AKIL İNŞASINDA SABIR EĞİTİMİ-1-

AKIL İNŞASINDA SABIR EĞİTİMİ-1-
Bu günkü eğitimin hiç bilmediği ve gündemine almadığı bir konu, sabır eğitimi… Müfredatın hiçbir yerinde (derslerinde veya rehberlikte) yok. Oysa eğitimin bel kemiği, kişiliğinde temelidir. Sabır eğitimi özellikle aklın oluşması, gelişmesi ve çalışmasında çok önemlidir.
Sabır eğitimi ile aklın ne ilgisi var? Akıl, en başta insanın “benlik merkezinde” yani nefsine bağlı olarak oluşmaya başlar. Müdahale edilmez ve kendi haline bırakılırsa, benlik merkezinden uzaklaşamaz ve kendi başına bir merkez haline gelemez. Benliğe bağlı olan bir akıl, asla sabırlı olamaz.
Sabırlı olmayan insan (ve akıl), benlik merkezine bağlı olarak yaşar. Benlik merkezi ile dış dünya arasındaki mesafe sıfır olur. Benlik merkezi ile dış dünya arasındaki mesafe sıfır olduğunda, sabır ve tahammül de sıfır olur. Mesela, küçük bir eleştiri, doğrudan benlik merkezine ulaşır, çünkü arada hiçbir mesafe yoktur. Benlik ise eleştiriye asla tahammül edemez. Akıl benlik merkezinden uzakta bulunsa ve kendi başına bağımsız bir merkez olsa, eleştiriyi sabırla dinler ve haklı ise kendini düzeltmeye çalışır. Akıl benlik merkezine bitişik olduğu zaman eleştiri doğrudan benlik merkezine ulaşmakta ve insanın benliği de tepki vermektedir. Benlik ise eleştiriye asla sabredemez.
Benlik merkezi ile akıl arasındaki mesafe, düşünce alanıdır. Bu alan ne kadar genişse, düşünce için o kadar geniş bir alan ve imkan var demektir. Akıl ile benlik merkezi arasındaki mesafenin sıfır olması, aynı zamanda benlik merkezi ile dış dünya arasındaki mesafenin de sıfır olduğunu gösterir. Dış dünyadan gelen etkileri (mesela eleştiriyi), değerlendirmek için gereken düşünce faaliyetinin alanı yok demektir.
Düşünce faaliyeti için alanın olmaması, aklın benlikten ayrı bir merkez haline gelememesi, dış dünyadan gelen etkilere karşı insan benliğinin otomatik tepki vermesine sebep olur. Bu durumda insan, etki-tepki sarmalında yaşamaktan kurtulamaz. Etki-tepki sarmalında yaşayan insan, düşünemediği, akledemediği için, başkalarının oyuncağı olur. Tepkisel bir akıl, tepkisel bir benlik, tepkisel bir düşünce ve zihin dünyası meydana gelir. Asla orijinal bir şeyler düşünemez, üretemez.
Sabır eğitimi, aklın oluşmasından önce başlatılırsa, akıl oluşma sürecine girdiğinde, nefse (benliğe) bağlanmaz. Benlik merkezinin uzağında bir mevzide oluşmaya başlar. Doğru ve sağlıklı olanı budur. Başlangıçta benlik merkezine bağlı olarak meydana gelen aklı daha sonra ondan ayırmak ve bağımsız bir merkez yapmak çok zordur. Baştan itibaren ben merkezinin uzağında bir noktada oluşmaya başlayan aklı nefsin (benlik merkezinin) daha sonra da etkilemesi zayıf olur.
Sabır hayat için çok önemlidir. Orta ve uzun vadedeki tüm planlar sabır işidir. Daha doğrusu planlama ve planlı çalışma (ve yaşama) sabır işidir. Hiçbir iş bir anda olup bitmez, sabretmek ve dayanmak lazım. Bunun içinde sabır eğitimi şart. Sabır eğiminin hedefi ise aklı benlik merkezinden uzaklaştırmak bağımsız bir merkez yapmaktır. Akıl benlik merkezinden ayrılamadığı müddetçe insan sabırlı olamaz.
Sabırlı olmanın ölçüsü, akıllı olmaktır. Akıllı olmanın ölçüsü de, aklın benlik merkezinden uzakta olmasıdır. Akıllı ve sabırlı olmanın ölçüsü ise, bir olay karşısında tepki vermeden önce onu anlamak için gerekli olan süre kadar beklemek fakat bu arada o olayı anlamaya çalışmaktır. Sabrın tanımı yanlış yapıldığı için insanlar sadece beklemeyi sabır zannediyorlar. Hayır, sadece beklemek, sabır değil korkaklıktır.
Korkaklık ile sabır karıştırılır. Tembellik ile sabır karıştırılır. Zayıflıkla sabır karıştırılır. Korkaklık, tembellik, zayıflık, insanı hareketsiz yapar, bir dış etkiye karşı tepki vermeyi engeller. Sabır hareketsizlik değildir aksine güçlü ve doğru hareketi gerçekleştirmek için, etkiyi anlamak, ona karşı bir düşünce ve faaliyet planı geliştirmek, tepkinin şartlarını ve imkanlarını oluşturmak için bir müddet beklemektir. Ama hareketsiz beklemek değil, hazırlık yapmaktır. Ne kadar bekleneceğini de hazırlıklar belirler. Sabırdan bahsedenler, ne kadar beklenmesi (sabredilmesi) gerektiğini söylemiyorlar. Ne kadar sabredilmesi gerektiğini söylemeyenler, sabır ile diğer özellikleri (mesela korkaklığı, tembelliği, zayıflığı) birbirine karıştırıyordur. Aslında korkak olan kişi, korktuğunu söyleyemiyor onun yerine sabrettiğini söylüyor.
Akıl inşasında sabır eğitimine devam edeceğiz. Bu yazı giriş niteliğindedir.
OSMAN GAZNELİ
osmangazneli@gmail.com

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir