İSLAM SANAT TELAKKİSİ

İSLAM SANAT TELAKKİSİ İman tevhide, insan vahdete, hayat nizama bağlıdır. Muhtemel ki meseleler nihai tecritte bu üçünden ibarettir. İmanımızla tevhide, insanımızla vahdete, hayatımızla nizama bağlıyız ama kesret aleminde yaşıyoruz. Muhtemeldir ki temel paradoks da bundan ibarettir. Muhtemeldir ki dünyadaki hilafet vazifesi; hayatın üstün nizamını, cemiyetin asli mihraka bağlı vahdetini, insanın kalbi ve ruhi evrenindeki tevhid …

SANAT NEDİR?

SANAT NEDİR? Sanat, en girift bahislerden biridir. Tabiatındaki müphemlik, zuhurunda geniş bir alanı işgal etmesine imkan tanıyor. İzahındaki zorluk, bitmez tartışmaları ateşliyor. İdrakten ziyade tatbikat olarak karşımıza çıktığı için, eserlerine muhatap oluyoruz. Çerçeve oluşturmak tabiatına mugayir… Çerçevesiz bırakmak, dost mu düşman mı olduğunu tayine imkan vermiyor. Akılla bir şeyler anlar gibi olduğumuz ama bir türlü …

SANAT NEDİR?

SANAT NEDİR? Sanat, en girift bahislerden biridir. Tabiatındaki müphemlik, zuhurunda geniş bir alanı işgal etmesine imkan tanıyor. İzahındaki zorluk, bitmez tartışmaları ateşliyor. İdrakten ziyade tatbikat olarak karşımıza çıktığı için, eserlerine muhatap oluyoruz. Çerçeve oluşturmak tabiatına mugayir… Çerçevesiz bırakmak, dost mu düşman mı olduğunu tayine imkan vermiyor. Akılla bir şeyler anlar gibi olduğumuz ama bir türlü …

İSLAM CEMİYETİNİN MEKAN HARİTASI

İSLAM CEMİYETİNİN MEKAN HARİTASI İslam şehri, İslam cemiyetinin ve hayatının mekan haritasıdır. İslam’ın teklif ettiği hayatın tüm mecra ve havzaları, inşa etmek istediği cemiyetin varoluş güzergahının her menzili o şehirde mevcuttur. Keskin hatlarıyla İslam hukukunun, naif hatlarıyla İslam ahlakının, zarif hatlarıyla İslam edebinin izhar edeceği her münasebet ve müessesesi, her tavır ve edası, her örgü …

ŞEHİR CEMİYETİN MÜESSES NİZAMIDIR

ŞEHİR CEMİYETİN MÜESSES NİZAMIDIR İslam şehri, mananın (İslam’ın muhteva yekununun) müesses nizamıdır. Mana, önce “tabii teşkilatlılık haline” kavuşmuştur, sonra da “bir eksik var mı?”, “gözden kaçan bir mesele kaldı mı?” sorusunun cevabını, “yardım istemekten imtina eden vakur fakir olabilir” endişesiyle müesseseleşmiştir. İslam’ın şahsiyet, cemiyet ve hayat telakkilerinde muhtacın “talep etmesi”, “yardım istemesi” değil, onu arayıp …

ŞEHİR CEMİYETİN TEŞKİLATLANMIŞ HALİDİR

ŞEHİR CEMİYETİN TEŞKİLATLANMIŞ HALİDİR İslam şehri, mananın teşkilatlanmış halidir, teşkilatlılık halidir. Şehir, irfan müktesebatımızın tecellisini tabii hale getirmiş bir nizam tertibidir. İslam şehrinin kendisi bir “teşkilatlılık hali”dir, şehirdeki tüm deveran mecralarının bidayeti de nihayeti de İslam’dır. Hayatın İslam üzere akması, çağlaması, yaşanması için müdahalenin ihtiyaç olmaktan çıkarıldığı veya asgariye indirildiği bir teşkilatlılık halidir. Teşkilatlılık hali, …

ÖLÜM VE HAYAT AYNASINDA ŞEHİR TASAVVURU

ÖLÜM VE HAYAT AYNASINDA ŞEHİR TASAVVURU Tüm tefekkür mevzularında olduğu gibi şehir tasavvurunu da, varlık, insan ve hayat telakkilerinden bağımsız olarak geliştiremeyiz. Şehir tasavvurundan önce temel telakkilerimiz olan, varlık, insan, hayat konularına vakıf olmak gerekir. Mevzuu külli bakış açısıyla, bir medeniyet tasavvuru çerçevesinde ele alabilmek için temel meselelere dair temel fikirlerimizin olması gerekir. Şehir, dünya …

İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?

İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi? “Vatanında Cüda’ İstiklâl Şairi, Kod Adı: İrtica 906 Mehmed Âkif Ersoy” kitabının yazarı Muharrem Coşkun’un 19 Nisan 2015 tarihli Diriliş Postası gazetesindeki mülakatından Tek Parti Cumhuriyeti’nin Mehmed Âkif düşmanlığını “derin istihbarat” hattında da sürdürdüğünü öğreniyoruz. Adı geçen yazar, Âkif’in bütün adımlarının takip edildiğini, kanser tedavisi görürken dahi …

İSLAM ŞEHİR ANLAYIŞI

İSLAM ŞEHİR ANLAYIŞI İslam şehir anlayışı bir büyük terkiptir. İslam’ın mümkün olan ölçülerinin tamamını şehir bahsinde terkip etmek ve tezahürünü mümkün kılmaktır. Şehrin “nazım planı”, İslam’ın tüm farzlarını bariz şekilde tecelli ettirir, tüm haramları kalın duvarlarla perdeler ve imkansızlaştırır. İslam ahlakının ruhu ve kaideleri, şehirde akan hayatın içine derinliğine nüfuz etmiş haldedir, İslam şehri, muhtevasına …

SANATKARANE İNŞA EDİLEN ŞEHİR

SANATKARANE İNŞA EDİLEN ŞEHİR Şehir, tefekkürün her çeşidinin tecelligahıdır. Tefekkürün her sahadaki tecellisi için mahal oluşturan iskan alanıdır. Şehir, fikir, ilim, sanat, edebiyat, siyaset, iktisat ila ahir her sahadaki tefekkür imal ve izharının tatbik sahasıdır. Fikri cezbeden, imalini tahrik eden, kıymetini takdir eden içtimai bünyenin müesses halidir. İmal ve inşa, tertip ve tanzim, tecrit ve …

ŞEHİR İNSAN HAYAT

ŞEHİR İNSAN HAYAT İnsan şehirde yaşar. Şehir olamamış yerleşim merkezleri bile şehir mihverine oturmuştur ve şehirden beslenir. Şehir, insanın maddi gıda ihtiyacını karşılamaktan ibaret bir teşkilatlılık hali değil, ruhi-manevi ihtiyaçlarını da karşıladığı bir fikir, ilim, sanat merkezidir. İnsanlaşabilmek (insanlaşma sürecini ikmal etmek), insani istidatların tamamının meşru çerçevede zuhur etmesine bağlıdır. Bir insan, misalen on adet …

MEDENİ MAHALLE

MEDENİ MAHALLE Medeniyet Arapça Medine (şehir) kelimesinden türemiş bir kavramdır. Zıddı Bedevi’dir. Lugat itibarı ile şehirli – göçebe gibi tanımlansa da Istılah manası hayli derindir. Bir yerde bir hareket başlar ama bu hareketin medeniyet boyutlarına ulaşabilmesi için geniş bir taraftar toplaması ve epeyce bir alanda nüfuzunu hissettirmesi gerekir. Eğer istenilen kapsamda bir yayılma gösteremezse ulusal …

MEDENİYET MEFKURESİ VE ŞEHİR FİKRİ

MEDENİYET MEFKURESİ VE ŞEHİR FİKRİ Mekanı çıplak (tabii) halde kullanmak hayvanlara mahsustur. Mekanın imar edilmesi gerekir, imar edilmemiş mekan üzerinde mülkiyet kurulamaz. İktisadi manadaki mülkiyetten bahsetmiyoruz ama o bile imar edilmeden kurulamaz. Şehir, mekanın, fikir tarafından imar edilmiş halidir, belli bir fikir tarafından inşa edilen şehir, o fikrin mülkiyetindedir. Bu sebepledir ki her kültür ve …

MEDİNE, MEDENİYET VE ŞEHİR

MEDİNE, MEDENİYET VE ŞEHİR Evvel emirde belirtelim ki, seküler ve sentezci olmayan Müslüman için medeniyet din ve Medine’den sadır olmuştur. Yâni medeniyet İslâm’dır. Hz. Peygamberimizin Medine’ye hicretiyle İslâm’dan bir şehir anlayışı tecessüm etmiş, dinin temelleri üzerine toplum ve şehir düzeni kurulmuştur. Âlimlerin yazdıklarına göre, Kur’an-ı Kerim’de “medîneti” şeklinde geçen kelime şehir mânasındadır. İslâm her şehre …

FİKİRSİZ ŞEHİR VE ŞEHİRSİZ FİKİR

FİKİRSİZ ŞEHİR VE ŞEHİRSİZ FİKİR Şehir ile fikir arasında münasebet kurmakta zorlanan bir toplumda (cemiyet değil) yaşıyoruz. Zaten fikir dendiğinde, “bu adam neden bahsediyor?” diye aval aval bakan bir çoğunluk içinde yaşıyoruz. Fikre uzak olanların şehir için fikre ihtiyaç duymaması bir tarafa, fikre yakın olanların ise şehirsiz fikir ile meşgul olmaları veya şehir fikri üzerine …

TEŞKİLAT VE KURUCU ŞAHSİYET

TEŞKİLAT VE KURUCU ŞAHSİYET Süregelen ve süregiden yapılar içinde bulunmak, onları yönetmek, işletmek, idare etmek kolay. Teamüller, kurallar, adetler içinde hayatı yaşamak, ciddi bir fikri çabayı ve başarıyı gerektirmez. Normal zekaya sahip, normal bilgiye malik birisi, idareci de olabilir, uzman personel de… Mevcut yapıdan, halden, statüden, rejimden, devletten kısacası en küçüğünden en büyüğüne kadar herhangi …

İSLAM’IN TEŞKİLATA VERDİĞİ KIYMET

İSLAM’IN TEŞKİLATA VERDİĞİ KIYMET Bir yapının iyi bir teşkilat olduğunu gösteren birkaç alamet var. Teşkilat ile üyeler arasındaki münasebet yoğunluğu, üyelerinin ihtiyaçlarını karşılama ve problemlerini çözme hacmi, iş yapabilme mahareti ve fikri tesir gücü. İslam, teşkilatını kurmadan önce, müminin kalbine nüfuz etmekle, en güçlü, en yoğun, en yaygın teşkilatı kurabilmenin kalbi, zihni ve akli altyapısını …

TEŞKİLATIN BÜYÜME İSTİDADI

TEŞKİLATIN BÜYÜME İSTİDADI Teşkilatı inşa eden tohum, fikirdir. Fikir, fiili dünyaya çıkarak teşkilatın bünyesini inşa eder. Teşkilatın bünyesi de yeniden tohumlar (fikirler) üretir. Teşkilatların büyüme istidadı, önce tohumunda, sonra bünyesinde, sonra teşkilatlanma tarz ve şekillerinde ve nihayet dil ve üslubunda aranır. Teşkilatın tohumu, fikridir. Teşkilatın temelindeki fikir, ne kadar insanı muhatap alma imkanına sahipse, teşkilatın …

RİYASET TEŞKİLAT MENSUBİYET

RİYASET TEŞKİLAT MENSUBİYET *Teşkilat ve liderlik Teşkilat ile liderlik arasındaki münasebet yanlış anlaşılır, aslında bunlar özü itibariyle çatışır, normal ve doğru olan teşkilatta liderliğin olmamasıdır, ne var ki bunun tam aksi kanaat yaygındır. Liderlik, yönetilme ihtiyacından doğar, bu cihetiyle de halk için söz konusudur. Teşkilat, yönetilme ihtiyacı içinde olan insanlardan teşekkül etmez, bilakis kendi kendini …

TEŞKİLAT VE HAYAT

TEŞKİLAT VE HAYAT Hayatı inşa etmek için ihtiyaç duyduğumuz unsurlar; fikir, kuvvet, teşkilattır. Fikir, özet olarak yeni bir hayat anlayışını ihtiva eden mana; kuvvet, yeni hayat anlayışını, hayatın içinde ikame etmek için gereken güç; teşkilat ise bunları yapacak maniveladır. Teşkilat, kendini fikre bağlayan, fikrin kuvvetini imal ve temin eden, onu hayatın ortasına diken manivela vazifesi …