AKIL İNŞASINDA İMAN EĞİTİMİ-1-ZİHNİ EVREN İÇİN İMAN ŞART

AKIL İNŞASINDA İMAN EĞİTİMİ-1-ZİHNİ EVREN İÇİN İMAN ŞART
Çocukta zihni evrenin oluşması için “kabuller” gerekir. Küçük yaşta her şeyi anlaması beklenmez. Büyüklerin bile anlamadığı ve “kabul” ettiği konuları çocukların anlamasını beklemek boş çabadır. “Çocuklara dini eğitim vermeyelim, onlar büyüdüğünde dinlerini seçsin” diyenler, ya insanın zihni evreninin nasıl meydana geldiğini anlamayan ahmaklardır veya anlıyorlar ama nesli dinden uzaklaştırmak için özel program yürütüyorlar.
Zihni evrenin zemini, “kabuller” ile örülür. Tüm zemin “kabuller” ile örülene kadar zihni evren kendini tamamlamaz. Yani bütünlüğü olan bir yapı haline gelmez. Neyin girip neyin çıkacağı belli olmayan, herkesin girip herkesin çıkabildiği bir kahvehaneye döner. Bütünlüğü olan bir evren haline gelebilmesi için zihni dünyanın zemininin “kabuller” ile döşenmesi gerekir.
Böyle mi oluyor? Hayır… Maalesef hayır… Dolayısıyla zihni evrenler başı sonu belli olmayan, bütünlüğü bulunmayan, süzgeci oluşmayan bir keşmekeşe dönüyor. Ömür boyu süren bu keşmekeş, neye inanacağını bilemeyen, neye güveneceğini kestiremeyen, neyi anlaması gerektiğini bilmeyen bir kişilik türü meydana getiriyor. Bu kişilik türlerinin en bariz özelliği ise, çelişkiyi fark etmiyor ve umursamıyor olmasıdır. Çelişkiyi görmemek, gördüğünde umursamamak, toplum hayatını ortadan kaldırıyor. Çünkü çelişki düzenin zıddıdır. Düzen kalktığında hayat da kaosa dönüyor.
Kabullere mutlaka ihtiyacımız var. Çocukların silsile halinde sordukları soruları bir yerde durduruyor ve “o öyledir” diyoruz. Eğer kabuller olmazsa, soru silsilesi sınırsızca devam eder. Bırakın çocukları, soru silsilesinin sınırsızca devam etmesine yetişkinler bile cevap veremezler. Her insan soru silsilesini bir yerde keser, silsileyi kestiği yer, “kabullerin” başladığı yerdir.
Büyüklerde bile bu kadar ihtiyaç duyduğumuz “kabuller”, çocuklar için şiddetli ihtiyaçtır. Kabulleri kaldırdığımızda (kabulleri kabul etmediğimizde), eğitim konusunda hiçbir mesafe alamayız. Çocukların kabulleri ile yetişkinlerin kabullerinin farklı derinlikte olduğu doğrudur. Zaten eğitim dediğimiz olay, her safhada “kabulleri” derinleştirmektir.
Çocukların eğitiminde kullanılacak “kabuller”, zihni süreçlerine paralel olarak sürekli derinleştirilmelidir. Eğitimin en önemli konusu, kabullerdir. Kabullerin eğitimdeki en önemli noktası ise, sabit bırakılmaması ve eğitim safhaları ilerledikçe kabullerin de derinleştirilmesidir.
Çocukların eğitiminde “kabuller” konusu doğru anlaşılmadığı, doğru tatbik edilmediği için çok sayıda problem meydana geliyor. Kabullerden uzak durmak mümkün olmadığı için her çocuğun zihni evreninde mutlaka bir takım kabuller oluşuyor. Kontrollü yerleştirilmeyen kabuller, basit ve sığ oluyor ve sabitleşiyor. Yüzeyde meydana gelen ve sabitleşen kabuller, derinleşmeyi önlüyor. Bu zihni özellik ise düşünce faaliyetini engelliyor.
Çocuğun zihni evreni, basit ve yüzeyde gerçekleşen kabullerle örülürse, aklın gelişmesi ve güçlenmesi imkansız olur. Kabuller konusunu bilmeyenler, farkında olmadan bu tür kabullerin yerleşmesine sebep oluyor.
Kabuller, imanın basit halidir. İman, kabullere göre daha derin ve kapsamlı bir yöneliştir. Bu sebeple dini eğitim (ve iman eğitimi) verilmese de çocukların zihni evreni zaten kabullerle oluşturulduğu için, bir “din” sahibi oluyor. Dini eğitim vermeyenler, “saçmalıkları” din haline getirdiklerini anlamıyorlar.
İman, kabullerin çok kapsamlı hali olduğuna göre, hacimli iman eğitimi vermek gerekir. İman eğitimini de basit kabuller gibi verenler, farkına varmadan çocuklarını imanlı değil, dar kafalı olarak yetiştiriyorlar.
OSMAN GAZNELİ
osmangazneli@gmail.com

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir