ALMANYA VE FRANSA AB ANLAŞMASINI DEĞİŞTİRİYOR

ALMANYA VE FRANSA AB ANLAŞMASINI DEĞİŞTİROR
Almanya ile Fransa kafa kafaya vermiş, AB anlaşmasını değiştirmeye çalışıyor. Diğer üyelerin maliyesine müdahale edebilme imkanı oluşturacak bir değişiklik istiyorlar. Bu ne demek?
AB anlaşması, Avrupa Birliği üyelerinin sakin kafayla ve aklını kaybetmeden üzerinde çalışıp ürettikleri bir anlaşmaydı. Krizden yıllar önce hazırlanan AB anlaşması, Avrupalıların aklının ulaştığı en uç noktaydı. Yani ufukları içinde yapabilecekleri en iyi anlaşmayı yapmışlardı. AB anlaşmasına bakın, Avrupa’nın ufkunu görün.
Avrupa’nın ufkunun eseri olan AB anlaşması, birkaç yıl dayandı. Bu nokta önemli… AB, ufkunu zorlayarak birleşme formülleri bulmuştu. AB’nin yaptığı her şeyi doğru zannedenlerde alkışlamıştı. En iyi durumdayken yaptığı anlaşma çok kısa sürdü.
AB ne yaparsa doğru yapar şeklinde ruhundan teslim olanlar hariç, gelişmeleri dikkatle takip edenler görüyor ki, artık akıl sağlığını kaybetti. Hastalıklı akıldan, çözüm çıkmaz ancak problem çıkar. Çözüm olarak piyasaya sürdükleri tüm formüller, daha büyük problemleri tetikliyor. 2009 yılında başlayan krize çözüm diye getirdikleri tedbirler bu günkü daha büyük ve daha derin krizi üretti. Bu kriz için düşündükleri her çözüm formülü de daha büyük bir krizi tetikleyecek nitelikte.
Ekonomik krize çözüm ararlarken, bu defa da siyasi tedbirler almaya çalışıyorlar. Ülkelerin hakimiyet haklarını ellerinden almak istiyorlar. En küçük AB ülkesi bile buna razı olmaz. Birleşme sürecinde AB’den faydalandıkları için bazı konularda itiraz etmediklerine bakmayın. Yunanistan örneği bu konuda çok açık… AB fonlarını hortumlarken Yunanistan fazla ses çıkarmıyordu ama artık krize girmiş ülkenin bazı tedbirler alması hususunda bile ikna edilemiyor. Hükümet ikna edilse halk ikna edilemiyor.
Bu arada Almanya ve Fransa, krizi bahane ederek AB üyeleri üzerinde çok daha derin yetkiler elde etmeye çalışıyor. Dışarıdan bakıldığında bir imparatorluk kurma çabası fark ediliyor. Aslında tam zamanı gibi görünüyor. Tüm Avrupa krizde ve kimsenin ciddi direnişler sergileyebilmesi mümkün değil. Aynı zamanda dünyadaki diğer güçlerin de itiraz edecek halleri kalmadı. Alman-Fransız ortak imparatorluğu için şartlar uygun görünüyor ama imparatorluk için Almanya ve Fransa’nın kaynakları kafi değil.
Almanya ve Fransa bu badireden kaçıp kurtulursa sevinsinler. Buradan bir imparatorluk kurma rüyası görmeye başlarlarsa, birkaç yıl içinde kabusla uyanırlar. Artık Avrupa’da görülecek pembe rüya kalmadı, kabus kol geziyor. Almanya ve Fransa’nın imparatorluk rüyası görmesini isterim. Eğer böyle bir rüyanın peşine düşerlerse, zaten kıt olan kaynaklarını kısa sürede tüketirler ve kendileri de tez elden tükenirler.
Almanya ve Fransa’nın krizden faydalanmak isteğine karşı, yakın zamanda tüm Avrupa direnişe geçecek. Almanya ve Fransa’nın krizden faydalanmak isteği anlaşılmayacak durumda değil. Şu anda direnişin başlamaması, AB üyelerinin bu iki ülkeye ihtiyaçları var. Krizden birlikte çıkma ümidini kaybetmediler daha. Bu sebeple üye ülkeler Almanya ve Fransa’nın nazını biraz daha çekerler. Fakat yakın zaman sonra, krizden birlikte çıkamayacakları anlaşılacak ve kavga başlayacak.
FARUK ADİL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir