AKIL İNŞASINDA MATEMATİK-5-

AKIL İNŞASINDA MATEMATİK-5-
MATEMATİK SİSTEM KURABİLME KABİLİYETİ KAZANDIRIR
İki kere ikinin dört ettiğini nereden biliyoruz? İspatladık mı? Böyle olduğunu “kabul etmişlikten” başka bir veri var mı elimizde? Hayır, hayır, hayır… İki kere ikinin dört etmesi bir “kabulden” ibarettir. Tüm matematik de bu kabul üzerine bina edilmiştir. Demek ki işin başında bir şeyi kabul ediyor ve o kabul üzerine devasa bir sistem kuruyoruz. Ne demek bu? Bu, matematiğin harikulade bir özelliğidir, sistem kurma özelliği…
Matematik yoluyla (ve tabii ki soyutlama yoluyla) olmayan bir sistemi kuruyor ve hayatı ona göre yaşıyoruz. Bir an düşünün, matematiğin olmadığını veya bir sabah kalktığında dünyanın matematiği tamamen unuttuğunu… Tüm dünyanın hayatı bir saat içinde çöker. Soyut düşünceyle bir sistem kuruyoruz fakat aslında olmayan bu sistemi hayatın içinde öyle bir yere oturtuyoruz ki, bir saatliğine hayattan çekseniz tüm hayatı çökertiyor. Sanal gerçekliğin hakiki gerçeklik haline nasıl geldiğini görüyor musunuz? Bu dev manevrayı matematik ile yapıyoruz.
Matematik bu çapta sistemler kurabilen bir düşünme biçimi olmasına rağmen, çocuklara matematik öğretmemek, matematik öğretimini ihmal etmek nasıl bir kayıptır? Diğer taraftan matematik öğrettiğimiz çocuklara da, her nedense, iki kere ikinin dört etmesinin bir “kabul” olduğunu ve matematiğin soyut bir gerçeklikten ibaret olduğunu anlatmıyoruz. İki kere ikinin dört etmesini “kesin kanun” olarak öğretiyoruz. Oysa matematik, bir kabul üzerine devasa sistemler üretebilen bir bilim dalıydı.
Çocuklarınızın matematik eğitimine dikkat edin. Özellikle de iki kere ikinin dört etmesi gibi temel kabulleri, kanun olarak değil, mevcut matematik sistemi kurabilmek için gerekli olan bir “kabul” olarak anlatın. Ki başka bir matematik sistemin mümkün olabileceğini bilsin.
Matematik düşünce aslında başka matematik sistemlerin olabileceğini gösterir. Başka matematik sistemler olabileceğini bilmek ve anlamak, insan zihninin ufkunu misilsiz derecede genişletir. Düşünce derinliğini ve kabiliyetini geliştirir. Matematik başka sistemler olabileceği ihtimalini gösterir ama ülkemizdeki matematik öğretimi başka sistemler olabileceğini asla öğretmez. Yani problem, matematikte değil, matematik öğretimindedir.
Matematik, insana ulaşılmaz bir ufuk sağlamakla, düşünce hürriyetini de geliştirir. Düşünce hürriyetine sahip bir insan, gelişmiş ve güçlenmiş bir akla da sahip olur. Sistem çapında düşünebilme kabiliyetine kavuşur. Yeni sistemlerin mümkün olduğuna inanan bir akıl, sadece matematikte değil, hayatın her alanında başka sistemlerin kurulabileceğini, problemlerin başka çözümlerinin olabileceğini fark eder. Tek alternatiflere sıkışmaz ve geniş bir yelpazede düşünerek yeni çözümler üretebilir.
Hayatın her alanında mevcut sistemler tıkanabilir, mevcut çözümler işe yaramaz hale gelebilir. Sistem tıkanır, formüller işlemez hale gelirse, ya savaş çıkar ya ayrışma olur. Bunları önlemenin yolu, yeni sistemler kurabilmek, yeni çözüm yolları geliştirebilmek vesairedir. Bu imkanı en geniş şekilde sağlayan matematiktir ama matematiğin ülkemizdeki hali tam bir rezillik.
OSMAN GAZNELİ
osmangazneli@gmail.com5

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir