AKIL İNŞASINDA İMAN EĞİTİMİ-3-İMAN AKLIN HİYERARŞİSİNİ OLUŞTURUR

AKIL İNŞASINDA İMAN EĞİTİMİ-3-İMAN AKLIN HİYERARŞİSİNİ OLUŞTURUR
İman, kabuller sistemidir. Kabuller sistemi, kendi içinde bir hiyerarşi oluşturur. Hiyerarşi düzendir. Akıl, oluşmak için düzene ihtiyaç duyar. İman, en güçlü duygu olduğu için, kurduğu düzen en sağlam olanıdır. Akıl, imanın meydana getirdiği düzende daha rahat ve kolay şekilde oluşumunu sağlar.
İman piramidinin zirvesi hayattan çok uzaktadır ve ulaşılamaz. Piramidin etekleri ise hayatın teorik altyapısını oluşturur. Piramidin zirvesi, insan zihnin ufkudur. Bu sebeple piramidin zirvesi ne kadar yüksekte olursa, zihni evrenin ufku o kadar geniş olur. Zihni evrenin ufkunun geniş olması, aklın gelişmesinde fevkalade faydalıdır. Eğer piramidin zirvesi yakındaysa meydana gelecek olan ufuk dar olacağı için akıl yaşı ilerlemez ve düşük kalır.
Piramidin zirvesini bir insanın oluşturması (diktatörlüklerde bunu yapmaya çalışırlar) çok dar bir zihni ufuk ve çok küçük yaşlarda kalan akıl yaşı demektir. Bir kişiye “en büyük komutan, en büyük siyasetçi, en büyük insan” vesaire dendiğinde, o insan, zihni evrenin ufkunu oluşturmaya başlıyor. Zihni evrenin ufku (yani iman piramidinin zirvesi) insan olursa, o zihni evrende meydana gelece akıl, “çocuk aklı”dır, çünkü o aklın yaşı, çocuk yaşını geçmez.
İman piramidi hem yüksek hem de geniş yani hacmi büyük olmalıdır. Genişliğinin kafi derecede büyük olmaması, hayat alanını daraltır, yüksekliğinin kafi derecede olmaması ufku daraltır. Bu sebeple iman sisteminin (piramidinin) zirvesinin bu dünyada olmaması şarttır. Çünkü bu dünya (en azından günümüzde) çok küçüktür.
Bazı iman piramitleri var ki, fevkalade sığ ve dardır. Mesela materyalizme iman etmek (maddeci bir dünya görüşüne inanmak), madde kadar basit bir hedef oluşturur. Aklın bünyesini madde doldurursa, asla “iyilik” ve “kötülük” diye bir şey olmaz. Madde sadece faydalanmak ve kullanmak içindir. Bunu tanrı edinenler (materyalistler), malzeme olarak kullanılan bir varlığa tapınırlar. Aynı eski tarihlerde, helvadan put yapıp taptıkları ve acıktıklarında da yedikleri gibi… Böyle bir iman sistemi, insanın göbeği ile ayağı arasında bir hayat alanı oluşturur.
Eğer çocuğun zihni evrenine bir iman sistemi yerleştirilmezse ne olur? Kaotik şekilde oluşan ve bir türlü bütünlüğe kavuşamayan zihni evren, doğal olarak menfaate doğru akar. Menfaat ve zevkten başka bir değer kabul etmez olur. Menfaatin günümüzde somutlaşmış hali ise paradır. Zihni evren kendiliğinden parayı ufkuna yerleştirir ve iman piramidinin zirvesine oturtur. Ne kadar tanıdık bir kişilik türü ve akıl formu değil mi? Çevremizde o kadar çok var ki, en iyi tanıdığımız akıl formu bu…
İnsan iman etmekten kurtulamaz. Hiçbir şeye iman etmediğinde de menfaatine iman etmektedir. Menfaati en değerli varlığı haline geldiğinde, kişisel menfaati için her şeyi mubah görmeye başlıyor. O kadar ki, beyaz kadın ticaretinden tutunda uyuşturucu ticaretine kadar, silah ticaretinden tutunda çürük apartman yapmaya kadar… imanı olmayan zihni evrenin yaptığı işte bunlardır.
Zihni evren düzenli şekilde gerçekleşirse, akıl da zihni evrenin özelliklerini kazanıyor. Zihni evrenin düzenli gelişmesini iman gerçekleştirirse, aklın bünyesini dolduran da iman oluyor. Böylece imandaki hiyerarşik yapı, aklın hiyerarşisine dönüşüyor.
OSMAN GAZNELİ
osmangazneli@gmail.com

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir