AKIL İNŞASINDA BİLGİ-3-BİLGİ BİRİMLERİ VE ÖĞRENME BİÇİMLERİ

AKIL İNŞASINDA BİLGİ-3-
BİLGİ BİRİMLERİ VE ÖĞRENME BİÇİMLERİ
Bağımsız bilgi birimleri, herhangi bir konuda, sebep-sonuç ilişkisi olmayan, gerekçe-netice ilişkisi bulunmayan, konunun bütünlüğünü ifade etmeyen, boşluktaki bilgilerdir. Kapı dendiğinde, onun evle ilgisini, edeple ilgisini, soyunurken kapanması gerektiğini öğrenmeksizin zihne almaktır.
Zihinde serseri gibi dolaşır, hangi bilgi birimleriyle birleşeceğini bilmez, nasıl disipline edileceği belli olmaz. Bağımsız bilgi birimleri, bir ülkedeki teröristler gibidir. Kanuna bağlanmaz, birliğe tabi olmaz, ne zaman nerde ne yapacağı bilinmez, herhangi bir şey üretmez.
Bağımsız bilgi birimleri halindeki öğrenme, bilgiler arasındaki bağ kurmayı zorlaştırır. Doğrusu ilk zamanlar öğrenme bağımsız bilgi birimleriyledir. Ama bu sürecin hızlı geçilmesinde fayda var.
Çocuklar, sistematik bilgi örgülerini öğrenemezler. Bu sebeple bilgi birimlerine yönelirler. Başka türlüsü beklenmez. Fakat bağımsız bilgi birimleriyle fazla zaman kaybetmeden (mümkün olduğunca) bilgi demetlerini öğrenmeye başlamalılar.
Bilgi demetleri, belli bir konu içinde, belli bir merkez etrafında örülmüş bilgi toplamıdır. Bunların özelliği, bilgi birimlerinin yalnız başına olmadığını, her bilginin başka bilgilerle irtibatlı olduğunu, birçok bilginin düzenli beraberlikler oluşturabileceğini gösterir. Kısacası bir “düzen” ifade ederler ve insan zihnine de “düzeni” tanıtırlar.
Düzenlenmiş bilgileri öğrenmeye başlayan zihin, kendini düzenlemeye başlar, kendi düzenini oluşturur, düzen alışkanlığı kazanır ve önce elde edilmiş bilgileri de düzenleme çabasına girişir. Aslında mümkün olsa çocuğa ilk zamandan itibaren düzenlenmiş bilgi demetlerini öğretmek gerekir. Fakat bu maalesef mümkün olmuyor.
Bağımsız bilgi birimleri zihni evrende yalnız başına dolaştığı için zihne faydası olmaz. Bilgi demetleri ve bilgi sistemleri ise galaksi gibi seyahat ettiği için etki alanına giren bilgileri kendi ekseninde toplar ve zihindeki karışıklık ve dağınıklığı da ortadan kaldırır. Öğrenme ve öğretme biçiminin mümkün olduğu kadar hızlı şekilde “bilgi demetlerine” ulaştırılması gerekir. İlerleyen yaşlarda ise öğrenmenin bilgi sistemleri şeklinde olması gerekir.
Zihni evren disipline olana kadar aklın inşa süreci başlamıyor. Zihni evrenin tamamının disipline olması tabii ki çok ileri yaşlardadır. Tüm zihni evrenin düzene kavuşmasını beklemesi mümkün değil. Zaten zihni evren belli bir düzene kavuştuğunda akıl oluşmaya başlıyor ve akıl oluştuktan sonra zihni evreni düzenleme işini de yapmaya başlıyor. Öyleyse durum şu; zihni evrende bazı disiplinli alanlar oluşuyor ve akıl o alanda şekillenmeye başlıyor, akıl oluştuktan sonra tüm zihni evreni disipline etmeye başlıyor.
Bilgi zihnin temel malzemesi olduğu için, düzenin (disiplinin) bilgide meydana gelmesi şart. Zihindeki bilgilerin küçük bir alanda da olsa disipline kavuşamaması halinde akıl gerçekleşme sürecini başlatamıyor. Ahlak bu sebeple önemlidir, zira ahlak zihni evrende bilgiyi disipline eden ana faktördür. (Ahlak konusu ayrı yazı olarak incelenmiştir).
OSMAN GAZNELİ
osmangazneli@gmail.com

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir