DİRİLİŞ FİLMİNİN YAPIMCISI KEMAL TEKDEN İLE MÜLAKAT

OP.DR. KEMAL TEKDEN İLE MÜLAKAT Mülakat: Metin ACIPAYAM   Zihnî zekâsı yüksek olan biri ise normal olana göre  anlatılan bir konuyu çok daha hızlı anlayabilir.   Metin Acıpayam: Zekâ nedir? Kemal Tekden: Zekâ, kısaca insanın çevreyi idrak (algılama) gücü ve kabiliyetidir. Vehbîdir, yani insanda doğuştan vardır, Allah vergisidir. Sonradan parlatılabilir veya köreltilebilir. Son zamanlardaki yayınlarda …

MAHZEN-ÜL ULÛM’DA İLİM TELAKKİSİ -3- İLMİN MAHİYETİ -2-

İlmin mahiyetinin mutlak olarak zaruri olup olmadığı münazara edilen konulardandır. İmâm-ı Fahrüddîn Râzî hazretleri, ilmin mâhiyyetinin zarûrî bir tasavvur olduğunu, İmâm-ül Harameyn ve imâm-ı Ebû Hâmid Muhammed Gazâlî hazretleri ise, ta’rîfi zor olan nazarî kısmından olduğunu söylemişlerdir. Ancak, ilmin mâhiyyetinin ta’rîfi zor olan nazarî kısmından olduğu âlimler arasında tercîh edilmişdir. (Mahzen-Ül Ulûmdan naklen) İlmin mâhiyyetinin …

ANKARA YETİŞTİRME YURTLARINDAN AYRILANLAR DERNEĞİ GENEL SEKRETERİ SEVDA AKYÜZ İLE PEDAGOJİ VE ÇOCUKLARDA AKIL İNŞÂSI KONULU MÜLAKAT

ANKARA YETİŞTİRME YURTLARINDAN AYRILANLAR DERNEĞİ GENEL SEKRETERİ SEVDA AKYÜZ İLE  PEDAGOJİ VE ÇOCUKLARDA AKIL İNŞÂSI KONULU MÜLAKAT  SEVDA AKYÜZ: HAKİKAT BİRDİR, BİRSE BİRLİKTELİKTİR Korkulan gerçeğin ta kendisidir. İnsan birlikte yaşayan, birlikte hareket eden aynı düşünmese de birlikte yaşayabilen, çalışabilen varlıklar olmalıdırlar.

MAHZEN-ÜL ULÛM’DA İLİM TELAKKİSİ -1- İLİMLERİN MENŞEİ -1-

İlimlerin Menşei (Kaynağı) Mahzen-Ül Ulûmda ilimlerin menşei insan fikrine dayandırılır. Ma’lüm olduğu üzere insan, his, hareket, gıdâ ve sâir zarûrî ihtiyaçları bakımından, diğer hayvanlar ile müşterek olduğu halde, sahip bulunduğu fikir ve idrâk ile diğer hayvanlardan mümtazdır. Necip Fazıl’ın yukarıdaki sözlere nisbeten söylediği; İnsan başını hayvan başından ayıran tek hasse, mücerret fikirdir. Buradan hareketle Mahzen-Ül …

Osmanlı Medeniyeti Araştırmaları -1-

Hesap İlmi ve Hacı Atmaca’nın Hesap Kitabı hakkında Matematik bir tefekkür şeklidir, bu cihetiyle belkide tefekkürün ta kendisidir. Her mütefekkir aynı zamanda bir matematikçi olmak zaruretindedir. Matematiği tefekkürden tefrik etmek, tek kelimeyle hezeyandır. *** Matematiği tefekkür istidadı olarak idrak eden Osmanlı matematikçilerinden Muhyiddin Muhammed ibn Atmaca el- Kâtib,  2. Bâyezîd döneminde yaşamış defterdar katiplerindendir. Muhyiddin …

BİYOLOJİ YAZILARI -2-

Gelişme Kanunu Ve Maddecilerin Dayandığı Dört Madde   Geçen yazımızda cinslerin birbirinden değişerek gelişmemiş, yani varlıkların aslı basit ve eksik cinsler olup da gelişme ve değişme sayesinde şimdiki bulundukları dereceyi bulmamış olsaydı durum, yapılan keşiflere uygun olarak meydana çıkmazdı. Hüseyin Cisri bu noktada şunları yazar; Bu halde daima üstün olanın basit olanı ortadan kaldırabilmesi bakâ …

BİYOLOJİ YAZILARI -1-

BATININ GELİŞME HUSUSUNDAKİ DELİLLERİNİN ÇÜRÜTÜLMESİ   Parça fikir serkeşliğinden kurtulamıyoruz. Çünkü Batı’nın ağır işgali altındayız. Bu işgal şüphesiz bilgi işgalidir. Parça fikrin menfi tezahürü olarak bir sahada ihtisaslaşdığını sanan güya mütehassıs kafa, kendi tabirleri olan “uzmanlık alanı” dışındaki her sahada avam derecesinde cahildir. Bu cehaletin umumi sebebi hayat ve hadiseler karşısında kendi sahasına hapsolmaktan kaynaklanmaktadır. …

BÜYÜK VE DERİN HAMLE-8-İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ-6-

BÜYÜK VE DERİN HAMLE-8-İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ-6- Herhangi bir insanlık fikri değil, hakikat menşeli bir insan fikri var elimizde. Gayrimüslimlerin ve batılı anlayışlara mahkum olanların bu iddiamızı kabul etmesini beklemiyoruz tabii ki ama birkaç noktada çok muhkem istinatlarımız var. Tasavvufun derinliğine doğru keşfettiği engin bir insan tabiat haritası var elimizde. Bu derinlikte, bu zenginlikte başka bir …

BÜYÜK VE DERİN HAMLE-7-İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ-5-

BÜYÜK VE DERİN HAMLE-7-İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ-5- İnsan tabiat haritasındaki “insani bölge” nasıl tespit edilecek? Her kültür iklimi, her dini coğrafya, her düşünce disiplini meseleye farklı yaklaşıyor, çok sayıda fikir ve bakış açısı karşısında, “budur” demek ne kadar mümkün? En müşahhas varlık olan maddenin bile mahiyeti ile ilgili tartışmaların ittifakla neticelenmediği bir dünyada, mahiyeti gereği “müphem” …

BÜYÜK VE DERİN HAMLE-6-İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ-4-

BÜYÜK VE DERİN HAMLE-6-İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ-4- Hem insan tabiat haritasını çizecek hem o haritadaki “insani bölgeyi” keşfedecek hem de o bölgedeki terkibi (ve muvazeneyi) anlayacak ve bu çerçevede bir hayat altyapısı inşa edecek olan sadece akıl mıdır? Bu mümkün müdür, mümkün değilse aklın payı nedir? Öncelikle bilinmesi gereken husus, “insani bölge”nin, “insani aklın” altyapısı olduğudur. …

BÜYÜK VE DERİN HAMLE-5-İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ-3-

BÜYÜK VE DERİN HAMLE-5-İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ-3- İslam insanları zorla Müslüman yapmak niyetinde değildir ve bu yolu men etmiştir. Öyleyse insanların Müslüman olmadan yaşamasını mümkün kılan bir “insani çerçeve” fikrine de sahiptir. Bir türlü anlaşılamayan noktalardan birisi burasıdır. İslam, insanların Müslüman olmadan yaşamasını kendi siyasi hakimiyeti altında bile kabul etmiştir, öyleyse bir “insanlık beyannamesine” maliktir. İslam, …

İSLAM MEDENİYET AKADEMİSİ-2-İLİMLERİN TASNİFİNİN ÇERÇEVESİ

İSLAM MEDENİYET AKADEMİSİ-2-İLİMLERİN TASNİFİNİN ÇERÇEVESİ Ülkenin üniversitelerinde hala batının bilim anlayışı ve onun tasnifi kullanılıyor. Bu o kadar Batının bilim (pozitif bilim) anlayışını esas alan ilahiyat profesörleri, o bilim anlayışına uymadığı için mucizeyi reddetmeye başladılar. Batının bilim anlayışını temel mikyas alınca, Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyyenin hangi manaları ihtiva ettiğini değil, o mikyasa uygun olan …

YİRMİNCİ ASRA SIKIŞMAK-5-HALA YİRMİNCİ ASIRDAYIZ

YİRMİNCİ ASRA SIKIŞMAK-5-HALA YİRMİNCİ ASIRDAYIZ Hicri on beşinci asra intibak edemedik, miladi yirmi birinci asra intikal edemedik, bu iyi değil… Yirminci asır arkamızdan çekiyor, zihnimizi vakumluyor, mengeneye aldığı aklımızı bırakmıyor. Yirminci asır zihni evrenimizin kabusu, bu kabusu uykuda da görüyoruz uyanıkken de… “İbn’ül Vakt” bile olamadık, “Ebul vakt” olanlar ise halimizi acıyarak seyrediyor. Geçen asrın …

ONTOLOJİK ÇATIŞMA…

ONTOLOJİK ÇATIŞMA… Türkiye’de tartışmalar, çatışmalar ve mücadeleler siyaset üzerinden yürüyor. Siyaset, fikir değil, fikrin kaynağı da değil, buna rağmen ölüm kalım mücadelelerinin siyaset üzerinden yürütülmesi çok sığ bir yaklaşım. Siyaset, fikrin (ideolojinin, dünya görüşünün) tezahür alanlarından birisidir, mühim olduğu doğrudur ama öncelikle kaynak olmadığı, netice olduğu hatırlanmalıdır. Siyaseti fikrin kaynağı olarak kabul etmek, konjonktürel dalgalanışlara …

“BÜYÜKLERE” SORULAR-19-BİRİNCİ KISIM, ON ALTINCI SORU

“BÜYÜKLERE” SORULAR-19-BİRİNCİ KISIM, ON ALTINCI SORU SORU 16-Zaman “oluş amili” ise, kader ile arasındaki münasebet nedir? Zaman, kaderin sırlarından biri midir? Kader aslında “Kün” emrinin muhtevasında mahfuz sırlar toplamı mıdır? SORUNUN AÇIKLAMASI “Zamanı gelmeyen iş olmaz”. Ne demek bu? Zamanı gelmeyen iş olmuyorsa, “kün” emri zamana mı tabii? Haşa… Allah Azze ve Celle, zaman ile …

“BÜYÜKLERE” SORULAR-18-BİRİNCİ KISIM, ON BEŞİNCİ SORU

“BÜYÜKLERE” SORULAR-18-BİRİNCİ KISIM, ON BEŞİNCİ SORU SORU 15-Mekan, varlığın vücut bulması için imkan alanı, zaman ise varlığın vücut bulması için gereken muharrik kuvvet veya oluş amili midir? SORUNUN AÇIKLAMASI Mekan, imkan alanı… Oluş mahalli… Mekan, zemin, mahal, saha yoksa ne olabilir ki? Herhangi bir varlık ve vakıanın meydana gelebilmesi için ilk şart değil midir mekan? …

“BÜYÜKLERE” SORULAR-17-BİRİNCİ KISIM, ON DÖRDÜNCÜ SORU

“BÜYÜKLERE” SORULAR-17-BİRİNCİ KISIM, ON DÖRDÜNCÜ SORU SORU 14-Varlık ile ilgili yapılan tetkiklerin ufku, zaman ve mekana kadar ulaşmakta ve orada inkıtaa uğramaktadır. Zaman ve mekan varlıktan önce mi mevcuttur, böyleyse eğer, varoluş (yaratılış) zaman ve mekan koordinatlarında mı meydana gelmektedir? SORUNUN AÇIKLAMASI Fizik bilimindeki ilerleme zaman ve mekan meselesinin önüne geldi ve durdu, başka bir …

“BÜYÜKLERE” SORULAR-16-BİRİNCİ KISIM, ON ÜÇÜNCÜ SORU

“BÜYÜKLERE” SORULAR-16-BİRİNCİ KISIM ON ÜÇÜNCÜ SORU SORU 13-Zaman mefhumunun hakikatini arayacağımız yer, varlık-yokluk deveranı mıdır? Ruhun zaman üstü varlık olduğu da hatırlanırsa, zaman, ruhun dışında akan bir oluş amili midir? SORUNUN AÇIKLAMASI Zaman meselesini anlamamız gerekiyor, her ne kadar anlaşılabilirse o kadar anlamalıyız. Zaman denen sır deposu, “idrak” faaliyetinin zirvelerindendir, fikir ve ilim adamları, zaman …

“BÜYÜKLERE” SORULAR-15-BİRİNCİ KISIM, ONİKİNCİ SORU

“BÜYÜKLERE” SORULAR-15-BİRİNCİ KISIM ONİKİNCİ SORU SORU 12-Ruh, varlığın, “yokluk deminde” yaşamaya başladığında, varlık-yokluk deveranına şahit olabiliyor mu? Şahit olabiliyorsa, bu durum aynı zamanda “yaratma fiiline” de şahit olduğu manasına geliyor mu? Böyleyse “kün” emrini duyuyor mu? O irtifa “kün” emrini duyacak yükseklik midir? SORUNUN AÇIKLAMASI Ruhun varlık-yokluk deveranına şahit olma hali (ihtimali), birçok meseleyi başka …

“BÜYÜKLERE” SORULAR-14-BİRİNCİ KISIM ONBİRİNCİ SORU

“BÜYÜKLERE” SORULAR-14- BİRİNCİ KISIM ONBİRİNCİ SORU SORU 11-Tayyi mekan, ruhun, “yokluk deminde” yaptığı seyahat midir, böyle mi mümkün oluyor? Yokluk deminde yaşamaya başlayan ruhun, “varlık deminde” tecessüm etmesi, mümkün olan işlerden midir? SORUNUN AÇIKLAMASI Ruh, “yokluk deminde”, seyahat edebilmekte ve “varlık demine” istediği yerden (mekandan) girebilmekte midir? “Yokluk deminde” seyahat etmesi mümkün işlerden ise, zamansız …