AKIL İNŞASINDA AHLAK EĞİTİMİ-2-AHLAKIN KURALLAR HİYERARŞİSİ BOYUTU

AKIL İNŞASINDA AHLAK EĞİTİMİ-2-
AHLAKIN KURALLAR HİYERARŞİSİ BOYUTU
Zihni evrenin disipline edilmesi konusu, en önemli konudur. Çocukluk çağında ve akıl öncesi dönemde zihni evreni neyle disipline edersiniz? Bilgileri hiyerarşik düzen içinde vermeye çalışırsınız ve etkili olur ama etkisi bir yere kadardır. Çünkü bilgilerin hiyerarşisini sağlamak için “alanlar” gerekir. Belli alanlar olmadan boşlukta (zihni evren boşluğunda) bilgi hiyerarşisini oluşturabilmek kısıtlı bir imkandır.
Ahlakın özü hiyerarşiktir. Kuralları hiyerarşiktir, anlam haritası hiyerarşiktir, disiplini hiyerarşiktir. Bu sebeple ahlak eğitimi, akıl inşasında, hiyerarşik boyutuyla ciddi bir yer işgal eder.
Ahlakın özü aynı zamanda duygu yoğunlukludur. Çocuğun anne-babaya itaat etmesi, onlara kıymet vermesi olayı, bilgi ve ahlaka dayandığı kadar, duygu kaynağına da dayanır. Çocuğun ilk aldığı ahlak eğitimi aile içi ilişkilere dayanır, aile içi ilişkiler ise duygu yoğunluğu fazla olan olaylardır. Çocuk (veya insan) aile fertleriyle ilişkisini duygu yoluyla kurar, tabiatında bu tür duygular zaten vardır. Bu sebeple aile içi ilişkileri duygu merkezli kurmak kolaydır.
Aile içi ilişkiler üzerinden başlayan ve devam eden ahlak eğitimi, ahlakın içeriğine duygunun doldurulmasını sağlar. Daha sonraki yıllarda bile ahlak, duygu yoğunluklu olmaya devam eder, etmelidir. Ahlakı duygudan soyutlamak, insan zihni için zararlıdır ve zihni disiplini sağlamakta büyük bir imkanın israf edilmesi anlamına gelir.
Ahlakın duygu yoğunluğu ve hiyerarşik özelliği, bilgileri ve kuralları düzenlemek ve düzenli şekilde öğrenmek imkanı oluşturur. Ahlak eğitiminde zayıf kalmayan çocukların akıl inşası daha sağlam, daha hızlı olur.
Ahlak, kurallar yoluyla bilgileri belli merkezlerde toplar ve düzenler. Duygu yoluyla bilgi ve kuralları kişinin malı haline getirir ve onlara sahip çıkma imkanını oluşturur. Kişi, sahip olduğu bilgi ve kurallar vasıtasıyla zihni dünyasını düzenler.
Ahlak, her hiyerarşik katmanda bir alan oluşturur. Dikey alanlar oluşturma meyli, bir müddet sonra yatay alanlar oluşturma alışkanlığı da kazandırır. Zihni düzen hem dikey alanlara hem de yatay alanlara ihtiyaç duyar. Zihni evrende oluşan alanlar, büyük bilgi sahaları haline gelir. Bu bilgi alanları, bilgiyi, bağımsız bilgi birimi, bilgi demeti ve bilgi sistemlerini içine alacak genişliğe ulaşır. Özellikle bilgi sistemlerini içine alacak genişliğe ulaşması, öğrenmenin bir üst boyutuna sıçramaya imkan verir. “Bilgi sistemlerini öğrenmek”…
Zihin hiyerarşik yapıya kavuştuğunda, gelişi güzel çalışmaktan kurtulmaya ve belli bir düzen içinde faaliyet göstermeye başlar. Bilgi alanlarının oluşması, büyük çaplı disiplin adalarını oluşturur. Zihin hem öğrenme hızını artırır hem de bilgiyi düzenleme hızını ve kabiliyetini… Çünkü büyük bilgi alanları oluştuğunda, elde edilen bilgileri tasnif yapmak ve bir yere yerleştirmek imkanı meydana gelir. Belli bir yaştan sonra bilgilenme süreci, bilginin zihni evrende bir yerinin olup olmamasına bağlıdır. Eğer bir bilgi, kendine uygun bir alan bulamazsa, zihni evrene girmemektedir. Okumamıza rağmen zihnimize almamamızın sebebi budur. Veya görmemize rağmen hatırlamamamızın sebebi de budur. Çünkü muhatap olduğumuz olay (ve bilgi) zihnimizde kendine uygun bir alan bulamamaktadır. Uygun bir alan bulamayınca, halk tabiriyle “bir kulağımızdan girip diğerinden çıkıyor”. Bu durum tabii ki doğru zihni organizasyonu kuramamakla ilgilidir. İnsanın zihni ne kadar hacimli ise bilgiye o kadar fazla ihtiyaç duyar. Zihnin hacimliliği ise disiplini ile doğrudan ilgilidir.
Zihni evren, bir yaştan sonra (ülkemizde üniversiteyi bitirdikten sonra) kendini kapatıyor. Yani yeni bilgi alanları açmıyor. Dolayısıyla bilgilenme süreci devam etmiyor. Bu problem, bilgi alanları disiplini ile ilgilidir. Zihni evrende mümkün olduğunca fazla sayıda bilgi alanı oluşturmak gerekir.
OSMAN GAZNELİ
osmangazneli@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir