ÇATI KURULUŞ İHTİYACI-3-MEDENİYET ŞURASI

ÇATI KURULUŞ İHTİYACI-3-MEDENİYET ŞURASI
Medeniyet Şurası, herhangi bir İslami guruba mensup olsun veya olmasın Müslüman fikir, ilim ve sanat adamlarının tamamına açık olmalıdır. Herhangi bir sahada eseri olan, akademisyen olsun veya olmasın tüm Müslüman fikir adamlarının dahil olabileceği, kendilerini ifade edebilecekleri, yalnız başlarına veya çalışma guruplarıyla veya tüm şura azalarının katılımını sağlayacak müzakereler yoluyla fikri, ilmi ve bedii çalışmalar yapabilecekleri bir havza olmalıdır. Eserler belli bir tertip içinde tasnif edilmeli, yayınlanmalı ve üzerinde tartışılmalıdır.
Bu şura, İslam’ı nasıl anlayacağımız konusundan başlamak üzere, medeniyet çapında anlama ve düşünebilme maharetini geliştirmelidir. En büyük eksikliklerimizden birisi dar kalıplar içinde düşünmek, kendi zihni hapishanelerimize mahpus olmak, İslam’ı hakkıyla anlayabilecek hacimde bir zihni ve akli bünyeye sahip olamamaktır. Özellikle de cemaatleşmeden kaynaklanan ufuk darlığı ciddi bir problem olarak önümüzde duruyor. Dünya çapında ve medeniyet derinliğinde bir anlayış ufkuna ulaşmadan İslam’ı anlama çabaları akim kalıyor ve istikamet dışına savruluyor.
Medeniyet çapında düşünebilme maharetiyle birlikte, fikir ile fiil arasındaki mutabakatı sağlamak, tatbik edilebilir fikirler imal etmek, eski medeniyet müesseselerimizi ihya etmek, ihya edilemeyecek olanların yerine yeni müessese fikirleri geliştirmek lazım. Fiili fikirsizlikten kurtarmak, fikri fiile doğru yönlendirmek şart. Müslümanlar, ya nazari tefekkür ile iştigal etmekte ve tatbikatı umursamamakta veya fikirsiz şekilde ve kopyalama yoluyla tatbikat yapmaktadır. Fikirsiz şekilde tatbikat, faaliyet ve mücadelenin yoğunlaştığı bir devirdeyiz, bu hal marazidir.
Müslüman gurupların birbiriyle ihtilafının bir çoğu, aktüel meselelere dairdir. İslam’ın özüne dair az sayıda marjinal gurup haricinde ihtilaf yoktur veya halledilemeyecek türden ihtilaflar değildir. İhtilafların yoğunlaştığı aktüel meselelerden uzak durulabilir, Müslümanların meseleleriyle ilgili müessese fikri üzerinde çalışıldığı takdirde ihtilafların fevkalade azaldığı görülecektir. Hüzün verici olan nokta, Müslümanların arasındaki ihtilafların ciddi olmaması ve buna rağmen birbirlerinden uzak yaşamalarıdır. Vahim olan husus ise, “yüksek fikir” imal edilememesi, aktüel ihtilafların üzerine çıkılamaması, aktüel ihtilafları bir tarafa bırakarak meselenin esasına dair müşterek çalışmalar yapılamamasıdır.
Mesela Müslümanların faizden, faizli banka sisteminden kurtulabilmesi için “karz-ı hasen” müessesesi üzerinde çalışılması, böyle bir müessese fikrinin geliştirilmesi mevzuunda kaç tane Müslüman gurup ihtilafa düşer. Böyle bir mevzuda çalışmaya kim katılmaz, bu mevzua temelden karşı olan kim olabilir? Mesela İslam maarif nizamı mevzuunda çalışılması gerektiğine kim inanmaz, bu çerçevede okul, kurs gibi müessese fikrinin geliştirilmesine karşı çıkacak kaç gurup vardır? Mesela İslam şehri, medeniyet şehri gibi meseleler üzerinde ihtilaf edecek İslami gurup var mıdır?
Mesele şu; Müslümanlar çıtayı yükseltmeli, önce tefekkür sahalarından ve mevzularından başlamak üzere kaliteyi ve derinliği artırmalıdır. Sonra da hangi meseleyle ilgilenirlerse ilgilensinler derinleşmeyi başarmalıdırlar.
Medeniyet Şurası, öncelikle Müslümanların müşterek meselelerinden başlamalı, bu meselelerin izahını yapmalı, tatbik edilebilir fikirler geliştirmelidir. Mevcut şartlar içinde tüm Müslümanların ortak meselelerini bulmalı, bu meseleler üzerinde tüm cemaat mensuplarının veya bağımsız Müslümanların düşüncelerini harmanlamalıdır. Müşterek meseleler üzerinde müşterek çözüm ve teklifler üretmeye başladıklarında, aralarındaki irtibat ve münasebet yoğunlaşacak, birlikte yaşama ve çalışma kültürü ve ahlakı gelişecektir.
Birlikte düşünebilme ve birlikte yaşayabilme meselesi hayati ehemmiyettedir. Müslümanlar, düşmanlarla uğraşmaktan daha çok birbirleriyle uğraşıyor, zamanları, emekleri, enerjileri birbirlerine dönük tenkitlerle geçiyor. Birlikte düşünebilme mahareti, sihirli bir kılıç gibidir, beraber düşünebilme itiyatlarını edinenler birbiriyle uğraşmaz, birbiriyle mücadele etmez, birbirine karşı kötü duygular taşımaz.
Medeniyet Şurası, birlikte çalışmayı şiar, birlikte üretmeyi hedef edinmelidir. Bir mevzuda çalışmalar ihtilafa gömülür, ihtilaf sürekli derinleşme temayülü gösterirse, o meseleyi askıya almalı ve müşterek çalışma ve müşterek fikir imalini mümkün kılacak başka bir mevzua geçmelidir. İhtilaf hiçbir konuda belli bir seviyenin altına inecek kadar derinleştirilmemeli, belli bir derinliğe indiği görülen ihtilaf dondurulmalı, şartları oluştuğuna kanaat getirildiğinde ileriki zamanlarda tekrar gündeme alınmalıdır. İhtilaf kültürümüz yeterince zengin, sahip olamadığımız kültür ve ahlak, iştirak maharetidir. Bu sebeple müşterek meseleler tespit edilmeli, müşterek fikirler imal edilebilmelidir. Müşterek fikirlere ulaşabilme temrinleri yapılabilmeli, böylece müşterek düşünme ve yaşayabilme ahlak ve kültürü zenginleştirilmelidir.
Medeniyet Şurası aktüel meselelerle ilgili toplantı yapmaz, görüşme açmaz, tartışmaya girmez. Aktüel meseleler ve aktüel ihtilaflar İstişare Şurasının faaliyet sahasıdır. Medeniyet Şurası, fikir, ilim ve sanat çalışmalarını yürütür.
Medeniyet Şurası, herhangi bir konuda üretilen fikirleri derler, harmanlar, yeni çalışmalar için zemin oluşturur. Müslüman fikir ve ilim adamlarının günümüze kadar yaptıkları çalışmaları, ürettikleri fikirleri toplamadan bir konuyu gündeme almaz. Bugüne kadar üretilen eserleri tertip ve tasnif ederken, yeniden medeniyet inşasına dönük bir tanzim içindedir. Meseleleri medeniyet tasavvuru içinde değerlendirir, ana tertip olarak medeniyet tasavvurunu kabul eder. Bu yolla üretilen fikirlerin bütünlüğünü sağlamış ve birbiriyle tenakuz teşkil etmesini önlemiş olur. Çalışmaların tamamı medeniyet tasavvuru geliştirmek ve medeniyet inşasına katkı yapmak üzeredir.
Medeniyet Şurası, ihtiyaç duyulacak sayıda çalışma gurubu kurabilir, çalışma guruplarının ürettiği fikirleri genel görüşmeye açabilir, tüm ilgililerin fikirlerini ve katkılarını alabilir. Genel görüşmeye açılmamış fikirler piyasaya sunulmaz.
Genel görüşmede kabul gören müessese fikirleri ve tatbikat ile ilgili fikirler, karar altına alınmak ve tüm tarafların uygulamasına sunulmak için İstişare Heyetine (Şurasına) sunulur. İstişare Şurasınca kabul edilenler, müşterek tatbikat listesine alınır ve dağıtılır. Bu listedeki fikirlerin tatbikatı “Takip Merkezinin” takibi altındadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir