AHMET SELÇUKİ VE GİZEMLİ TEŞKİLAT

AHMET SELÇUKİ VE GİZEMLİ TEŞKİLAT
Ahmet Selçuki, siteye (www.fikirteknesi.com) bodoslama daldı. Kimdir, nedir, bir tanıtım yazısı bile yazmadı. Doğrudan yazılarına başladı. Yazarların sitede yazmaya başlamasında bir gelenek oluşmuştu, “başlarken” gibi veya benzeri bir başlıkla siteye ve okuyuculara merhaba demek adeti vardı. Hangi konularda yazacağını, ilgi alanlarının neler olduğunu, nasıl bir yol izleyeceğini vesaire izah ederdi. Bütün bunlar yazarımız için rafa mı kaldırıldı.
Birkaç gündür kesintisiz yazdığı yazıları takip ediyoruz. Üslubu sisli ve belirsiz… Bir tasavvurdan mı bahsediyor yoksa bir “gerçekten” mi? Anlayan var mı? Üç yazısını okudum ben hala anlamadım.
İsim büyük ihtimalle “müstear”… Hakkında hiçbir bilgi yok. Böyle olunca yazıları nasıl değerlendireceğiz?
Yazıların muhtevası gerçek ise müthiş bir hadise… Ama gerçek olamayacak kadar “güzel”. Güzelliğine aldanıp, gerçekliğini dert etmemeli miyiz? Bir tasavvur, dahası bir “hayal” olmasını dert edinmemeli, güzelliği ile iktifa mı etmeliyiz? Ahmet bey bir açıklama yapsa iyi olacak veya Ahmet beye yazma müsaadesi verenin bir açıklama yapması gerekmiyor mu?
“Güzel”i, “doğru” ile sarmaş dolaş aramaz mıyız biz? Gerçeküstü olsa da “güzel” olması bizim için kafi mi? “Doğru” ile irtibatı kurulmamış “güzel” arayışı bizim sanat anlayışımızda yok. Hoş, konu sanat da değil ya…
Ahmet Selçuki sitemize hoş geldi. Huzurunu kaçırmak, gönlünü kırmak gibi bir niyetimiz yok. Anlama çabası içindeyiz, bundan başka bir derdimiz yok. Yazıların muhtevasından, “gerçeğin” ne olduğunu çıkaramıyorum, bu sadece benim zafiyetim mi yoksa başkaları da benim durumumda mı?
Pişmiş aşa su katmak istemem fakat “aş”ın pişip pişmediğini merak ediyorum. Haksız mıyım?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir