BALYOZ

BALYOZ
Kural neydi, hatırlayalım. “Başarırsanız kahraman olursunuz, başaramazsanız ipte sallanırsınız”. İhtilalin kuralı buydu değil mi? Fakat Türkiye’de bu kural darbeler için şöyle yerleşmişti, “Başarırsanız kahraman olursunuz, başaramazsanız başka sefere kalır”. Hani şu evrensel kurallar, ilkeler filan diye ağızları dolusu konuşanlar var ya, onların diliyle ifade etmek gerekirse, balyoz davası ile birlikte ülkedeki darbe kuralı, evrensel ihtilal kuralına uydu, “başarırsanız kahraman olursunuz, başaramazsanız ipe gidersiniz”. Ne var ki idam kalktı, artık “ip” yok. Şimdi “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası” var. Fakat adamlar o kadar beceriksiz ki, tam teşebbüs bile değil, eksik teşebbüste kalmışlar. Talihe bakın ki, beceriksizlikleri müebbet hapis cezası almalarına mani oldu.
Balyoz davası neticelendi, ileri gelenler “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası” aldılar, eksik teşebbüsten dolayı cezaları yirmi yıla indirildi. Ülke karıştı. Karıştı dediğime bakmayın, gevezelik ediyorum, kimse yerinden kımıldayamaz. Bu iş darbeye filan benzemez, mahkeme kararı. Yanlışta olsa mahkeme kararı, kaldı ki mahkeme tam olarak doğru karar verdi. Ülkenin karışmasına gelince, İstanbul’da bir yerde sanık yakınları yürüyüş yapmış, birkaç yüz kişi… Başka yerde de İşçi partililer yürüyüş yapmış, birkaç yüz kişi… Bunların en iyi bilmesi gereken iş, halkın peşlerine gitmeyeceği, bu sebeple darbe yapıyorlardı, seçimle iktidar olma imkanı olanlar darbe düşünür mü?
Ülke karışmadı ama akıllar karıştı. Vatan gazetesinde sıkıyönetim mahkemesinin hakimlerinden birini konuşturmuşlar, buyurun; “Balyoz kararına en sert eleştiri, 12 Eylül’de sıkıyönetim askeri hakimi olan ve 40 ayrı idam cezası veren Ali Fahir Kayacan’dan geldi: ‘’Sıkıyönetim döneminde bile adalet, çok daha adildi’’ dedi”
Ne kadar aciz olduklarını, ne kadar çaresiz kaldıklarını, ne kadar psikolojik çöküş içinde olduklarını bu haberden daha iyi anlatan olmaz. Kırk tane idam cezası veren sıkıyönetim hakiminden görüş almak zorunda kalmışlar, pes…
*
Mahkemenin kararı yeni bir dönemin başladığını gösteriyor. Artık evrensel ilkelerin geçerli olacağı bir döneme girdik. Bu dönemi, 12 eylül darbesinin yargılandığı dava ile birlikte değerlendirdiğimizde şu ilke geçerli hale geldi. “Darbeciler başarılı olduklarında da başarısız olduklarında da ipe gider”. Ha… İp yoktu değil mi? Bir ara onu da hallederiz merak etmeyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir