AKIL İNŞASINDA SORUMLULUK EĞİTİMİ-3-SORUMLULUK BENLİĞİ GELİŞTİRİR

AKIL İNŞASINDA SORUMLULUK EĞİTİMİ-3-
SORUMLULUK BENLİĞİ GELİŞTİRİR
Sorumluluk ben merkezinin gelişmesini hızlandırır. Ben merkezinin meydana çıkması ve merkezleşmesi için dış müdahaleye ihtiyaç yoktur mutlaka ama eğitim yoluyla yapılan müdahaleler, ben merkezinin gelişmesine katkıda bulunduğu gibi zararlı şekilde bünyeleşmesini de engelleyebilir.
İnsanın doğal gelişme seyri içinde meydana gelmesi kaçınılmaz olan ben merkezi, sorumluluk vermekle hem belli bir hedefe yönlendirilir hem de doğru kurallarla sınırlandırılır. Ben merkezi kendi haline bırakılırsa insan zihnini kaplar ve ona hakim olur. Bu durum aklın gelişmesine engel olur.
Sorumluluk duygusunu geliştirmek, ben merkezini sınırlandıran en önemli zihni olaydır. Sorumluluk duygusu gelişmemiş olan kişilerde ben merkezi, diğer insanlarla beraber yaşarken onları eşya olarak görmeye meyleder.
Sorumluluk alıştırmaları, başka insanların sorumluluğunu (mesela kardeşin sorumluluğunu) üstlenmek şeklinde yapılırsa, ben merkezi hem hızlı gelişir hem de sadece kendinde merkezleşmekten kurtulur. Kardeşinden başlamak üzere, amca ve teyze çocuklarına doğru genişletilecek olan sorumluluk duygusu, “ben merkezli” insan kişiliğini önler.
“Ben merkezi” ilk olarak ortaya çıktığı zamanlarda, şımarıktır ve ailenin sadece kendisi ile ilgilenmesini ister. “Ben merkezi” bu haliyle bırakılmamalıdır. Sadece kendisi ile ilgilenilmesini isteyen “ben merkezi” gelişmeyi durdurur. Zaten kendisi ile ilgilenen bir aile (çevre) vardır ve kendisi mesela karar vermek, sorumluluk taşımak, hayatı bizzat tanımak ve yaşamak ihtiyacını geliştirmez. İhtiyaçları başkaları tarafından karşılanmaya devam ettikçe gelişmesi durur. Çocukların ihtiyaçlarının başkaları (ailesi) tarafından karşılanması zarurettir. Başka türlü olması, ihtiyaçlarının kendisi tarafından karşılanması mümkün değil. Fakat bu süreç içinde, yavaş yavaş kararlar verebilmesi, bazı işleri yapabilmesi, bazı sorumlulukları üstlenebilmesi gerekir. Zaten ihtiyaçları aile tarafından karşılanan çocuk, tecrübe ettirilmez, sorumluluk yüklenmez, karar verdirilmezse çok kötü bir zihni gelişmeye bağlı kalır.
“Ben merkezi” ile sorumluluk duygusu birbirini besler. Sorumluluk, ben merkezinin bir bakıma istediği bir iktidardır. Ben merkezi, kendi başına varolma isteğine sahiptir. Kendi kendini yönetme, başkalarına ihtiyaç duymama, kendi kendine yetme gibi arzular, ben merkezinin tabiatında var. Bunların harekete geçirilmesi şarttır. Her şeyinin ailesi tarafından karşılanması, her dediğinin yapılması, her ihtiyacının anında karşılanması, “ben merkezinin” tabiatındaki özelliklerin ortaya çıkmasına engel olur. Çalışmadan yaşayabilmek, tembelliği tetikler, gayret etmeden ihtiyaçların karşılanması, sorumluluğu geriletir. “Ben merkezi”, kendine yeterli olmayı ister ama ihtiyaçlarının başkası tarafından karşılanmasına da itiraz etmez. Ne zamana kadar? Kendine müdahale edilmeye başlandığı noktaya kadar. İşte bu nokta “ben merkezi” ile hayatın çatıştığı noktadır.
Aileler, çocuklarına sorumluluk vererek, “ben merkezi” ile hayatın çatışma alanın erken yaşlarda düzenlemeye başlar. Hayatın karşısına nasıl çıkacağını, hayat ile nasıl baş edeceğini, hayatın karşısında nasıl direneceğini, küçük yaşta geliştirilen sorumluluk duygusu ile öğrenir. Sorumluluk duygusu geliştirilmemiş çocuklar, belli bir yaşa kadar da ihtiyaçları aileleri tarafından karşılandığı için, hayata atıldıklarında tam bir “asalak” haline gelirler. Tembel ve asalak…
Sorumluluk duygusu hem “ben merkezini” geliştirir hem de onu “uygun şekilde” inşa eder. Ben merkezinin bünyesini, içine başka insanların da girebileceği kadar genişletir. Sadece kendini düşünmeyen, birlikte yaşamayı bilen ve birlikte yaşadıklarını da kendisi gibi kabul eden bir “ben merkezi” bünyesi oluşur.
OSMAN GAZNELİ
osmangazneli@gmail.com

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir