BİZE SESLENİYORUM!

Cahiliz!
Daha kötüsü;
Cahil olduğumuzdan da cahiliz!
Halimizi geçti kâlimiz!
Aylar önce sormuştum; söz, öze tercüman mı perde mi?
Bugün ne perde ne tercüman.
Sözümü özüme maske yaptım bugün.
‘İslam’ı sözde değil özde yaşama’ gayretini
‘Tasavvuf’u özümle anlatamayacağıma göre sözümle anlatacağım.
Hali geçen kâl
Öze maske söz.
İlk yazıma sahtekarlıkla, iki yüzlülükle başlamasam iyi olacaktı ama…..
Tasavvuf kimilerine göre içi boş bir kelime kimilerine göreyse kelimelerle anlatılamayacak, uçsuz bucaksız bir hazine.
Tasavvuf;
“Allah anıldığında kalpleri ürperir” ayetine muhatap olabilmek
“Allah’tan sakının. Bilmediklerinizi size öğretecek” mucibince bilinmeyeni bilebilmektir.
Asıl değil!
Asıla vasıl eden
Usul usul yürünecek bir usül,
İlim değil!
İlmin sonunda hasıl olacağı bir metoddur tasavvuf.
Görünce yâdımıza Allah’ın düştüğü insanlar yetiştiren bir metod.
İslam’ı cesette değil ruhta yaşamanın gayreti
Halik’i mahlukta müşahade edebilme hayretidir.
‘Sen’i, ‘Siz’i, ‘Onlar’ı
‘Ben’den çok düşünmek,
kardeşini kendi nefsine tercih etmektir.
Zemmedilme ile methedilmeyi ayırt etmemek
gözün, bakıpta göremediğini; kalple bakmadan görebilmektir.
Tasavvuf;
Ne taç ne hırka!
Kimse alamaz otuza kırka!
Birçoğumuzun iddiasında yalancı olduğu kutsal bir dava!

İsabet ettiysek Allah’ın inayeti, sufilerin himmetinden,
edemediysek yegane mülkiyetimiz olan;
Acziyetimizdendir.
Vesselam.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir