AHA! VURUN DİYEN ATATÜRKMÜŞ

AHA! “VURUN” DİYEN ATATÜRKMÜŞ
Radikal gazetesinde, Ezgi Başaran imzasını taşıyan 28.11.2011 tarihli haberde, Hüsamettin Cindoruk, Celal Bayar’dan şunu nakletmiş, “Atatürk sonunda bize vurun dedi, vurduk.”.
Ne yapacağız şimdi? Kamuoyunun neredeyse tamamına yakını Dersim katliamını lanetlemek üzere sıraya girmişken, Cindoruk bunu niye söyledi? Dersin olaylarının büyük bir zulüm olduğu konusunda, CHP dışında neredeyse “oy birliği” varken, bu beyanat da neyin nesi? Hem de Başbakan, Dersim olayları ile ilgili devlet adına özür dilemişken, “Atatürk sonunda bize vur dedi, vurduk” türünden bir açıklama nasıl anlaşılmalı?
Dersim olaylarının kamuoyundaki gelişimi nasıldı, bir gözden geçirelim. Dersim olayları kamuoyunda zulüm, katliam hatta soykırım ifadeleriyle lanetlendi. Konu siyasi alanda AKPARTİ ile CHP arasında bir horoz dövüşüne çevrildi. Eleştiriler, hakaretler ve belgeler havalarda uçuştu. Memlekette kıyamet koptu. Fakaaat… Her nedense konu bir türlü Atatürk’e gelmedi. Çok ağır ifadelerle anlatılan Dersim olayları rahat rahat konuşuldu ve lanetlendi ama konu Atatürk’e gelmedi. İlginç değil mi? O dönemin Cumhurbaşkanı konunu dışında kaldı. Nasıl oluyor bu? Hiç kimse zihninde çalkalanan düşünceleri açığa vurmadı. Az sayıda kimse bahsini etmeye çalıştıysa da cılız sesler olarak kaldı. Fakat Kemalistler, herkesin zihninde çalkalanan düşünceleri ve soruları bildiği için “Atatürk’ün haberi yoktu” gibi şeyler gevelemeye çalıştı. Bunu söylerken Atatürk’ü övüyorlar mı yoksa hakaret mi ediyorlar, farkında değiller. Bir günde olup biten bir olay değil ki, cumhurbaşkanının haberi olmasın. Veya o kadar uzun süren bir olaylar zincirinden haberi gerçekten yoksa, siz ona cumhurbaşkanı mı diyorsunuz? “Haberi yoktu” derken gerçekten hakaret ettiklerinin farkında değiller.
Dönemin cumhurbaşkanı ile ilgili düşüncelere ve sorular herkesin dilinin ucuna kadar geliyor fakat sorulmuyor ve konuşulmuyordu. Bu nasıl bir akıl, bu nasıl bir düşünce dünyası, bu nasıl bir zihni evren? Memleketin haline bakın. Bilmem kaç yıl sürmüş olan (araştırma ve raporlarla birlikte) olaylar zincirinden Atatürk’ün haberi yokmuş gibi davranıyor tüm ülke. Niye?
Atatürk yanlış yapamaz mı, hata yapamaz mı? Şu kanun mu yürürlükte yoksa, “madde bir, kral daima haklıdır, kural iki, kral haksız olduğunda birinci madde uygulanır”. Atatürk hata ve yanlış yapabilir fakat onun yaptığı hata ve yanlış konuşulamaz mı? Ey Türkiye, ne demek istiyorsun? Şunun adını bir koyar mısınız lütfen. Atatürk yanlış mı yapamaz yoksa yaptığı yanlışlar konuşulamaz mı?
Enteresan bir durum çıktı ortaya. Önce Dersim olayları hakkında herkes ağzı dolusu konuştu, lanetledi, katliam, zulüm filan dedi. Buraya kadar tamam. Tamam ama bir anda Cindoruk çıktı ve “Atatürk vurun dedi” diye bir laf nakletti. Durum buysa, yani Atatürk “vurun” dedi ve ondan sonra vurdularsa, bu haber ortaya çıkana kadar Dersim olayları ile ilgili söylenenlerin tamamı Atatürk ile ilgili olarak söylenmiş olmadı mı? Ne olacak şimdi?
Bu hadisede müthiş bir manevra seziyor musunuz? Kimin manevrası mı? Kimin olduğunu bilmiyorum ama bir manevra var gibi geliyor. Konuyu bir de bu açıdan inceleyelim, ne çıkacak?
İhtimal bir, Atatürk’ü sevmeyenlerin manevrası. Bu ihtimal zayıf gibi görünmüyor. Düşünün, önce Dersimi tartıştırıyorlar, tartışmalarda Dersim olaylarının zulüm, katliam olduğu uzun uzun konuşuluyor, bu arada hiç Atatürk’ten bahsedilmiyor. Atatürk’ten bahsedilmiyor ki, konu rahatlıkla konuşulsun ve lanetlenebilsin. Konu en ağır şekilde lanetlendikten sonra (zirveye çıkarıldıktan sonra) bir kişiyi piyasaya sürüyorlar ve “vurun” emrini Atatürk verdi dedirtiyorlar. Böylece Dersim ile ilgili söylenen tüm sözler Atatürk’ün üzerinde kalıyor. Böyleyse çok zekice bir manevra. Çünkü kimse Atatürk ismini ağzına almadan, Atatürk’e söylemediğini bırakmamış oluyor. Vay canına… Memlekette böyle zeki kadrolar var mı?
Bu ihtimal çok anlaşılır ve kabul edilebilir gibi görünüyor. Fakat öyle bir eksiği var ki, ihtimali sıfıra indiriyor. “Vurun emrini Atatürk verdi” lafını eden adam. Hüsamettin Cindoruk, katıksız bir Kemalist… Atatürk’ü sevmeyenlerin Cindoruk’u kullanması mümkün mü? Siz mümkün olduğuna inanabilirsiniz belki ama Cindoruk’a bunu söylerseniz kafanızı kırar. Öyleyse bu ihtimali eledik.
İhtimal iki, Atatürkçülerin manevrası… Atatürkçüler böyle bir manevra yapar mı? Böyle bir manevrayı tek durumda yapabilirler. Atatürk’ün asla tartışılmayacağını, konu Atatürk’e geldiğinde tüm ülkenin “dut yemiş bülbüle döneceğini” düşünüyorlarsa hala, yapabilirler. Böylece Dersim konusu da kapanmış olur. İyi de Dersim konusu kapanır mı? Hayır. Şimdi konu Atatürk’e geldi ya, aynen devam eder. Atatürk’ü de tartışmaya başlar kamuoyu. Artık ülke değişti, bakın bu defa Atatürk nasıl tartışılacak. Eğer muhayyel manevramız gerçekten Atatürkçüler tarafından yapıldıysa, tarihi bir hata yapmış olmalılar. Atatürkçülerin tarihi hata sabıkaları çok olduğu için, büyük hata olması, yapmayacakları anlamına gelmez. Fakat ellerinde kalan son savunma mevzii olan Atatürk’ü cepheye süreceklerini zannetmiyorum. Ben bu ihtimali de eledim.
İhtimal üç, CHP’nin manevrası da Atatürkçülerin manevrası kabilindendir. CHP Atatürkçü partidir ya, onların hesabına yazılmalıdır. Fakat ben CHP’nin böyle bir manevra yapacağını zannetmiyorum. Çünkü (hatırladığım kadarıyla) geçen yıl aynı konu gündeme geldiğinde Onur Öymen, “O dönemde Atatürk cumhurbaşkanıydı, hadi onu da tartışın bakalım” diye bir çıkış yaptı, kamuoyu da, “tamam Atatürk’ü de tartışalım” diye hemen konuya atladı. CHP’nin böyle bir manevra yapması için “tecrübe özürlü” olması gerek diyeceğim fakat tarihine bakınca tecrübe özürlü olduğu da açıkça görülüyor. Bakın şimdi şaşırdım. CHP böyle bir manevra yapmaz derken, tecrübesine dayanmıştım ama biraz düşününce CHP’nin tecrübe özürlü olduğunu hatırladım ve kararsız kaldım. Doğrusu CHP, Cindoruk’u cepheye sürebilir, bu açıdan bakınca birçok şey bu ihtimale uyuyor. Ama ben yinede CHP olmadığı hususunda ısrarlıyım. Neden mi? Bilmiyorum.
İhtimal dört, Cindoruk’un manevrası… İşte bu ihtimal en güçlü olanı. Cindoruk, eski adamlardan, ülkedeki gelişmelerin farkına varamayabilir. Hala halkın Atatürk’ten korktuğuna inanabilir. Yaşlılığını da eklerseniz bir çok taş yerine oturur. Doğru ihtimalin bu olduğuna inanmamızın sebepleri var. Cindoruk konuşmasında, Dersim katliamının haklı olduğunu vurgulamış, ısrarla. Zannedersiniz ki, Dersim tartışmaları olurken uykuya dalmış bir sabah uyanmış ve daha önce neler söylendiğinden habersiz bir şekilde, son söylenenlere bakıp, “tamam ama vurun emrini Atatürk verdi kardeşim, siz ne halt ediyorsunuz da o olayları tartışıyorsunuz” cinsinden bir müdahalede bulunmak istemiş. Bakın ne kadar kendinden emin;
“Atatürk’ün bilgisi yoktu diye bir kesim hâlâ diretiyor?
Atatürk’ün bilgisi yoktu, o sırada hastaydı diyenler doğru söylemiyor. Başka bir karine daha Sabiha Gökçen’dir. Kendisi askeri pilot da değildi. Sizce Atatürk’ün manevi kızı olarak onun bilgisi dışında böyle bir harekâta katılması mümkün mü?”
Sizde kanaat getirdiniz değil mi bu ihtimale.
İhtimal beş, manevra yok fakat biz manevra olduğunu zannettik.
Netice olarak ihtimalleri sıraladık ve kanaatimizi de söyledik. Bundan sonrası size ait. Memlekete hayırlı olsun.
FARUK ADİL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir