ÇATI KURULUŞ İHTİYACI-4-İSTİŞARE HEYETİ (ŞURASI)

ÇATI KURULUŞ İHTİYACI-4-İSTİŞARE HEYETİ (ŞURASI)
İstişare heyeti, guruplar arasındaki nazari ve tatbiki ihtilafların kamuoyuna kapalı şekilde müzakere edileceği, aktüel konularda müşterek karar ve tavırlar almak ihtiyacı hasıl olduğunda meselenin görüşüleceği, Medeniyet Şurasında üretilen müessese fikir ve numunelerinin müşterek karar altına alınacağı merciidir.
İslami guruplar arasındaki ihtilaflar, ihtilafın ilgilileri tarafından İstişare Heyetine getirilebileceği gibi, üçüncü şahıs mahiyetindeki diğer guruplar tarafından da gündeme getirilebilir. İhtilafın tarafları dışındaki bir gurup tarafından gündeme getirilmesi halinde ilgili tarafların rızası alınmadan müzakere ve müşavere açılmaz. Müslüman guruplar, birbirleri aleyhine çalışmamak mesuliyetine sahip olmalıdır, çatı kuruluşun ihdasından önceki dönemlerden tevarüs eden ihtilaflar ve problemler için müzakere ve müşavere yapılabilir. Yeni dönemde İslami gurupların birbiri aleyhine söz söyleme ve eylem gerçekleştirme halinde ise, mesele, ilgili ve ilgisiz taraflar eliyle gündeme getirilmeli, çözülmeden bırakılmamalıdır.
Medeniyet Şurasının üzerinde çalışması gereken ilk mevzuu, İstişare Sünnetidir. Mescid-i Nebevi merkez alınmak üzere, Asr-ı Saadette, Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin icra ve esaslarını vazettiği “İstişare Sünneti” teferruatlı şekilde tetkik edilmeli, bir usul halinde ortaya konulmalı, hukuku, ahlakı ve edebi tespit edilmelidir. Medeniyet Şurası, kitaplaştıracağı bu çalışmayı, bir taraftan “nizamname” haline getirmeli diğer taraftan gerekçelerini izah etmelidir. Bu kitap, İstişare Heyeti azalarına verilmeli ve tüm ülkeye de dağıtılmalıdır.
İstişare Heyetinin çalışmaları, müzakereleri, müşavereleri, görüşmeleri bu usule tabi kılınmalıdır. İstişare Heyetinin riyaseti, istişarenin bu nizamnameye göre yürütülmesinden mesul olmalı, azalar da riyasetin himayesine dikkat ve hürmet etmelidir.
*
Aktüel meselelerde ihtilaf çıktığında veya aktüel meselelerde müşterek karar ve tavır alınması gerektiğinde, konu İstişare Heyetine getirilir, burada müzakere edilir ve karara bağlanır. Müzakereler, ihtilafı ittifakla çözüme kavuşturamadığı durumunda da, bir karara bağlamalıdır. İhtilafın her zaman çözüme kavuşturulması düşüncesi, bunun zorunluluk olarak görülmesi gerçekleştirilebilir bir hedef değildir, ısrar edilirse istişare heyeti dağılır. Çözüme kavuşturulamayan ihtilaf belli bir çerçeveye alınır, kuşatılır, derinleşmesi ve çatışmaya dönmesi engellenir. Bir ihtilafın zapt altına alınması, bazen çözülmesi gibidir, derinleşmesi, müzminleşmesi, tarafları yorması engellendiğinde zaman içinde kendiliğinden yok olur. İhtilafların devam etmesinin bir sebebi de, tarafların sürekli birbirinden besleniyor olmasıdır, çerçeveye alınan ve derinleşmesi engellenen ihtilaf, bir anlamda çözülmüş gibidir.
*
Medeniyet Şurası tarafından üretilen, şura azaları tarafından kabul gören müessese fikirleri ve numuneleri, İstişare Heyetine gönderilir, burada yapılan müzakereler neticesinde ilgili (heyette temsil edilen) tüm gurupların tatbik etmesi için karar altına alınır. Bir müessese fikri ve numunesi, tatbik edilmek için İstişare Heyetinde temsil edilen İslami gurupların tamamı tarafından oy birliği ile kabul edildiğinde, o müesseseye “masuniyet beratı” verilir. Masuniyet beratı “medeniyet müessesesi” olarak kabul edildiğini, tüm Müslümanların o müesseseyi kuracağını veya kurulmuş olanlarına yardım edeceğini gösteren bir vesikadır. Bu vesika aynı zamanda Müslümanların “vaad” ve “taahhüdünü” gösterir.
İstişare Şurasında ittifakla kabul edilenler, müşterek tatbikat listesine alınır ve dağıtılır. Bu listedeki fikirlerin tatbikatı “Takip Merkezinin” takibi altındadır. Takip merkezi, bu müesseselerin tatbikatını Medeniyet Şurasına rapor eder, bu rapor, müessesenin maksadına uygun kurulup kurulmadığını, faaliyetlerinin maksada uygun şekilde gerçekleştirip gerçekleştiremediğini, en önemlisi de istismar edilip edilmediğini ihtiva eder. İstişare Heyeti, herhangi bir medeniyet müessesesi ile ilgili rapor talep ettiğinde, müzakereye esas olacak şekilde rapor hazırlar ve heyete sunar.
Medeniyet Şurasından gelen müessese fikri, İstişare Heyetinin tüm azaları tarafından kabul görmezse şu yol takip edilir. Kabul edenler kayıt altına alınır ve onlara, müessese fikrini uygulamaya koyma hakkı tanınır. Müessese fikri nihayet oylamaya sunulur, oy çokluğu ile kabul edilirse, reddedenler de kurulacak olan o müessese aleyhine hiçbir söz söylememe ve faaliyet yapmama mesuliyeti altına girer. Oy çokluğu ile kabul edilmediği durumda, o müesseseyi kabul edenlerin uygulama hakkı tanınır, diğerlerinin ise tenkit hakkı mahfuz olmak üzere aleyhe bir tavır takınmama hassasiyeti hatırlatılır.
*
İstişare Heyetinin varlığı büyük bir kıymettir. İhtilafları çözmesinden önce, böyle bir meclisin kurulabilmiş olması fevkalade bir hadisedir. Bu manada, çalışmalarından bir fayda elde edilip edilemeyeceği bir tarafa, kurulması bile büyük bir başarı hikayesi olacaktır.
İhtilafların birçoğu, tarafların bir araya gelememesinden kaynaklanıyor. Huzurda değil de, gaibin aleyhinde konuşulmasından dolayı haddi aşmak, ahlaksızlık ve edepsizlik yapmak kolaylaşıyor. İnsanlar, birbirinin aleyhinde söylediklerinin onda birini yüzlerine söyleyemezler. Bu sebepledir ki, böyle bir müessesenin kurulmuş olması bile ihtilafların kahir ekseriyetini ortadan kaldıracaktır.
İstişare Usulü ve nizamnamesi dikkatli şekilde hazırlanır, istişare toplantılarındaki tatbikatlardan tecrübe edinerek sürekli gözden geçirilir ve yenilenirse, usulüne uygun istişarelerde çözülmeyecek ihtilaf istisna teşkil edecek kadar olur. İstişare etmek için bir araya gelemiyor, geldiğimizde de usule riayet etmiyor olmamızdan dolayı ihtilaflarımızı çözemiyor ve müşterek kararlar alamıyoruz. İstişarenin ahlakını kuşanır, meclisinde bir araya gelirsek, meselelerimizin çözümü Allah Azze ve Celle’nin tekeffülü altında değil midir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir