BU KADAR DA OLMAZ

BU KADAR DA OLMAZ
Jitem, Genelkurmaydan habersiz kurulmuş… Öfkeden çılgına mı dönersin, kahkahadan katılır mısın yoksa boş boş gözlerle boşluğa mı bakarsın? Her biri mümkün… Her biri de kendi başına facia… Fakat biz son bir gayretle sakin bir kafayla konuyu değerlendirmeyi deneyelim, bakalım ne hikmetler(!) ihtiva ediyor bu hadise.
Muhalfarz jitemin kurulduğundan genelkurmayın haberi yok. Öyleyse bu durum; Ordu içinde illegal örgütler kurulabildiğini, sayısız cinayetler işleyebildiğini, ordunun bütçesinin illegal örgütlere akıtıldığını, genelkurmay başkanlığında oturan “kurmay” subayların (başkan dahil) burnunun dibinden haberdar olmadığını gösterir. Neye rağmen? Binlerce faili meçhul cinayete rağmen, tüm ülkeye korku salmasına rağmen, nerdeyse her gün gazete manşetlerinde veya iç sayfalarında haber olmasına rağmen… Ve bunların yıllarca sürmesine rağmen…
Düşünebiliyor musunuz? Dünyanın en iyi(!) ordusu, en disiplinli(!) ordusu, burnunun dibinde yani bağrında illegal örgüt kurulduğundan haberdar değil. Haa… Bu ordunun istihbarat servisi de var. Tüm bunları bir araya topladığınızda, genelkurmayın, “bizden habersiz kurulmuş” demesinin ne kadar akıldan uzak bir tavır olduğunu düşünebiliyor musunuz? Hakikaten (tabii ki muhalfarz) genelkurmayın haberi yoksa kendi ifadeleriyle iki bin yıllık tarihi olan ordunun, iki bin yıllık tarihindeki en büyük itirafıdır. İtiraf mealen şunun gibi bir şey… “En disiplinli, en iyi, en güçlü ordu propagandası yaptığımıza bakmayın, öylesine bir orduyuz. Aslında yokluğumuzun varlığımızdan fazla bir farkı yok, hatta yokluğumuz daha faydalı bile kabul edilebilir”.
Tabii ki haberleri var. Haberlerinin olmaması mümkün değil. Anadolu’da yaşayan benim bile haberim var. Büroma gelen iki kişinin birisi, diğerini “jitem elemanı” diye tanıştıracak kadar pervasızdılar. Ağzımı açıp gözümü ve kulağımı kapatarak bir tür transa girmiş halde yaptığım küfürler neticesinde beş-on dakika sonra söylediklerine kırk defa pişman olmaları ayrı bir hadise… Kimlere küfrettiğimi ise beni tanıyanlar bilir. Ve genelkurmayın haberi yokmuş… Buna inanmamızı bekliyorlar. Bu kadar da olmaz ki… İnsan bu kadar ahmak yerine konmaz ki… Ondan sonra niye küfrediyorsunuz diyorlar. Yahu kelamın kıymetini kaybettiği yer burası… İçinizde öfkeden imal edilmiş nükleer bombalar patlıyor, başka ne yapabilirsiniz?
Neymiş… 1988 yılında genelkurmaydan habersiz kurulmuş ve 1990 yılında kapatılmış. Ordunun içinde hiç mi zeki subay kalmadı? Bari yalanınız biraz zeka tütsün de, ahmaklığımızın çapı küçük görünsün. Ahmak yerine koyuyorsunuz koymasına, bari zekice kompozisyonlar üretin de, en azından bizi aldatmak için bir çaba gösterdiğinizi görelim. Ahlakınıza itimadımız kalmadı da hiç değilse emeğinize ve zekanıza hürmet edelim. Yok, azizim, yok… Adamlar orta zekalı insanlara mahsus yalanlarla bizi aldatmaya çalışıyorlar. “Ham ervahlı” cümlenin aslı neydi yahu… Tam yeri ama hafızam bana isyan gününde.
Haberdar olmalarına rağmen, neden haberleri yokmuş gibi davranıyorlar? Çünkü artık yargılanıyorlar. Yani… Korkuyorlar. Allah Allah… Asker korkar mı? Evet korkar. Neden korkar? Hukuktan korkar. Orduyu zapt altında tutacak tek kuvvet, hukuk yani yargıdır. Bu zamana kadar yargı bağışıklığı (eski dilde yargı masuniyeti) zırhına sahiptiler. Yargıdan azade tutarsanız bir oluşumu, hukuksuz iş yapma imtiyazı tanıyorsunuz demektir. Bu imtiyazı da son sınırına kadar kullanmaktan imtina etmediler. Ama artık yargılanıyorlar. Yargılanabildikleri müddetçe halkın korkmasına gerek kalmadı.
Bir ülkede emniyeti temin etmenin yolu, hakimin orgeneralden daha itibarlı ve daha güçlü olmasıdır. Her kesin hatırında bulunsun.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir