AKIL İNŞASINDA AHLAK EĞİTİMİ-3-AHLAK KURALLARININ AKIL KURALLARI HALİNE DÖNÜŞMESİ

AKIL İNŞASINDA AHLAK EĞİTİMİ-3-
AHLAK KURALLARININ AKIL KURALLARI HALİNE DÖNÜŞMESİ
Ahlak kuralları hayatın içinde yaşar. Çocuk, hiçbir kural çeşidi ile ahlak kuralları kadar karşılaşmaz. Ahlak kuralları hem her gün karşısında çıkar hem de uygulanması ebeveyn tarafından talep edilir. Zaten aile de bu kuralları uygular.
Ahlak kuralları sadece bilgi değildir. Bilgiden ibaret olan kurallar, mesela matematik formülleri, hayatta sürekli karşılaştığı ve hayatını ona göre yaşaması gereken kurallar olmadığı için öğrenmesi de zor, ezberlemesi de zor, anlaması da zordur. Ahlak kuralları sürekli uygulandığı ve sürekli uyulması gerektiği için hafızada ve zihinde kalıcı hale gelir. Bilgi ile davranışın harmanlanmış halinden meydana gelen ahlak kuralları, zihni evrende ilk yerleşen bilgi demetleridir. Erken yaşlarda yerleştikleri ve sürekli tekrarlandıkları için çok köklüdürler.
Ahlak kuralları yerleşik ve sağlam oldukları için akıl inşasında “temel” vazifesi görürler. Sağlamlıkları ve sabitlikleri, akıl inşası için gereken zemin ihtiyacını karşılar. Zihni evrenin sürekli hareket eden niteliği dikkate alınırsa, yerleşik hale gelen ahlak kurallarının ne kadar önemli olduğu anlaşılır.
Akıl sadece bilme ve anlama melekesi değildir, aynı zamanda “yapabilme” melekesidir. Bilme ve yapabilme boyutlarını içeren aklın temelini de, “bilgi ve fiil” birlikte oluşturur. Sadece öğrenme yoluyla akıl oluşturmak mümkün olmaz. Bir çocuğa ne kadar fazla bilgi öğretirseniz öğretin, hiçbir şey yaptırmıyorsanız, asla sağlıklı bir akıl meydana gelmez.
Tüm ihtiyaçları aileleri tarafından karşılanan “el bebek, gül bebek” büyütülen çocukların hayatta başarılı olamadığını unutmayın. Çocuk, bir işi yapabilecek yaşa gelmişse, önce kontrollü olarak sonra da bağımsız olarak o işi yapmasına müsaade etmek gerekir. Tecrübe etmesine izin vermenin faydası budur. Ahlak ise tecrübe etmenin sistematik çerçevesidir.
Ahlak kuralları, hem çocuğun uyduğu hem de ailenin uyduğu kurallar olduğu için önemlidir. Çocukların en fazla sevmediği şey, ailelerinin yapmadığı ama kendilerinin yapmak zorunda olduğu işlerdir. Ahlak kuralları tüm aile ferdlerinin uydukları kurallar olduğu için çocuğun öğrenmesi, uygulaması ve zihni evrenine yerleştirmesi kolay olur. Çocuk, babasının uyduğu kurallara uymaktan kaçınmaz, aksine büyüklerin uyduğu kurallara uymak çocuğun zihni dünyasında, kendini büyüklerle eşit görmesine sebep olur. Bu durum, çocuğun büyümesini tetikler. Akıl olarak büyümesini…
Akıl olarak büyümesi yani akıl yaşının büyümesi, akıl inşası sürecinin ilerlediğini gösterir. Bu sebeple, çocuklara yapabilecekleri işleri yaptırmak gerekir. Diğer taraftan çocuklar, büyüklerinin yapabildikleri işleri yapabilecek seviyeye gelmekten hoşlanır. Bu, aslında büyüme iştiyakıdır. Çocuklara, büyüklerin yapabildikleri işleri kontrollü şekilde yaptırmakta fayda var.
Ahlak kurallarının akıl kuralları haline gelmesi, çok derinlerde gerçekleşen bir olaydır. Akıl öncesi çağda ahlak kurallarıyla muhatap olduğu için, akıl oluşmadan önce, aklın zemininde (temelinde) bu kurallar yerleşik hale gelmişlerdir.
Çocuklara ahlak eğitimi vermek çok önemlidir. Ahlak eğitimi ise çok hassas bir iştir. Çocuklar kendilerine söylenen (öğretilen) kuralların ailede veya okulda ihlal edildiğini görürlerse, aklın temelini oluşturan ahlak kurallarının önemsiz olduğuna kanaat getirirler. Bu ihtimalde aklın temeli “oynak” olur. Oysa aklın temelinin sağlam olması gerekir.
Ahlak kuralları, sistemli şekilde öğretilmelidir. Kurallar arasında çelişki varsa ve bu şekilde çocuğun zihni dünyasına yerleşirse, akıl, çelişkileri umursamaz hale gelir. Çelişkileri umursamayan akıl, aslında akıl değildir.
OSMAN GAZNELİ
osmangazneli@gmail.com

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir