CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(05.03.2014)-GÜLEN’İN ABD’DEN İSTENMESİ

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(05.03.2014)-GÜLEN’İN ABD’DEN İSTENMESİ

Saman gazetesinin ABD’deki ajanlarından (afedersiniz muhabirlerinde) Ali H. Aslan’ın, gazetede, 03.03.2014 tarihinde, “İade mi demiştiniz?” başlıklı bir yazısı yayınlandı. Konu, Fethullah Gülen’in ABD’den iadesinin istenmesi…

Hükümet nezdinde (yani resmi olarak) böyle bir düşünce dillendirilmedi, böyle bir hukuki teşebbüste bulunulmadı. Ne var ki kamuoyunda bu mesele konuşuluyor, iadesinin isteneceği söyleniyor. Bu mesele ciddi olmalı ki, Fethullah Gülen örgütünün ABD’deki muhbiri (afedersiniz muhabiri), yazı yazmak ihtiyacı duymuş.

Örgütün büyük kulakları var tabii, bizim duymadığımızı duyuyor. Binlerce insanı bir-iki dosyada dinlediğine göre, kulaklarının büyüklüğünü anlayın. Bu kadar büyük kulaklara sahip olursanız, kamuoyunun bilmediği bilgilere bile vakıf olursunuz. Vakıf olduğunuz bilgileri kamuoyu ile paylaşma konusunda ciddi bir eğitim almamışsanız, özellikle de hangi bilgiyi ne zaman kamuoyuna sunmanız gerektiğin öğrenememişseniz, kaş yapayım derken göz çıkarıyorsunuz, yani kendi kendinizi ihbar ediyorsunuz.

Fethullah Gülen’in ABD’den istenmesi meselesinin ciddiyetini, örgüt gazetesinin muhbirinin yazısından öğrendik. Adamların kulakları o kadar büyük ki, sadece Türkiye’de değil, ABD’de de neler konuşulduğunu (tabii orada kamuoyundan) biliyorlar. Ali H. Aslan bakın ne diyor;
“Ancak basına sızanlardan, hükümetin Gülen’in Türkiye’ye iadesini talep yönünde hukuki hazırlık yaptığı anlaşılıyor. Amerikan tarafında da bu yönde bir bekleyiş olduğunu duyuyorum.”

Amerikan tarafında da bu yönet bir bekleyiş olduğunu duyacak kadar kulakları keskin. Amerikan tarafında da böyle bir bekleyiş varsa, mesele zannedildiğinden daha önemli. Ali H. Aslan, bu ihbardan sonra, iadenin imkansızlığını açıklamak için hemen ekliyor; “Ortada suç yok, isnad yok, soruşturma yok, dava yok, hüküm yok. Ancak şimdiden kesin olan bir şey var.” Kendini zeki zanneden muhbir, Hükümetin, Fethullah Gülen’i, soruşturma dosyaları açılmadan istemeyeceğini düşünemeyecek kadar ahmak. Hükümet tabii ki şimdi istemeyecek, az sabırlı ol, soruşturma dosyaları başlasın, ondan sonra gerekeni yapacak.

*
Aslında Ali H. Aslan’ın ne yazdığı önemli değil. Önemli olan, bu meselenin gündeme gelecek kadar ciddiyet kazanmış olması. Ali, böyle bir meselenin Amerikan tarafının bile gündemine girdiğini, böyle bir bekleyişin olduğunu söylüyor ya, tamam, mesele ciddi.

Tabii konu çok önemli… Örgüt için Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmesi, bileklerine kelepçe vurulması, demir parmaklıklar arkasında resminin çekilmesi, kırk yılda oluşturduğu mistik cazibesini kırk saniyede yerle bir eder. Çok önemli tabii… Bir bedduasıyla evlerimize ateşler salabileceğine inandıkları adamın, iki polis arasındaki elleri kelepçeli görüntüsü tüm büyüyü bozar. Bu konu örgüt için önemli olmanın çok ötesinde, ihtimali bile tam bir kabus… Düşünsenize, 17 Aralık ile başlayan sürecin sonunda Erdoğan’ın ellerini kelepçeleyeceklerdi, konuştukları herkese bunu söylediler, başbakanı rezil bir şekilde yargılayacaklar ve bir daha kimse ismini ağzına alamayacaktı. Bu hayallerle başlattıkları sürecin sonunda, Erdoğan’ın kahraman, Gülen’in ise bir suçlu, Erdoğan’ın cumhurbaşkanı, Gülen’in ise bir mahkum olması ne kadar büyük bir travmadır. Hiç tereddüdünüz olmasın, Fethullah Gülen’in hem kendisi hem de örgütü için bugünlerde görülen en büyük ve yaygın kabus, tam olarak budur.

Ali H. Aslan, yazısının tamamında iadenin imkansızlığından bahsediyor. Kendi önermeleriyle çıkardığı sonuç, iadenin imkansızlığı… Oysa başka önermeler de var ama orta zekaların ufku bunları anlamaya kafi gelmez. Mesela Ukrayna krizi derinleşir de, ABD dengeleri kendi lehine çevirmek için Türkiye’den taleplerde bulunursa, Türkiye de bu talepler karşılığında Fethullah Gülen’in iadesini isterse ne olur? Evet… Ne olur?

Ali H. Aslan gibiler, Obama’yı da Fethullah Gülen’in yeminli neferlerinden biri zannediyor galiba. Amerika kimi satmadı ki, senin hocanı satmasın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir