AJANLARI DEŞİFRE ETME METOTLARI-3-

AJANLARI DEŞİFRE ETME METOTLARI-3-
Ajanları deşifre etmenin en önemli yolu, “ajan psikolojisini” bilmektir. Özellikle de illegal örgütlere sızan ajanlar değil de, fikir hareketlerine, cemaatlere, tarikatlara sızan, sızmaya çalışan ajanların zihni dokuları farklılık taşır ve tanınması daha kolaydır.
Belli bir anlayış ve fikir toplamına sahip olan hareketlere sızmanın yolu, fikir ile meşgul olmak, fikir sahibi olmak, fikir üretmektir. Sızmak ve yükselmek için, o cemaatin sahip olduğu fikriyatına vakıf olmak, o çerçevede fikir üretebilmek gerekir. Bu nokta ajanlar için çok tehlikelidir, sızmaya çalıştığı yapının fikriyatına ikna olmak, teslim olmak, onlara sempati beslemek gibi neticeler zuhur edebilir. İçine sızmaya çalıştığı fikir hareketinin fikriyatına kanaat getiren bir ajan, içine sızmaya çalıştığı cemaatin personeli haline gelebilir ve kendisini oraya gönderen istihbarat servisine karşı cemaatin ajanı haline gelebilir.
İstihbarat servisleri veya istihbaratçılık oynayan siyasi ve ideolojik yapılar (mesela Ergenekon gibi) bu durum için nasıl tedbir alıyorlar? İşte kritik soru bu… Ajanın zihni dünyasını (psikolojik evrenini) öyle sağlam örmelidirler ki, nereye giderse gitsin, gittiği yerde ne kadar büyük ve derin fikir adamı olursa olsun, zihnini, aklını, fikrini ve psikolojini koruyabilmelidir. Ajan psikolojisi dediğimiz konu bu noktada ortaya çıkar.
Fikir hareketlerinin içine sokulması düşünülen ajanlar, sokaktan toplanamaz, sadece para için böyle bir ajanlık yapılamaz. “Fikir ajanlığı” çok özel bir türdür, fikir ajanı öncelikle ajanlık yapmak için kendini yöneten ve yönlendirenlerin sundukları fikre iman etmelidir. İçine sızdığı yapının fikriyatına uygun düşünce üretme ihtiyacı, fikirden az veya çok anlamayı gerektirir. Fikirden biraz anlayan, fikir üretme gayretine giren bir kişi, kolay kolay ajanlık yapmaz. Bunların ajanlık yapabilmeleri için istihbarat servisinin ana fikriyatına “inanmalıdır”.
İstihbarat servisinin fikriyatına inanmak konunun çözülmesi için kafi değil. Bir fikre inanan, başka bir fikre de inanabilir. Fikirle meşgul olmak, insana sorgulama melekesini kazandırır. Sorgulayan insan ise, içine sızdığı yapının fikriyatını da sorgular, o fikriyatın daha doğru, daha sağlam, daha faydalı olduğunu gördüğünde taraf değiştirme ihtimali mevcuttur. Ajan psikolojisi örme ihtiyacı tam olarak bu noktada ortaya çıkar.
*
Ajan psikolojisinin en belirgin özelliklerinden biri, “sabit zihni alan” sahibi olmasıdır. Sabit zihni alan, her türlü dış etkiye karşı koruma altına alınmıştır. Tüm çelişkilere rağmen bu alanı terketmez, ondan vazgeçmez. Aksi yöndeki malzemelerin hiçbirini görmez, gösterildiğinde inanmaz, gerçek olduğu ispatlandığında küçümser, önemsiz olduğunu iddia eder. Buna karşılık sabit zihni alanı destekleyecek tüm malzemeleri toplar, en küçük malzemeleri bile büyütür ve dikkatlere sunar. Akıl formu, mantık örgüsü, kıyas ölçüleri “sabit zihni alanı” esas alır, onu desteklemek için seçilir ve kullanılır.
Sabit zihni alan oluşturmanın bir kolay yolu bir de zor yolu var. Kolay yolu, zaten sabit zihni alanı olan kişileri ajan yapmaktır. Bu yol, karşı ideolojik kimliğe sahip olan insanları birbirine karşı kullanmaktır. Mesela Müslümanları komünistlere karşı, komünistleri veya laikleri Müslümanlara karşı kullanmak gibi… Bunlar herhangi bir istihbari eğitimden geçmeden ve doğal olarak zihinlerinde sabit ideolojik alanlara sahiptirler. Bu tür istihbari yönlendirme ve istihdam için, karşı ideolojik kampın güçlendiğini veya tehlikeli işler yapacağını vesaire anlatmak ve bu konuda ikna etmektir. Türkiye’de yıllarca bu metot uygulanmıştır, her ideolojik kamptan karşı taraf için ajan devşirilmiştir.
Fikir hareketlerine sızması istenen ajanlarda “sabit zihni alan” oluşturmanın zor yolu, bir ideolojik kamptaki insanlardan, o ideolojik kampta ajan istihdamı için adam devşirmektir. Bu yol hem zordur hem de başarıldığı takdirde sağlamdır. Çünkü geçmişi araştırıldığında şüpheli bir şeye rastlanmaz, deşifre edilmesi güçtür. Dolayısıyla bunlar için özel eğitim yolları mevcuttur.
*
Bunları deşifre etmenin yolu, “sabit zihni alanına” karşı fikir hamleleri yapmaktır. Ciddi fikirler beyan edilmesine rağmen, ciddi izahlar getirilmesine rağmen, ciddi olaylar anlatılmasına rağmen, ciddi bir mantık örgüsüyle tekzip edilmesine rağmen “sabit zihni alanı” hasar almıyorsa birkaç ihtimal var, onlardan biri de ajanlıktır.
Gerçeği ısrarla görmemek, sabit zihni alanı geliştirmemek, değiştirmemek her ihtimal için çok kötü bir durumdur. Bu durumda sadece ajan olma ihtimali tehlikeli değildir, diğer ihtimaller de ajanlığa yakın derecede tehlikelidir. Diğer ihtimaller, ahmaklık, inat, menfaat gibi hallerdir. Ajana karşı tedbir alınması mümkün ama ahmağa karşı tedbir geliştirmek asla mümkün değildir. İnat ve menfaatinden dolayı gerçeği görmeyen bir insan ise her şeyi istismar edebilir, bunların ajanlıktan daha az tehlikeli olduğuna inanmak doğru değil. Bu sebeple, sabit zihni alanı, gelişmeyen, değişmeyen, yerinden kımıldamayan kişi teşhis edildiğinde, ajan olup olmadığına bakılmaksızın uzak durulmasında fayda var.
*
Bu ajanlar için uygulanan özel eğitim konusuna gelince, ihtiyaç duyarsak ileri de yazarız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir