AJANLARI DEŞİFRE ETME YOLLARI-2-

AJANLARI DEŞİFRE ETME METOTLARI-2-
“Kanaat ajanları”, genellikle dost ve düşman taraflar hakkında dezenformasyon yapar, “fikir ajanları” ise daha derin operasyonları yürütür. Zihni dünyayı, akıl bünyesini, düşünce metotlarını, düşünce ortamlarını zehirler. Doğru fikirleri ifsat eder, yanlış fikirlerin “mantık örgüsünü” üretmeye çalışır, fikirler arasındaki ayrışmayı derinleştirir, doğru fikirlerin istikametini değiştirir vesaire…
Kanaat ajanları aktüeldir, fikir ajanları uzun zamana yayılan faaliyet gösterir. Düşünce hareketlerinin ifsat edilmesi uzun zaman alır, düşüncenin bozulması, değiştirilmesi veya başka bir eksene kaydırılması zor bir iştir. Kısa süreli faaliyetlerle gerçekleştirmek imkansızdır.
Fikir ajanları genellikle entelektüel kisve altına gizlenirler. Entelektüelliğin bir özelliği var, herkesten farklı anlamak, herkesin anlamadığını anlamak iddiasındadırlar. Bilinen kuralların dışına çıkmak gerektiğini söylerler, bilinen kuralların dışına çıkmadan anlamanın imkansız olduğunu söylerler, bu düşüncelerini de, “bilinen kurallar işe yarasaydı Müslümanlar şimdiki durumda olmazlardı” gerekçesine dayandırırlar. Bu sağlam bir gerekçedir, bu gerekçeye karşı ortalama bir insan cevap veremez. Fakat fikir ajanları bu gerekçeye dayanarak, İslam’ın özüne kadar giderler, mesela uluhiyet (tevhid), Risalet (peygamberlik) konularına kadar uzanırlar, bu konular hakkındaki kadim anlayışları imha ederler, değiştirirler, bozarlar.
“Fikir ajanlarının” en büyük özellikleri, İslam’ın bir kısmını alırlar diğer kısımlarını bırakırlar, gözden uzak tutarlar, dikkatlerden kaçırırlar. Öne çıkardıkları kısmı ise Ayet-i Kerimelerle izah etmeye çalışırlar çünkü hiçbir Müslüman Ayet-i Kerimeye itiraz etmez. Ayet-i Kerimeleri de sığ bir şekilde anlarlar, bütünlük içindeki yerine oturtmazlar, Kur’an-ı Kerim’in diğer kısımlarından soyutlayarak ileri sürerler.
*
Fikir ajanlarının yetişmiş olanları temel hedeflere saldırmak için istihdam edilir. İslam’ın temeli, uluhiyet (vahdet) ve Risalet (peygamberlik) esaslarına dayanır. Bu iki konuda açılacak küçücük bir gedik, dinin tamamına dev etkiler halinde yayılır. En yetişmiş fikir ajanları bu iki hedefe yönelir, ne var ki fikir ajanları, mevcut Müslümanların iki temel konuda yanlış anladıklarını, İslam’ı imha ettiklerini söyleyerek konuya girer. Yani görüntüye bakıldığında, tevhidden bahseden, İslam’ı doğru anlamaktan söz eden, yanlışları deşifre etmeye çalışan birisidir. Ajanlık da tam olarak budur, yapmaya çalıştığı işin tam zıddında pozisyon almak. Oryantalistlerle fikir ajanları arasındaki fark, oryantalistlerin fikirlerini kendi kültür dünyalarındaki argümanlarla açıklamaya çalışması ve İslam’ın doğru olmadığını açıkça ifade etmesidir, fikir ajanları ise fikirlerini, Müslüman görünerek, İslam’dan (güya) delillendirerek ortaya atarlar.
Mesela İslam’ı sadece Kur’an-ı Kerim’den anlamak gerektiğinden bahsederler, Peygamberliği hafife alırlar, doğrudan Kur’an-ı Kerim’e muhatap olmak gerektiğini, onun kafi olduğunu söylerler, Peygamberlik konusunu mümkün olduğunca dikkatlerden uzak tutmaya çalışırlar. Dinler hakkındaki en büyük teorik operasyonlardan birisi, Peygamberlik konusunda gerçekleştirilmiştir. Çünkü peygamberi olmayan din, yok hükmündedir, tüm dayanaklarını kaybetmiş demektir. Vahiy de peygamberlere gelmiş ve insanlığa peygamberler vasıtasıyla ulaştırılmıştır, peygamberliği imha eden anlayış, dini yok eder.
Fikir ajanlarının en fazla yaptıkları iş, İslam’ın nizami terkibini bozmaktır. Bütünü anlaşılmayan dinin (herhangi bir düşünce sistemi için bile böyledir) herhangi bir kısmının anlaşılması, doğru anlaşılması imkansızdır. Bütünlüğü bozmak, bütünlüğü oluşturan kodları imha etmek, hafife almak, gözardı etmek en önemli hedefleridir. Konular arasındaki irtibatı sağlayan ölçüleri kaldırdığınızda geriye “bütün” diye bir şey kalmaz. Mesela Ayet-i Kerimeler ve Hadis-i Şerifleri “sözlük” anlamlarıyla anlamaya başlamak, İslam’ın kendi dilini, kendi sistematiğini imha eder. İslam, herhangi bir kelimeye, Kur’an-ı Kerim ile Sünnet-i Seniyye ile hangi anlamı yüklemişse o şekilde anlamak gerekirken, modern sözlüklerle tercüme yapmaya çalışanlar, dinin “ıstılahını” yok ediyorlar. Oysa “ıstılah” dediğimiz disiplin, mana deposudur ve dinin bütünlüğünün çimentosudur. Adama biraz Arapça öğretmişler, sözlüklere bakarak Ayet-i Kerimelerin ve Hadis-i Şeriflerin mealini çıkarıyor, bir Ayet-i Kerime’de zikredilen bir kelimenin, başka bir Ayet-i Kerime’de veya Hadis-i Şerifte hangi anlamda kullanıldığını bile bilmiyor. Böyle olunca, bir fikir adamının ifadesiyle, dinin “terkip sırrını” imha ediyorlar.
*
Bu yazdıklarımızın hepsi bir insanın fikir ajanı olduğunu göstermeye kafi gelmez. Çünkü fikir ajanlarının piyasaya sürdükleri fikir rezilliklerine inanmış çok sayıda insan olduğu malum. Bunlar genellikle samimi insanlar, bir dertleri olan insanlar, bir sorumluluk duyan ve sorumluluğunu yerine getirmek için çırpınan insanlar. Anlama zafiyetleri bu türden düşüncelere savrulmalarına, onlara inanmalarına, onları savunmalarına sebep oluyor. İnsanları “ajan” diye yaftalamadan önce dikkat etmek gerekir.
Türkiye’de (aslında tüm İslam dünyasında) “fikir ajanlarının” yaydığı fikirler var. Çok sayıda fikir piyasaya sürüldüğü için, çok sayıda insan bunlara aldanmış durumda. Salim düşüncen fikir adamlarının uğraştığı, mücadele ettiği bu tür fikirler, o kadar yerleşmiş ve yaygınlaşmış durumdadır ki, konu istihbarat meselesi olmaktan çıkmış, fikir meselesi haline gelmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir