CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(14.02.2014)-AHLAKSIZLIĞIN TESCİLİ

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(14.02.2014)-AHLAKSIZLIĞIN TESCİLİ

Zaman gazetesinin 13.02.2014 tarihli internet sitesinde iki haber; birisi Fethullah Gülen’in avukatının, beddua meselesindeki yalanlaması, diğeri ise Orta Afrika Cumhuriyetindeki Müslüman katliamı… Bu iki haber ve haberlerin kaynağından hadise, Fethullah Gülen ve örgütünün ne denli ahlaksızlaştığını gösteren ve kamuoyunda tescil eden mahiyette.

Fethullah Gülen’in avukatının açıklamasının esası niteliğindeki kısmı şöyle;

“Yalan ve iftiradan medet uman bu odaklar tarafından, müvekkilimin ‘Başbakan’ın ölmesi için beddua edin emri verdiği’ şeklinde ahlaksızca bir iddia ortaya atılmıştır. Hukuku hiçe sayan bu kişiler ahlak ilkelerini de alt üst ederek insanları karalamaktan ne yazık ki çekinmemektedirler.
Çirkin, densiz, seviyesiz bir iftiradan ibaret olan bu iddia kesinlikle doğru değildir.
Olayları çarpıtma hıyanetini irtikâb eden, kara ruhlu, kara düşünceli, kara vicdanlı, kara kalemli bu insanlar, iftiralarına yenisini ekleyerek ‘Başbakanın ölmesi için beddua emri verildi’ diyebilmiştir. Bu alçakça iddiaya bir de bununla ilgili kayıtlar var denilerek kılıf uydurmaya çalışmak insafsızlık, vicdansızlık ve ahlaksızlıktır.”

Fethullah Gülen, kendilerinin yönettiği sitelerinde (herkul.org), kendilerinin yayınladığı kasette, en deni, en şeni, en ağır, en ahlaksızca bedduayı etmişti. Herkesin izlediği o beddua videosu varken, bedduayı da Fethullah Gülen’in kendisi yapmışken ne düşünmemizi bekliyorsunuz? Fethullah Gülen isimli kişi, kendi yaptıklarını örgütüne yaptırmıyor mu? Yoksa Fethullah Gülen, örgütün en ahlaksız ferdidir de, “bu ahlaksızlıkları ben yaparım, siz temiz kalın” diye örgütünü beddua etmekten uzak mı tutuyor? Kendi yayınladıkları videoda, Fethullah Gülen’in açıkça beddua ettiği, örgüt mensuplarının da bedduaya “amin” dediği, arkadan gelen seslerden anlaşılıyor. Fethullah Gülen’in emir vermesine gerek yok, zaten beddua seanslarını bizzat kendisi başlatmıştı.

Bu kadar açık bir konuda, Gülen’in avukatının tekzip açıklaması, milyonlarca Müslümana iftira ve hakaret etmektedir. Avukat, gözümüzle seyrettiğimiz, kulağımızla duyduğumuz, kendi prodüksiyonlarından yayınlanan beddua videosuna ise inanmamamızı, ona inananların “kara ruhlu, kara düşünceli, kara vicdanlı, kara kalemli” olduğunu iddia etmektedir. Ahlaksızlıkta bunlar kadar dibe düşenlere rastlamadık.

*
Zaman gazetesindeki ikinci haber ise Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki katliam ile ilgili… Hıristiyan milislerin ve resmi görevlilerin katliam yaptıkları herkes tarafından bilinen bir gerçek olduğu halde, Zaman gazetesi uzun haberinde katliamları yapanların Hıristiyan örgütler ve görevliler olduğunu, haberin başında bir defa yazdıktan sonra, uzun haberin başka bir yerinde yazmamış, bahsini etmemiş. Zaman gazetesi, katliamı Hıristiyanların yaptığını neredeyse gizlemiş, bunun için ciddi bir çaba göstermiş, katliamcıları ise haberin devamında sadece “çete” olarak isimlendirmiş.

Zaman gazetesi ve cemaat, Müslümanların işlediği bir cinayeti (katliam çapına bile ulaşmadan) büyük harflerle yazıp eleştiriyor, Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki toplu katliamları yapan örgütlerin, “Hıristiyan” olmalarıyla ilgili tek kelime etmemiş, “Hıristiyan teröristler” lafını hiç kullanmamış. İlginç değil mi? Gazetenin haberi verme tarzı, tam Hıristiyan fanatiklerinin üslubunda, mağdur ve maktul belli fakat fail neredeyse meçhul…

Diğer taraftan, Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki ağır katliamları takip edenler meselenin farkında, oradaki Müslümanlara yardım edecek kimse yok. Türkiye biraz güçlendiği son yıllarda dünyadaki mağdur ve mazlum Müslümanlara yardım etmeye çalışıyordu. Fethullah Gülen ve haşhaşi örgütü Türkiye’yi ve hükümeti başının derdine düşürdü, hükümet dışarıya bakamaz hale geldi. Türkiye’nin gücünü içeriden kıran bu haşhaşiler, Orta Afrika’daki katliama kendileri engel olmadıkları gibi engel olabilecek veya engel olmak için çaba gösterecek dünyadaki tek devleti de blokaja aldı. Türkiye, haşhaşiler tarafından saldırıya uğramadan önce, Arakan’da, Somali’de, Orta Afrika’da ila ahir birçok yerde yapabildiği, mali, diplomatik, siyasi, askeri yardımları bu gün yapamaz hale gelmişse veya eskisinden daha az yapmak durumunda kalmışsa, dünyadaki Müslümanlara ulaştırılamayan her yardımdan haşhaşiler de sorumludur, ulaştırılamayan yardımlardan dolayı açlıktan veya başka sebeple ölen her Müslümanın faillerinden (katillerinden) biri de haşhaşilerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir