ABD’NİN KAÇMA VAKTİ

ABD’NİN KAÇMA VAKTİ
Yeni Şafak gazetesinin 17.09.2012 tarihli internet sitesinde yayınlanan kısa bir haber… ABD savunma bakanının Afganistan’daki durum ile ilgili açıklaması… Haber şu;
“Panetta, Pekin’de Çin Savunma Bakanı General Liang Guanglie ile görüşme sonrası yaptığı açıklamada, Afganistan’daki saldırılara rağmen 2014 yılında ABD ve NATO güçlerinin ülkeden çekilmesi ve güvenliğin Afgan yetkililere devredilmesi konusunda ısrarlı olduklarını açıkladı.
Savunma Bakanı Panetta ayrıca, ABD ve NATO güçlerine düzenlenen saldırıların Taliban’ın başarılı olduğu anlamına gelmediğini ifade ederek, ‘Taliban bölgede kaybettiği gücü yeniden kazanmak yerine kaos yaratmaya veya bize saldırma yoluna başvuruyor’ dedi.”
ABD savunma bakanının açıklamasına dikkat edin. Taliban’ın saldırılarının başarılı olduğu anlamına gelmediğini söylüyor. Nasıl? Taliban saldırıyor ve ağır kayıplar verdiriyor ama bu hamleleri başarılı olduğu anlamına gelmiyor. Fikirteknesinde defalarca farklı boyutlarıyla yazıldı, önemli olan akıl terkibi ve hacmi… Batı çöküyor ve bunun ilk alameti de akıl terkibindeki dağılma, patlama… Akıl sıhhatini kaybettiğinde gücün ne önemi var ki. Akılsız güç, kafasını sağa sola vura vura parçalar ve yok olur. Taliban’ın netice alan saldırılarının başarılı olduğunu göstermediğini söylemek, akıl sağlığının bozulduğunu gösteriyor.
Neymiş, saldırılara rağmen 2014 yılında ülkeden çekilme takvimine sadık kalacaklarmış. Bir de böyle yüksek perdeden konuşmaları var ya, çok komik. Ne zamandır kaçmak için bahane arayan ABD ve NATO, çekilme takvimi olarak 2014 tarihini açıkladığına ne kadar pişman. Yanlış değerlendirmeler yaptılar ve uzun bir çekilme takvimi açıkladılar. Şimdi de bunu değiştiremiyorlar, hani büyük devlet, süper güç ya kendileri…
Tabii ki kaçtıklarına yorumlanacak bir hareket yapmaktan çekiniyorlar. Fakat hem kendileri hem de dünya biliyor ki, kaçmaktan başka çareleri yok ve bunu en az zayiatla gerçekleştirmenin yollarını arıyorlar. Sahada kazanamadıkları savaşı masada kazanmak için, çekilme takvimine kadar Taliban ile görüşmek, anlaşmak ve siyasi bazı başarılar elde etmek niyetindeler. İyi ki Taliban diplomasi bilmiyor, biraz diplomasi bilse veya bildiğini zannetse masaya oturacak ve büyük ihtimalle de sahada kazandığı savaşı masada kaybedecek. Bu anlamda tek ümidimiz Taliban’ın masaya oturmaması, bilmediği işi yapmaya çalışmaması, bildiği işi (savaşı) devam ettirmesi, ta ki son ABD ve NATO askeri de arkasına bakmadan kaçana kadar.
*
ABD ve Batı dünyası, Taliban’ı, İslam dünyasının en vahşi, en geri, en yobaz gurubu olarak tanıttı. Sahadaki savaşa destek kuvvetler bulmak, psikolojik üstünlükler oluşturmak ve benzeri sebeplerle bu propagandaları on yıldan fazla bir zamandır yapıyor. Şimdi ortaya çıkan duruma bakın; ABD ve NATO, Müslümanların en “geri kalmışı”, en “vahşisi”, en “yobazı” tarafından yeniliyor. Manzara nasıl görünüyor? Ne kadar harikulade değil mi? Dünyanın en “gelişmiş” ülkesini ve ordusunu, hatta en gelişmiş ülke ve orduların ittifakını (natoyu), dünyanın en geri kalmış bir gurubu yeniyor. “Sizin şer zannettiğinizde hayır, hayır zannettiğinizde şer olabilir”. Dünyada kurulan yeni dengeyi görüyor musunuz, en gelişmiş batı orduları ile en geri kalmış Müslüman cengaverler arasında güç dengesi kuruldu. Nasıl?
Allah her şeye kadirdir. Müslümanlar artık en azından Taliban kadarcık bir imana sahip olmalılar. Bizim Allah’ımız var, öyleyse “no problem”. Dayanın, sebat edin, yakın gelecekte büyük müjdeyi alacaksınız. Tüm batılı ülkelerin askerleri dünyanın her yerinden çekilecek, kaçacak, hatta bir kısmı kaçamayacak ve leşleri sokaklarda sürüklenecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir