AKIL İNŞASINDA BENLİK-3-BENLİĞİN İLK GÖSTERGESİ

AKIL İNŞASINDA BENLİK-3-BENLİĞİN İLK GÖSTERGESİ
Benliğin ilk ortaya çıkışı, “hayır” deme dönemidir. Hayır deme döneminden önce benlik belirlemeye başlar ama dışarıdan ilk görünüşü “hayır” deme dönemidir.
Benlik, belirmeye başladıktan sonra zihni evrene puslu gözlerle bakmaya başlar. Dış dünyadan zihni evrene intikal etmiş olan etki ve bilgileri yabancı olarak görür. Çünkü kendisi ortaya çıkana kadar zihni evrene gelen etki ve bilgiler, kendisinin üretimi olmadığı için yabancıdır. Kendisi daha hiçbir şey üretmemiş, hiçbir şeyi sahiplenmemiş haldedir. Daha ilk gözünü açma ve zihni evreni ilk seyretme aşamasıdır.
Benlik, kendini toplumdan farklılaştırmak veya kendinin toplumdan farklı olduğunu göstermek için, yüksek sesle “hayır” demeye başlar. Öyle ki her olayda “hayır” der. Çocuklarda “hayır” deme dönemini hatırlayanlar bu durumu bilirler. İşte o yaşlarda çocuğun zihni evreninde benlik ortaya çıkmış ve kendisi ile diğerleri arasındaki farkı “bağırarak”, “isyan ederek”, “hayır diyerek” ortaya koymaya başlamıştır.
Bu dönemde benlik, her şeye “hayır” der. Herhangi bir olayı diğerinden ayırmaksızın “hayır” der. Doğru-yanlış, iyi-kötü, güzel-çirkin ayırdetmeksizin “hayır” diye haykırır. Çünkü bu dönemde benlik, sadece farklılığını göstermeye çalışır, aslında ise kendisi de farklı olmaya çalışır. Tek kriter “farklı olmaktır”. Farkını, bazı olaylara “evet”, bazı olaylara “hayır” diyerek gösteremez. Neden? Çünkü doğru-yanlış, iyi-kötü, güzel-yanlış listesi yoktur. Zaten benlik bu listeye hiçbir zaman sahip olmaz. Bu liste, akla ve ahlaka aittir. Akıl ve ahlak meydana gelene kadar bu liste oluşmaz. Benlik, sadece kendine ait olan ile kendine ait olmayanı birbirinden ayırır ve tercihini kendine ait olandan yana kullanır. Bu sebepledir ki insanın akıl ve ahlaka ihtiyacı vardır.
Çocuğun “hayır” deme döneminde yapılabilecek bir şey yoktur. Asla onun zorlanmaması gerekir. Yapılabilecek en fazla şey, o dönemin kısa sürmesini sağlamaktır. Eğer bu dönemde çocuk baskı altına alınır ve “hayır” demesi zorla önlenirse, benliği oluşmaz, gelişmez. Benlik gelişmezse, ferd haline gelemez. Benlik oluşmalıdır ama daha sonra aklın kontrolüne alınmalıdır. Benliğin doğumu ve gelişmesi engellenirse, ferd meydana gelmeyeceği için, “bağımlı kişilik” oluşur. Bağımlı kişilik, hayatı yalnız başına yaşayamayacak kadar “zayıf kişiliktir”.
“Hayır” deme döneminin kısa sürmesi için yapılması gerekenlerin yapılması şarttır. Eğer bu dönem kendi haline bırakılırsa ve uzun dönem sürerse, benlik gereğinden fazla güçlenir ve aklın inşa edilmesi zorlaşır. Halk diliyle söylemek gerekirse, çocuk “şımarır” ve eğitim programları işe yaramaz hale gelir.
“Hayır” deme döneminde yapılacak işlerin neler olduğu, “benlik inşası” başlığı altında ayrıca işlendi. Burada dikkat çekmek istediğimiz nokta, bu dönemin çok hassas olduğudur. Aileler, “hayır” deme döneminde çocuğun zihni gelişimini katletmektedir. Çocuğun “hayır” demesine tahammül etmek zordur ve aileler genellikle bu dönemde çocuklara baskı yaparlar. Bu dönemin zor olduğu doğrudur ama ne olursa olsun çocuğun kişiliğinin büyük bir kısmı bu dönemdeki “eğitim” ile oluştuğu unutulmamalıdır.
Bu dönemde “Hayır” demesine müsaade edilmeyen çocuğun, hayatı boyunca “hayır” diyemeyeceği anlaşılmamaktadır. Çocuğun bir şey bilmediği için “hayır” deme hakkı olmadığını düşünen aileler, “hayır” deme gücünün kaynağını yok etmektedirler. “Hayır” diyen çocuk, ailelerin hayatlarını zorlaştırmakta, onlara hayatı zehir etmektedir. Buna tahammül edemeyen aileler de, onlardaki “hayır” deme kaynağını yok ederek sanki intikam almaktadır. Böylece karakter katliamı yapılmakta, çocuğun zihni doğumu gerçekleşmemektedir. Çocuğun tek doğumunu biyolojik doğum zanneden aileler, çocuğun esas doğumunun zihni doğum olduğunu, zihni doğumun da benlik doğumu olduğunu bilmiyorlar. Benlik, zihni evrene doğmadığında farklı bir fertten bahsetmek mümkün değildir.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir