“BÜYÜKLERE” SORULAR-13-BİRİNCİ KISIM ONUNCU SORU

“BÜYÜKLERE” SORULAR-13-BİRİNCİ KISIM ONUNCU SORU
SORU
10-Aşkın kaynağı, biz farkına varmasak da, varlığın “yokluk deminde” ruhun, Allah Azze ve Celle’ye yaklaşabilme imkanına rağmen, insanın diğer tüm unsurlarıyla, hakikati “adem” olan varlık deminde yaşıyor olması mıdır? “Yokluk deminde” mutlak varlığa ulaşma imkanı olan, bunu da her an yaşayan ruh, varlık deminde gurbete düşüyor da vuslat hasreti buradan mı çağıldıyor?
SORUNUN AÇIKLAMASI
Doğru sorulamayan sorulardan biri bu… Öncelikle bir hususa dikkat çekmek gerekiyor, ruh ve nefs meselesi… İnsanda nihai kudret kaynağı ruhtur, nefs de enerjisini neticede ruhtan alır, böyle midir? Her varlıkta “vahdet” vaki ve varittir, öyleyse insanın “vahdet merkezi” ruh olmalıdır, doğru mudur? İnsan iç dünyasında vahdet arayışı, ruh dışında bir merkeze gidebilir mi, böyle bir şey nasıl olur? Ruh, insanın vahdet mimarisini inşa ediyorsa, nefs de gücünü ondan alıyor olmalıdır, bu söylenebilir mi?
İnsan iç aleminde vahdet vaki ve cari ise, vahdet merkezi ve amili ruh ise, ruh-nefs dilemması nasıl oluşuyor? Bu dilemmanın oluşması, her ikisinin farklı irtifalarda olmasından mı kaynaklanıyor? Nefs ruhun derinliğine inemiyor, onun yanına yaklaşamıyor, ruhi hamlelerin yukarıya (satha) doğru çıkması ile birlikte onlarla (yani ruhun tezahürleri ile) karşılaşıyor, dilemma da burada meydana geliyor, hakikat bu şekilde midir?
Hal bu ise, ruh, “yokluk deminde” diğer tarafta, “varlık deminde” ise bu tarafta yaşıyor, bu sebeple de varoluş hamlesini (hayat hamlesini), aynı varlık-yokluk deveranında olduğu gibi kesik kesik mi gerçekleştiriyor. Varoluş hamlesini, bu taraftayken bu tarafa, diğer taraftayken diğer tarafa yönlendirdiği için, nefsin bulunduğu satha doğru gelen varoluş hamlesi kesintisiz olmuyor. Böyle midir, varoluş hamlesinin kesintisiz olmadığı doğru mudur? Cevap “evet” ise, nefsin kendisi enerji kaynağı değildir sadece trafo vazifesi görüyordur, bu sebeple kaynaktan (ruhtan) gelen enerji, nasıl geliyorsa o şekilde kullanılıyor, enerji kesik kesik geldiği için o da öyle kullanıyor. Nefsin neden bıktığını, bir hal üzere kesintisiz kalamadığını, “beka” değil de “fena” özellikleri taşıdığını bulduk mu?
*
İnsan iç aleminde vahdetin bulunmaması muhtemel midir? Vahdet yoktur ve mesela ruh ile nefs ayrı ayrı kudret merkezi ve kaynağı mıdır?
*
Ruh, “yokluk deminde”, tecellilere yüksek irtifada muhatap oluyor ve ruhi zevki had safhada yaşıyor fakat “varlık deminde” bu tarafa geçmek ve burada kalmak emrini yerine getiriyor ve bu tarafa geçiyor. Bu tarafa geçmek, gelmek, burada kalmak, oradaki hayatın irtifaı ve zevki dikkate alındığında, safi hasret olmalıdır, böyle midir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir