sağladığı tartışılmaz bir hadise. Bu ve bunun gibi imkanları, psikolojik harp unsuru olarak kullanan ABD, “yenilmez” olduğuna dair efsaneler üretmekte maharet kesbetmişti. Doğrusu bu türden propagandalara kapılan ve ABD’den etkilenen milyonlarca insan olduğu da vakaydı. ABD, kendini “yeryüzü tanrısı” ilan etmişti ve bazılarının zihnini de bu tanrıya tapar hale getirmişti.
Aynı haberleşme teknolojisinin, aleyhine deliller oluşturacağı, aleyhine olan delillerin ifşa edileceği, haberleşme imkanlarının yanında haberleşme emniyetini tehdit edeceği ne kadar aklına gelmişti, bilinmez… Fakat bir husus çok açık şekilde ortaya çıktı. Güç, aynı zamanda zafiyettir. Her güç, zafiyetini kendi bünyesinde taşır.
ABD hariciyesi, belgeleri kabul ediyor. Niye? Tekzip etse daha kolay savuşturamaz mı bu felaketi? Kim bilir? Daha olay yeni ve internet sitesinin elindeki yayınlanmamış belgelerde neler var bilinmiyor. ABD hariciyesi tekzip etse, belgelerin doğru olduğuna ispat edecek belgeler de varsa internet sitesinin elinde, daha büyük bir felaket yaşanacaktır. Bu ihtimali mi göze alamadılar? Yakında ortaya çıkar.
ABD, tüm dünyaya rezil oldu. ABD hariciye vekili, Türk hariciye vekilinden ve hükümetinden özür diledi. Bu gidişle daha çok özür dileyecek…
Tüm bu neticelere bakıp da, belgelerin sızdırılması ve açıklanması hadisesini, ABD’NİN psikolojik harp birimlerinin taarruzu olarak kabul edenler, hala ABD’nin “yeryüzü tanrısı” olduğu vehmini inanç edinenler olmalı… Başka bir açıklaması olabilir mi? ABD, psikolojik propaganda yapıyorsa, o propagandanın hedefi, şüphesiz kendisi oldu.
Çöküş bir defa başlamaya görsün… Yokuş aşağı koşmak gibidir, çöküş… Durmak ve tekrar zirveye tırmanmak kabil değildir. Batı her alanda ve her anlamda çatır çatır çöküyor. Çöküşü durduracak ve geriye döndürecek formülün bulunması imkansız. Tarihte hiç bulunamadı bu tılsımlı formül…
*
Wikileaks internet sitesi ve yayınladığı belgelere nasıl muamele edileceği ile ilgili “makul” tavırlar geliştiremeyenlerin başı fena halde belaya gireceğe benziyor. Yüz binlerce belgenin bulunduğu ve bunların çok azının yayınlandığı bu gün itibariyle, aleyhine belge olmayanlar (veya aleyhlerine az belge olanlar) bu belgeleri hasımlarına karşı propaganda malzemesi olarak kullanırlarsa, kendi kendilerini bağlamış olurlar. Belgelerin bakiyesinde ne olduğunu bilmeden siyasi rakiplerini bu belgelerle vurmaya çalışanlar, ilerleyen günlerde kendi aleyhlerine belge yayınlanmaya başlandığında, onları tekzip edemeyecek hale gelirler.
CHP’nin bu tuzağa veya basiretsizliğe düştüğü görülüyor. Yayınlanan belgeleri ciddiye almış gibi bir halleri var. Özellikle yolsuzluk meselesiyle ilgili ABD diplomatlarının dedikodularına “mal bulmuş mağribi” gibi atlayacakları anlaşılıyor.
İşin handikap niteliğinde olan noktası şu: Bu belgelerde, lehine bilgi olanlar, bu belgeleri hasımları için kullanırsa, daha sonra yayınlanan belgelerde kendi aleyhlerine belgelerin ortaya çıkması durumunda zor durumda kalırlar ama belgelerin tamamının yayınlanmasını bekledikleri takdirde de konu soğur. İşte handikap… Gerçekten herkesin işi zor…
Mesele ile ilgili ilk müşahedelerimiz bunlar… Bilindiği üzere konu çok taze ve sıcak… Şu anda konu ile ilgili bir çerçeve oluşturma imkanı yok. Konu üzerinde daha çok çalışmak gerektiği vaka…
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir