BAŞYÜCELİK AKADEMYASI-MANA VE VAZİFESİ-

BAŞYÜCELİK AKADEMYASI-MANA VE VAZİFESİ

Başyücelik Akademyası, cemiyetin zeka, akıl ve istidat deposudur. Cemiyette zekası, aklı ve istidatlarıyla temayüz eden insanlar, kendilerini belli sahalara hasretmek ve o sahada bir kıymeti, keşif, inşa ve teşkil etmek üzere, Akademya’ya alınırlar.

Tarihteki medeniyetlerin ve günümüzdeki büyük devletlerin bariz bir müşterek hususiyet var; yüksek zeka, hacimli akıl, keskin istidat ve derin idrak sahiplerini aramak, bulmak ve onlara imkan ve itibar vermek… Medeniyetler ve büyük devletler, yüksek zeka ve geniş ufuk sahibi aklın, keskin istidat ve derin idrak marifetiyle fikir, ilim ve sanatta en yüksek, en ileri, en yeni keşifleri yapmasıyla kurulmuş ve yaşamıştır. Bu hususiyet ve maharetini kaybeden devlet ve medeniyetler, tüm tedbirlere rağmen çatır çatır çökmüşlerdir. Bu meselenin ehemmiyeti, bizzat bu meselenin sahibi tarafından ancak anlaşılabilirdi, Üstad, yirminci asrın sayılı dehalarından biri olarak, görmüş, anlamış ve tasavvurundaki cemiyete raptetmiştir. Onun adı, Başyücelik Akademyasıdır.

İdeolocya Örgüsünün yazılmasının üzerinden yarım asır geçmesine rağmen hala milletin yüksek zeka ve deha tedrisat ve idare merkezleri kurulabilmiş değil. Bir milyon ordunuz olsa ama iyi bir komutanınız olmasa, milyonluk ordunuz var mıdır? Yetmiş beş milyon insanın yaşadığı ülkede, milyonda bir olmak üzere, yetmiş beş tane deha yok mudur? Olmaması mümkün mü? Mutlaka var ama onlar keşfedilmiş değil, onlara uygun talim ve terbiye merkezlerine alınmış değil, bir şekilde ruhi ve akli muvazenesini kaybetmeden büyümüş olanlara itibar ve imkan verilmiş değil.

Zekanın amme hizmetine sunulması gerekiyor, özellikle dehalar üzerinde özel mülkiyet iddiası çok hafifmeşrep kaçıyor. Materyalist temelli dünya görüşlerinde, özellikle de liberal-kapitalist anlayışlarda, insanların cimri ve hırslı şekilde özel mülkiyet edinme cehdi çok yıkıcı menzillere kadar uzanabilmektedir. İslam’ın, diğerkamlık, fedakarlık, vefakarlık gibi meziyetleri kazandırmak istediği Müslümanlar, içlerinden çıkan ve keşifleri tüm cemiyete kafi gelecek kadar zengin olan yüksek zeka ve dehaları, ferdi mülkiyet hasisliğinden kurtarıp, ilim, fikir ve sanat gibi amme hizmet alanlarında istihdam etmelidir. Milletin ve ülkenin zeka hazineleri, fikir, ilim, sanat sahalarına sevk edilmeli, bunun için gerekli tüm tedbirler alınmalı, ihtiyaç duyulan müesseseler ihdas ve inşa edilmelidir. Milletin zeka hazinelerini sevk edeceğimiz müessese, ülkenin en itibarlı içtimai sınıfını teşkil etmelidir.

***
Üstad, Başyücelik Akademyası’nın manasından bahsetmiş, teşkilatın çerçevesini tayin etmiş, içtimai ve siyasi sahadaki dolduracağı boşluğu göstermiş ve maarif davasının kurmay kadrosunu teşkil etmiştir. Ana fikrini tespit etmekten ibaret olan bu bakış, alakalı tüm mevzu ve sahalarla münasebetlerini ilmek ilmek dokumak vazifesini bize miras bırakmıştır.

Başyücelik Akademyası, en erken yaşta zeka ve istidatların tespiti ile başlar, farklı muamele yapmak, farklı talim ve terbiye tatbik etmek, farklı kıymet vermekle devam eder ve nihayet, ana hayat mecralarını ilim, fikir ve sanat havzalarına sevk etmekle istikametini bulur. Nihai menzili Başyücelik Akademyası olacak çocukların tespit, talim, terbiye ve sevk işleri Maarif teşkilatı tarafından üstlenileceğine göre, Akademyanın en kesif münasebet içinde bulunacağı müessese bellidir. Maarif teşkilatı, bir taraftan altın madeni ararken, aynı zamanda diğer madenlerin içinde bulunan altınları da tespit ve imal etme işine denk bir hassasiyetle, tüm okullardaki talebelerin zeka ve istidatlarını, hususi yollarla ve mümkün olduğunca erken yaşlarda keşfedip, hususi medreselere almakla vazifelidir.

***
Başyücelik Akademyası, siyasi hayatın aklıdır. Devlet ve siyaset, mühim işlerle ilgili her adımda Akademya’dan fikir sorar, teklif alır, tavsiyelerini tanzim ve tatbikat eder.

***
Başyücelik Akademyası, cemiyetin ufkunu temsil eder, hayatın her şubesinin fikrini imal ve istikametini tayin eder. Bir taraftan cemiyetin merkezinde oturur ve onu tarassut eder diğer taraftan cemiyetin ufkuna sancağını diker ve hududu sürekli genişleten akıncılar gibi, gece gündüz büyük tefekkür hamlelerini mayalar.

***
Başyücelik Akademyası’nın asıl vazife ve mesuliyeti ise, İslam Medeniyet Mimarisi üzerinde çalışmaktır. Siyasi, içtimai, iktisadi, irfani davaların büyük çatısı, medeniyet fikri ve ufkudur. Akademya azaları, merkezinde Şeriat, muhitinde ahlak, ufkunda medeniyet olan muazzam mimari plana kilitli kalp ve akıl ile uyanıkken büyük fikir, ilim ve sanat hamlelerini gerçekleştiren, uykuya daldığında ise aynı hamleleri maddenin sınırları dışına taşıyan, mukaddes emanetin kendilerine teslim edildiği kahramanlardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir