BATININ ÖZGÜRLÜK ANLAYIŞINA BAKIN

BATININ ÖZGÜRLÜK ANLAYIŞINA BAKIN
Vatan gazetesinin 21.09.2012 tarihli internet sitesinde yayınlanan bir haber dikkat çekiciydi. Adamların özgürlük anlayışı, tamamen kendi merkezlerindeki “kurgu” üzerinden gerçekleştiriliyor. Dünyada batıdan başka insan yaşayan coğrafya olmadığı, batılılardan başka da insan bulunmadığı üzerine inşa edilen, bu sebeple de özgürlüğü sadece kendilerine has kılan bir yaklaşım. Hani özgürlük insanlarla ilgili bir mesele ya…
Habere bakın…
“Aşırı muhafazakar görüşleriyle bilinen İslam karşıtı blog yazarı Pamela Geller, “Uygar insanlar ile barbarlar arasındaki savaşta uygarlardan taraf olun. İsrail’i destekleyin. Cihad’ı bozguna uğratın” yazılı ilanın 10 metro durağına asılması için mahkeme kararı çıkarttı.

Amerikan Özgürlük Savunma Girişimi Yöneticisi ve “Atlas Shrugs” adlı blogun sahibi olan Geller, ilanın New York’ta metro duraklarına asılmasına izin veren mahkeme kararını ABD Anayasası’nın ifade özgürlüğünü koruyan ilk maddesi için bir zafer olarak niteledi.”
“Uygar insanlarla barbarlar arasındaki savaşta uygarlardan taraf olun, İsrail’i destekleyin”… İşte mesele bundan ibaret… Özgürlük filan yok, sadece kendileri ve Yahudiler var. Tüm hak ve özgürlükler bunlara ait. Başka kimsenin hak ve özgürlüğü yok.
Konunun özgürlük olmadığı artık açıkça anlaşılıyor. Özgürlük gibi, hukuk gibi, evrensel değerler(!) gibi kendi kendilerine uydurdukları ve menfaatleri için doya doya istismar ettikleri bu kavramlar, ne yazık ki hala dünyanın başka bölgelerinde ve bu arada Müslüman coğrafyalarda da itibar görüyor. İşin yakıcı tarafı, tahammülü aşan tarafı burası…
Mesele birilerinin hezeyanından ibaret değil. Öyle olsa bu kadar ciddiye almak gerekmez. Haberde dikkat çekici olan nokta, mahkemeden böyle bir karar çıkarılabilmesi. Bir konu hukuk ve yargı tarafından kabul edildiğinde, artık o toplumun, devletin, kültürün ruhuna nüfuz etmiş demektir. Şöyle söyleyelim, her toplumda tecavüzcü çıkabilir, bunlara bakarak toplum suçlanmaz ama eğer hukuk ve yargı tecavüzü suç saymıyor, onu özgürlük çerçevesinde değerlendiriyorsa artık resmi bir durum vardır. Haberde görüldüğü üzere ABD mahkemelerinden öyle bir karar alınmış olması, konunun hangi noktaya ulaştığını göstermesi bakımından ilgi çekicidir.
Haberde ismi geçen kadın, hüviyetini açıkça beyan eden, İslam düşmanlığında sınır tanımayan, bu işin neferi olan birisi… Haberin devamında bu açıkça görünüyor.
“Amerika’nın Müslümanlaşmasını Durdurun” adlı grubun da liderliğini yapan Geller, 11 Eylül terör saldırılarında yok olan Dünya Ticaret Merkezi’nin ikiz kuleleri yakınlarındaki İslami Merkeze karşı kampanya düzenlemişti.”
Açıktan savaş ilan eden bir gurup. Bu gurup her imkanı kullanabildiği gibi, ne gariptir ki hukuk ve yargıyı da kullanabiliyor. İsmine özgürlük, fikir özgürlüğü filan denmesinin ne anlamı olabilir ki. Ortada bir cürüm var ve bu cürüm mahkemelerden destek görüyor. Ne kadar açık değil mi?
Aslında batı tam olarak bu… Fakat bunu entelektüel züppelere anlatmak imkansız. Batıyı insani değerlerin deposu olarak gören bir sürü adam ülkemizde yaşıyor. Nasıl anlatacağız, bir fikri olan var mı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir