AKPARTİ BATI PROJEKSİYONU MU?-1-

AKPARTİ BATI PROJEKSİYONU MU?-1-
Türkiye’de bazı kesimler Akparti’nin batı özellikle de ABD projeksiyonu olduğunu düşünüyor. Kemalist, laik, ateist, solcu vesaire şeklindeki siyasal gurupların böyle düşünmesinin sebebini biliyoruz, iktidar ellerinden gittiği için ne diyeceklerini bilemiyor, iktidarı tekrar elde etme imkanının da kalmadığını gördükleri için saçmalamakta sınır tanımıyorlar. Onlar konumuz dışındadır, akıl sağlıklarını tekrar nasıl bulacaklarını kendileri düşünsünler, konumuz, Müslümanlar için de bu düşünceye sahip olan “keskin muhalifler”…
Müslümanların Akparti için “batı projeksiyonu” demeleri, buna derinden inanıyor olmaları, kendilerini bu düşünceye angaje etmeleri çok ilginç. Bu düşünceye kilitlenenler içinde öyle hadiseleri malzeme olarak kullananlar var ki, dehşete düşmemek kabil değil. Mesela Cumhurbaşkanı Gül’ün İngiltere ziyaretini, Akparti’nin batı projeksiyonu olduğuna delil olarak anlatıyor adam. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, İngiltere’ye resmi bir ziyarette bulunmuş, ne var bunda? Bu tür adamları dinlerken zannediyorsunuz ki, Türkiye, uzayda bir gezegende yalnız yaşıyor, gezegende başka bir ülke yok, gezegendeki tek ülkenin cumhur reisi, başka bir gezene gizlice gitmiş ve gezegeni satmış. Bu kadar uç örneklerle ve saçmalıklarla fikir inşa edilmeyeceğini biliyoruz, bu düşünceye kilitlenenleri hangi noktalara kadar vardığını göstermek için verdik bu misali.
Adamları biraz deştiğinizde anlıyorsunuz ki, bunlar herhangi bir veriden hareket etmiyor. Akparti’nin batı projeksiyonu olduğu hususunda yeminliler, her hadiseyi o düşünceleri için malzeme olarak kullanıyorlar. Kemalistlerdeki zihni savrulma ve akıl tutulmasının sebeplerini biliyoruz fakat “bizimkilerin” bu tür düşünce savrulmalarını anlamakta zorlanıyoruz. Çünkü Türkiye’de bir müddetten beri zihni açık, aklı gelişmiş, ufku genişlemiş, düşünmeyi diğer siyasal guruplardan daha iyi, daha derin, daha sağlıklı gerçekleştirenler, Müslümanlardır. Buna rağmen bazı Müslüman gurupların içinde böyle tuhaf düşünce savrulmalarına rastlamak, Kemalist etkinin hala devam ettiğin göstermesi bakımından dikkat çekici.
*
Akparti hakkında böyle düşünenler marjinal birkaç guruptan ibaret. Bu gurupların izlerini takip ettiğinizde karşınıza çıkan nihai kaynakları ilginç, ya Kemalist derin devlete veya İran’a çıkıyor. Kemalistlerle İran’ın, görünmeyecek kadar derinlerde bir ittifak içinde olduğunu düşünmemizi gerektiren gelişmelerle karşılaşıyoruz. Peki bunu doğrudan söyleyebilir miyiz? Hayır… Anlatmaya çalıştığımız husus, Ergenekon ile İran’ın Akparti hakkındaki iddiaları, tenkitleri, düşüncelerinin aynı olması… Neticeden gidere sebebi tespit etmek kabil midir? Bir hadisenin tek sebebi olsaydı mümkündü fakat hiçbir hadisenin tek sebebi yoktur. Özellikle siyasi ve içtimai hadiseler, bir sebepler koalisyonu ile meydana çıkar. “Netice” kısmında benzeşenler, farklı sebeplerden hareket etmiş olabilirler. Ergenekon (derin devlet) ile İran’ın (Türkiye’deki İran sempatizanlarının) Akparti ile ilgili aynı düşünceleri seslendirmeleri, ittifak ettikleri anlamına gelmez fakat böyle bir ihtimali masanın üzerinde tutmak için kafi bir malzemedir.
Müslümanların (ister Şii-İran sempatizanı olsun isterse başka temayüllere sahip olsun) Kemalistlerle aynı düşünce kulvarında bulunmamak konusunda hassas olması gerekir. Aynı düşünceye farklı açılardan ve sebeplerden gelmiş olsalar bile, en azından düşünce tertibi, üslup, kullanılan malzemeler gibi hususlarda farklılık taşımaları gerekiyor. Hele de Müslümanların kendileri dışındaki bir Müslüman gurubu, Kemalistlerin diliyle tenkit etmeleri, kendileri hakkında tereddüt doğurmaktan başka işe yaramaz.
Müslümanlar öncelikle şunu iyi bilmelidir. Dünyada ABD taraftarı olan Müslüman yoktur. Akıl ve zeka seviyesi ortalamanın altında olmayan hiçbir Müslüman ABD taraftarı olmaz. Akıl ve zeka seviyesi ortalamanın altında olanları “gündeme” almaya gerek yok. İran’ın, Şiilerin ve bunların Türkiye’deki sempatizanlarının anlamadığı nokta budur, onlar sadece İran’ın ABD karşıtı olduğunu “vehmediyor”. Şii ve İran sempatizanlarının, İran’dan başka ABD karşıtı olmadığını düşünmesi, akıl seviyesini ortalamanın altına düşürüyor, bunu hatırlamalarında fayda var. Türkiye’de, Akparti’nin batı projeksiyonu ve ABD projesi olduğuna inanan Müslümanlar, ya Kemalist yeraltı devleti ile anlaşmış olanlardan veya İran sempatizanlarından çıkıyor, bu durum manidar değil mi? Böyle bir manzara karşısında diğer Müslümanların bunlar hakkında ne düşünmesi gerekiyor?
Mesele Akparti’nin tenkit edilmesi değil, tabii ki tenkit edilmelidir, zaten de tenkit ediyoruz. Fakat adamların tenkitleri, Akparti’nin yanlışlarıyla ilgili değil, partiyi en azılı düşman yerine koymalarıdır. Bu durum, birine tokat atan adama, katliam yapan adamın cezasını vermeye benziyor. Tokat atan adam da suçludur ve cezalandırılmalıdır ama katliam yapan adama verilen ceza ile değil.
Bu konu uzun, bu sebeple yazmaya devam edeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir