HAKAN ALBAYRAK’IN SORULARI

HAKAN ALBAYRAK’IN SORULARI Star Gazetesi yazarı Hakan Albayrak’ın 02.08.2014 tarihli yazısında, Ekmeleddin İhsanoğlu, Ekrem Dumanlı ve Hizbullah (aslında Hizbuşşeytan) için hazırladığı sorular var. Yazıyı tamamen yayınlamak isterdik ama telif kanunu ile uğraşmak istemeyiz. Bu sebeple birkaç soruyu iktibas edip, yazıya dikkat çekelim istedik. “Konumuz Gazze. Konumuz Filistin. Konumuz Siyonist İşgal Rejimi’ne direniş. Peki, “Direniş Hattı”nın …

BİLİM DİKTATORYASI

BİLİM DİKTATORYASI-1-TAKDİM Bilim mefhumunu batı bilim anlayışını ve onun verimlerini esas alarak kullanıyoruz, bu manada bilim dediğimizde mesela İslami ilimleri kastetmiyoruz. İslam irfan müktesebatından bahsederken “ilim”, batı müktesebatından bahsederken “bilim” mefhumlarını kullanıyoruz. Yazılarımızda ilim ve bilim mefhumlarının böyle anlaşılması, mana haritasını sarih hale getirecek, keşmekeşi önleyecektir. Bilim mefhumu, sihirli bir kelimedir. Mefhumun muhtevasındaki “tanzim edilmiş …

SON DEM TEMAYÜLÜ – İNKAR

Mevcudu inkar noktasında birleşti akıllar, hemen hemen herkes! Bakmayın akıllar dediğimize, onlara sorduklarında, akılları sıra, akıllarını tatmin etmeye çalıştıklarını söylerler. Rahatsızlık duydukları meseleleri, şu şu şu kötüdür, çünkü şundan bundan dolayı gibi mantık silsileleriyle izah ederler bir bir. Kalplerdeki sıkışmalar, iç bunaltıları, gönül aleminde dalgalanan buhranlar… Yazık ki insanoğlu tüm bunların altında rasyonel nedenler arar …

İLGİNÇ BİR YAZI

NOT: Yazıyı olduğu gibi yayınlıyor ve değerlendirmesini okuyucuların irfanına bırakıyoruz. Fikirteknesi NECİP FAZI, BEDİÜZZAMAN VE DEMOKRASI Devlet yetkisi kullananların ve bürokratların, insanımızı, M. Kemal’i ve Anıtkabir’i “sevmeye ya da seviyormuş gibi görünmeye” zorlamasını eleştiriyoruz ve ideolojisiz devlet istiyoruz. “Değiştirin anayasayı”, derken de aslında ve öncelikle anayasanın ideoloji dayatmaktan vazgeçmesini istediğimizi yazıp duruyoruz. Melikşah Sezen adlı …

AMERİKA ÇÖKÜYOR-3 (İŞSİZLİK SORUNU)

AMERİKA’DA İŞSİZLİĞİN DÜŞTÜĞÜ YALANI Başta Amerikan medyası olmak üzere batı medyasının ABD ekonomisinin güya iyileşmekte olduğuna işaret olarak gösterdiği son işsizlik oranları koca bir yalandan başka birşey değil. Aslında birazdan açıklayacağımız verilerden de anlaşılacağı üzere işsizlik oranlarında herhangi bir değişme yok. Öncelikle işsizlik oranlarının nasıl hesaplandığıyla ilgili kısa bir bilgi verelim. ABD de, her ülkede …

AMERİKA ÇÖKÜYOR-1 (İKTİSADİ DURUM)

İKTİSADİ DURUM Amerikan rüyası kabusa dönüyor Amerikan devleti ve halkı için. Fikirteknesinde Batı’nın çöküşünün felsefi ve psikolojik temelleri üzerinde çokça durduk. Bu minvalde yaptığımız araştırmalar sonucu elde ettiğimiz sayısal veriler de bizi çok çarpıcı sonuçlara ulaştırdı. Bırakın süper güç olmayı, bir kaç sene sonra ciddiye alınacak bir Amerika bile kalmayabilir dünya sahnesinde. Durmaksızın para bastığı …

PSİKİYATRİDE TANIMLI “KİŞİLİK BOZUKLUKLARI” KONUSUNU YENİDEN DÜŞÜNMEK

Yayın Tarihi…………………: 26 Kasım 2012 Yayın Organı………………..: Newyorktimes Gazetesi Yazar…………………………….: Benedict Carey Yazının Orijinal Başlığı…: Thinking Clearly About Personality Disorders Çevirmen……………………..: Sinan Demir Yazının Orijinal Metni….: Tıklayın Yazar Hakkında…………….: Tıklayın Yıllarca kimsesizler ve yoldan çıkmışlar olarak, uyumsuz karakter yığınları olarak kendi adalarında yaşadılar. Tuhaf olanları da vardı muhtaç olanları da, güvenilmez olanları da vardı dolandırıcıları …

YENİ BİR ÇALIŞMA KONUSU “AKIL İNŞASI”

İlköğretim süreci, yüzde doksan akıl inşası sürecidir. Fakat ülkede bu konunun adı bile zikredilmiyor. İlköğretimde akıl inşa edilmiyorsa, sadece okuma yazma öğretiliyor demektir. Üstüne biraz da bilgi veriliyor. * Akıl meselesinde yayınlanmış bir tane ilmi(!) eser yok ülkede. Dolayısıyla kalın tarifi bile yok. Ülkenin haline bakınız. Aklın ne olduğu, nasıl oluştuğu, terkip unsurlarının neler olduğu …

Sen geçerken Gazze’den sessizce / Gemiler kalkar yüreğimden gizlice -Murat Menteş

İsrail’le aram hep berbattı. Fakat artık iş iyice kişiselleşti. Böyle olacağını tahmin etmeliydim. Gazze’ye insani yardım götüren gemilerde çok yakın dostlarım var: Hakan, Sinan, Bahadır, Ebubekir… Yoksul, yetim çocuklara ekmek götürüyorlar. İsrail, bu yardıma mani olmak için silaha sarılıyor. Bildiği başka bir ifade, davranış biçimi yok zaten. 60 senedir katliam, cinayet, suikastla insanlığa saldırıyor. Öldürmekten, …

BENİ TUTMA-YUSUF HAYALOĞLU

Ey, kir içinde yüzenler, hayatı kirletenler
Her devirde borusu ötenler!
Ey, darbe kaçkınları, ortayolcular, dönekler,
Ey, sümüklü böcekler!
Ey, bölenler, bölüşenler,
Kardeşi kardeşe kırdırıp kanla sevişenler!
Ey, gençliğimizi harcayanlar,
Ey, kağıttan kaplanlar, ey zavallı sıçanlar!
Ey, ciğeri beş para etmezler,
Sıkıyı gördü mü fellik fellik kaçanlar!
Ey, fırsatçılar, cepçiler, hortumcular, tokatçılar,
Vurguncular, voliciler, üçkağıtçılar!
Ey, sürüngenler, sülükler, bağırsam parazitleri, bitler,
Ey kudurmuş itler!
Ey, yüzü yırtılmış köçekler, fırıldak varyeteler,
Ve ey, dinsiz-imansız çeteler!

Beni tutmayın ulan, burama geldi dayandı,
Beni tutmayın, çizerim o çirkin suratınızı!
Yıllardır öyle çok sömürdünüz
Ve öyle çok kan kusturdunuz ki;
Ulan, şimdi bir şarjöre diz çöktürürüm alayınızı!..

SULTAN ABDÜLHAMİD HAN’IN RUHANİYETİNDEN İSTİMDAT-Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI

SULTAN ABDÜLHAMİD HAN’IN RUHANİYETİNDEN İSTİMDAT Nerdesin şevketlim, sultan hamid han? Feryâdım varır mı bârigâhına? Ölüm uykusundan bir lâhza uyan, Şu nankör milletin bak günâhına. Tahkire yeltenen tac-ü tahtını, Denedi bu millet kara bahtını; Sınadı sillenin nerm ve sahtını, Rahmet et sultanım suz-i âhına. Târihler ismini andığı zaman, Sana hak verecek, ey koca sultan; Bizdik utanmadan …

A be epimiz Çingeneyiz -Ahmet Turan ALKAN

Hani hep deriz ya, “Bizim kültürümüzde ırkçı saplantılar yoktur vesaire” diye; galiba kendimizi kandırıyoruz: Türkçe’de Arap kelimesinin, Kürt kelimesinin, Rum, Ermeni, Kızılbaş gibi kelimelerin mânâlarını kötülüğün acı rengine boyanarak tüketildiğine dair bir hayli örnek gösterebilirim. Başka dillerde, başka kültürlerde de böyle ırkçı eğilimler vardır, olabilir; doğru olan bu kötülük eğilimleriyle mücadele etmek ve vahşet katından insan katına yükselmektir. Yükselmek, yani adam olmak.

İnsan katına çıkınca aslımızı-neslimizi inkâr etmeniz gerekmiyor fakat, aslen “ne idüğünüzü” üstünlük alâmeti gibi, faikiyyet nişânesi bir bayrak gibi elâlemin alnının çatına çatına dalgalandırmanız da gerekmiyor.

Türk olmak ne peşinen iftihar edilecek, ne de utanılacak bir sıfat; aynen Çingene olmak gibi. Bir Türk, bir Çingene, bir Kürt veya bir Rum, yapıp ettikleriyle, daha doğrusu insan olmak katına yükselmek için gösterdiği emekle, alın teriyle değerlendirilebilir ancak.

Ve bu ülkede saçmalamak sadece Türklerin inhisarında değil; herkesin saçmalama, dolayısıyla sırf saçmaladığından ötürü eleştirilme, ayıplanma istihkakı var. İçimizden bazıları, kendilerince bıçak kemiğe dayanınca, “Defol Çingene.., sen sus bir kere Alevi.., zaten Ermeni dölü değil misin?..” yollu iltihap kusuyorlar ortalığa. Bu sözlerin çirkinliği şurada; sanki o âna kadar âlicenablığından ötürü farklıların varlığına tahammül etmiş de…

“Resûlullah’sız Mevlânâ düşünülemez”-Ö. Tuğrul İNANÇER

…Tasavvufta bir takım olmazsa olmaz unsurlar bulunur. Bu unsurların doruk şahsiyetleri vardır. Bu aynen Hulefa-i Raşidin’e benzer. Sıddıkıyet deyince akla Hz. Ebubekir gelir, diğerleri sadık değil mi? Adalet deyince akla Hz. Ömer gelir, diğerleri değil mi? Hayâ, iman deyince Hz. Osman; ilim deyince akla Hz. Ali gelir. Peki, diğerleri değil mi? Hâşâ! İşte bunun gibi, tasavvufta zühd, irfan, terk, aşk gibi unsurlar vardır. Hepsi ehl-i terktir, ama İbrahim Ethem başkadır. Hepsi irfanlıdır, ama Bayezıd-ı Bestamî başkadır. Hepsi zühd-ü takva sahibidir, ama Cüneyd-i Bağdadî başkadır, hepsi yardım eder, ama Hz. Abdülkadir başkadır. Hepsi âşıktır, ama Hz. Mevlânâ başkadır. Onun için eski kitaplarda vardır; bu terk-i Ethem, zühd-ü Cüneyd, irfan-ı Bayezıd, aşk-ı Mevlânâ olmadan olmaz, yazarlar…

İNSANÎ AÇILIM, KEMALİZM-PKK ÇAPRAZ ATEŞİNDEYKEN İSLAMÎ STK’LAR NEREDE?

Yarı-ithal/yarı-yerli bir proje olarak Kemalizm’i incelediğimizde, bu ideolojinin, herhangi bir dinî referansı kaale almayan, bil-akis dini referans alan her fikriyata ve fiiliyata cepheden karşı olan, ama bununla beraber ‘memleketi elden geldiğince ıslaha çalışan, bunu da tarifsiz bir ‘çağdaşlık’ ve ‘laiklik’ konsepti içinde dayatan’ bir ideoloji olduğunu görürüz. Atatürk’ün “Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum” (1)ifadesinde dinlerle alakalı mülahazasını özlü bir biçimde anlama fırsatı buluruz. Çok daha sarih sözleri ve eylemleri vardır ama bu olabildiğince özettir, yeterlidir. Bununla beraber çeşitli yabancı ülke basın mensupları ve liderleriyle yaptığı mülakatlarda,‘iyi birey olmanın’ mutlak anlamda dünya –ve dolayısıyla memleket- insanının yegâne amacı olması gerektiğine, bunun yanına, önüne, ardına konulacak ideallerin asırlar içinde zararlı olduğuna inandığına dair fikirler serdettiğini fark ederiz. Kriz gündeminin diğer müsebbibi olarak tahlil ettiğimiz PKK’nın kurucu lideri Abdullah Öcalan’ın din ve dünya görüşünü aktardığımız “Kemalizm’in Kürt Kanadı: Abdullah Öcalan ve Pkk” (2) başlıklı yazımızda, Öcalan’ın “Din Sorununa Devrimci Yaklaşım” adlı kitabından yaptığımız alıntılarda gördüğümüz gibi PKK’nın kurucusunun ifadeleri, Kemalizm’in kurucusunun 1932’de elleriyle yazdığı Lise II Tarih kitabının tıpkıbasımı gibidir…

İRLANDALI TÜRK ŞAİRİ: JAMES CLARENCE MANGAN

İRLANDALI TÜRK ŞAİRİ: JAMES CLARENCE MANGAN Şeref BİLSEL  "İrlanda'nın başkenti Dublin ile İstanbul arasındaki mesafe, takriben 4000 kilometredir. İrlanda Türkiye'ye çok az benzer. Kalem gibi ince minareleriyle göğe yazı yazarmış gibi görünen camileri yoktur. Sokaklarda leblebi veya köfte satıcısı bulunmaz. Onun yerine, kızarmış patates satılır. Bir kelimeyle, İrlanda'da asla bir Türkiye havası yoktur. İki ülke …

İLİM ve TASAVVUF – Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)

İmamı Malik hazretleri buyurmuşlardır ki; “Kim ki fakih olurda mutasavvuf olmazsa, fasıktır. Kim de mutasavvuf olur da şeriatı yaşamazsa zındık olur.”

Başka bir üslupla:

Tasavvufsuz ilim atıldır
İlimsiz tasavvuf ise batıldır