CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(11.03.2014)-EKREM’İN DUMANI TÜTMEYE BAŞLADI

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(11.03.2014)-EKREM’İN DUMANI TÜTMEYE BAŞLADI

Fethullah Gülen örgütünün psikolojik süreçlerini takip ettiğimiz birkaç kişi var, başta “kainat imamı” olan Gülen’in kendisi… Lakin Gülen konuşmayı bırakıp “anlamlı sükuta” gömülünce elimizde kalan Ekrem Dumanlı ile Hüseyin Gülerce oldu.

Bir hareketin psikolojik halleri ve süreçleri, tetikçiler üzerinden takip edilmez, tetikçiler “emir kulu” olduğu için, onlarda tezahür etmez. Gazetelerindeki yazarlar, televizyonlarındaki programcılar, sahadaki abiler ve ablalar, birinin gördüğünü iddia ettiği rüyaya inanıp ölüme gidecek ahmaklardır veya Gülen’in “zafer yakındır” mealindeki bir cümlesinden her şeyin yolunda olduğuna inanacak kadar aptallardır. Buna karşılık, meselenin esasına vakıf, fırıldağın nasıl döndüğünü bilen kişiler, yani karar merciindekiler, yaşadıkları psikolojik süreçlerin ipuçlarını veriyor.

Ekrem Dumanlı dün (10.03.2014) yazdığı yazısının, “Yeni 28 Şubat daha zalim” ara başlığı altında, hem kendi yaşadığı hem de örgütün yaşadığı psikolojik süreçleri ifşa etmiş. Panik hali çok fena şekilde görünüyor, tüm çabasına rağmen bunu gizleyemiyor.

Ekrem Dumanlı konuya şöyle giriyor;

“Bugün yaşanan zulmün 28 Şubat’tan geri kalan yanı bulunmamakta; hatta çoğu var, azı yok. 28 Şubat, savcıların eliyle ve medyanın desteği ile yapılmıştı. O gün iddia edilenlerle bugün söylenenleri yan yana getirin, yeni 28 Şubatçıların daha zalim olduğunu göreceksiniz.”

Herkes kendi yaşadığını hakikat zannediyor, Fethullah Gülen örgütü, 28 Şubatçılarla anlaştığı, Müslümanlara ihanet ettiği için, 28 Şubat sürecinde baskı görmediler. O süreçte baskı görmedikleri için, bu gün yaşadıklarını daha ağır zannediyorlar. Oysa 28 Şubat darbesinde Müslümanlar neler yaşamıştı, geceler boyu yataklarından kaldırılarak meçhul yerlere götürülen, bir kısmından haber alınmayan, haber alınanların ise benzeri görülmemiş işkencelere maruz kaldığı anlaşılan bir süreçti. 28 Şubat darbecileri, Fethullah Gülen örgütüne bir şey yapmadığı için, o sürecin şimdiki yaşanan mücadeleden daha ağır gelmesi anlaşılabilir bir durumdur.

Ekrem Dumanlı, bu girişten sonra misaller de veriyor;

“28 Şubat’ta Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında Savcı Nuh Mete Yüksel ne söylemişse bugün Başbakan Erdoğan da aynısını meydanlarda tekrar ediyor. Nuh Mete Yüksel, hayalî bir örgüt şeması çizmiş, o şemanın tepesine Hocaefendi’nin adını yazmış, altta da Hizmet Hareketi’ne destek veren ne kadar kurum varsa onları sıralamıştı. Hocaefendi’ye “dünya imamı” yakıştırması yapan zihniyet her sektör için bir de ‘imam’ uydurmuştu.”

Doğru, Nuh Mete Yüksel o ifadeleri kullanmıştı. Fethullah Gülen ise o ifadeleri kullananın tetikçiliğini yaptığı darbecilerin kurumu olan o zamanki MGK’ya, “İçtihat yaptı, hata yapmış olsa bile bir sevabı var” demiş, Erbakan’ı satmış ve darbecilerin yanında saf tutmuştu. Şimdi ise tam bir ölüm-kalım mücadelesine girdi. Müslümanlarla ölüm-kalım mücadelesine girmeyi göze alan Fethullah Gülen ve örgütü, nedense “Batı Çalışma Grubu” isimli cuntaya karşı bir cümlelik direniş bile sergilememiş, onları vatansever ilan etmişti. Nedeni, çalışma gurubunun başındaki kelime olan “batı” vurgusu olmalı. Fethullah Gülen ve örgütü o kadar Batılılaşmış bir yapı ki, Müslümanlarla hiçbir müşterek değeri kalmadı.

Ekrem Dumanlı, korku ve panik ile ne dediğini bilmiyor. Bir taraftan seçimi (30 Martı) iple çekiyorlar, Akparti’nin oylarının düşeceği ümidiyle… Diğer taraftan başbakanın seçim mitinglerindeki kalabalığı gördükçe 30 Mart tam bir kabus gibi üzerlerine çöküyor. Felaket bir ruh hali… Bir eliyle 30 Martı beri beri çekiyor, diğer eliyle öte öte itiyor. Bu ruh haliyle yazı yazmak için bilgisayarın başın oturunca da, panik halini izhar ediyor.

Bakın medet umduğu noktaya;

“Şimdi Başbakan, aynen bu iddiaya sığınmış. Güya Hocaefendi “kâinat imamı” imiş. Yani tek kelimelik fark! Biri dünya imamı demişti, öbürü kâinat imamı diyor! Merak ediyorum, hukuken çürütülmüş bu düşünceleri Başbakan’a kim veriyor? Yahu bu iddialar 8 senelik mahkeme sürecine tabi tutuldu ve Hocaefendi, bu saçma iddialardan oybirliği ile (oyçokluğu değil) beraat etti, o beraat üst yargı tarafından (yine oybirliği ile) onandı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itiraz edince Genel Kurul’dan da beraat kararı perçinlendi.”

Fethullah Gülen’in daha önce yargılanmış ve beraat etmiş olmasını, ila nihaye suçsuzluğuna delil olarak gösteriyor. Oysa o yargılamadan sonraki dönem her zaman yargılanabilir, bir beraat kararı, davanın açıldığı tarihten önceki hadiseler için caridir. Bir mahkeme kararı, davanın açıldığı tarihten sonraki olayları kapsar mı, bunu anlamak için hukukçu bile olmaya gerek yok. “Hocaefendi, bu saçma iddialardan oybirliği ile beraat etti” diyerek, “Fethullah Gülen hakkında dava açamazsınız” gibi bir hükme varıyor. Hukuk fakültesi birinci sınıf öğrencisi için bile komik olan bu düşünce, ülkenin en büyük gazetesi olmak iddiasındaki paçavranın genel yayın yönetmeni tarafından “hukuki iddia” olarak ortalığa saçılıyor. Panik hali işte bu, korku böyle bir şey…

Ekrem Dumanlı, panik halindeki saçmalamalarını bakın nasıl tahkim etmeye çalışıyor;
“O kadim dosyalara dönüldüğüne göre; ya 2004’te Başbakan Erdoğan’ın imza attığı MGK kararına sadık bir şekilde hükümet ‘cemaati bitirme’ emrini yerine getiriyor ya da suç bulamadığı için eski çöplüklerden yeni malzeme bulmaya gayret ediyor.”

Kritik cümle, “eski çöplüklerden yeni malzeme bulmaya gayret ediyor” ifadesinde gizli. Yeni durumun farklı olduğunu, Hükümetin elinde bulunan dosya ve delilleri, açılacak soruşturmanın çok çetin geçeceğini biliyorlar. Şimdiden, açılacak soruşturmanın “eski çöplükleri karıştırmak” olduğunu söyleyerek manipülasyon için hazırlık yapıyorlar. Panik bunun neresinde diye sorarsanız, cevaplayalım; eski dosyaya atıf yapmaktan, ona sığınmaktan başka bir yol bulamadılar. Hükümetin elindeki deliller, Fethullah Gülen’i ve cemaatini götürmeye kafi derecede sağlam ve çok, bu delillere karşı bir savunma geliştiremedikleri için eski çöplükleri karıştırmaya başladılar. Acizlikten kaynaklanan ağır bir travma halidir bu…

*
Ekrem Dumanlı, sırtladığı yükü taşıyabilecek biri değil. Fethullah Gülen Pensilvanya’da olduğu için rahat, çünkü şimdilik emniyette. Ama Ekrem Dumanlı Türkiye’de ve soruşturmanın hedefinde… İşte bu durum Ekrem’in dumanının tepesinden çıkmaya başlamasının sebebi…

Yargı imamı, emniyet imamı gibi örgütün illegal kanadını temsil edenler kaçtı, hala kaçmaya devam ediyorlar. Gazete gibi örgütün legal görünen kanadının genel yayın yönetmeni kaçamaz, sırtladığı yükü üzerinden atamaz. Soruşturma adım adım yaklaşıyor, Dumanlı adım adım menzile giriyor. Durum çok travmatik, gün geçtikçe bir ayağı kaçmak için diğer ayağı direnmek için çabalıyor. Hal böyle olunca korku ve panik artıyor, ne kadar farkettirmeme çalışsa da ateş olan yerden duman çıkıyor.

Sevenleri arkasından, “iyi bir adamdı” diyecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir